Bir çok insan bunu anlar, ama birini diğerinin girdisi olarak görür.І багато людей це розуміють, і вважають, що вони доповнюють один одного.
Bir çok insan bunu anlar, ama birini diğerinin girdisi olarak görür.Повечето хора разбират това, но мислят, че едното включва другото.
Bir çok insan bunu anlar, ama birini diğerinin girdisi olarak görür.ורוב האנשים מבינים את זה, אבל הם חושבים שאחד הוא הקלט לאחר.
Bir çok insan bunu anlar, ama birini diğerinin girdisi olarak görür.ومعظم الناس يعون ذلك، لكنهم يظنون أن إحداهما مدخلة الأخرى.
Bir çok insan bunu anlar, ama birini diğerinin girdisi olarak görür.入力を与えれば出力が得られると考えてしまうのです すなわち 政府のシステムへの入力は
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.De repente, me estaba volviendo casi aceptable, lo que encontré, ya saben, también fascinante.
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.Dintr-o data am devenit intr-un fel acceptabila, lucru pe care l-am considerat, de asemenea, fascinant.
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.Đột nhiên tôi trở thành thứ người được chấp nhận, điều mà tôi cảm thấy, quý vị biết đó, cũng rất hấp dẫn.
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.Hirtelen elfogadhatóvá kezdtem válni, amit, tudják, szintén izgalmasnak találtam.
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.Improvvisamente stavo diventando quasi accettabile, e lo trovavo, diciamo, affascinante.
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.I nagle, tak jakby, zostałam zaakceptowana, co również jest po niekąd fascynujące.
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.갑자기 제 작품들이 용납되기 시작한것입니다 저는 이 현상도 아주 흥미로웠습니다.
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.Opeens werd ik min of meer acceptabel, wat ik ook fascinerend vond, weet je.
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.Plötzlich wurde ich irgendwie akzeptiert, was ich ebenfalls faszinierend fand.
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.Soudain, je devenais en quelque sorte acceptable, ce que j'ai trouvé fascinant.
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.Изведнъж станах някак приемлива, което също намирах за смайващо.
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.Неожиданно я стала желанной, что тоже было захватывающе для меня.
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.פתאום הפכתי למעיין מקובלת, דבר ש.. אתם יודעים, גם אותו מצאתי מרתק.
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.فجأة بأت أصبح مقبولة نوعا ما, والذي وجدته, كما تعلمون, مبهر ايضا
Birden bir şekilde kabul edilebilir hale gelmiştim, ki bunu da, anlarsınız, inanılmaz buldum.それも興味あることでした どうやって -- 胸が悪くなりますけれど --
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.A történeteket a változások, a jelentős pillanatok, és a végződésük határozza meg.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Ceea ce defineşte o poveste sunt schimbările, momentele semnificative şi sfârşitul.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Ce qui définit une histoire, ce sont les changements [de situation], les moments importants et la fin.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Čo definuje príbeh sú zmeny, významné okamihy a konce.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Det som definierar en historia är vändningarna, viktiga ögonblick och avslutningar.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Hakekat sebuah cerita adalah perubahan. perubahan besar antara momen dan akhir cerita.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Historku definují změny, významné okamžiky a konce.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.이야기를 결정짓는 것은 상황의 변화, 특징적인 순간과 마지막 순간.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Lo que define a una historia son los cambios, los momentos importantes y los finales.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Những yếu tố làm nên một câu chuyện là các sự thay đổi, những khoảnh khắc và kết thúc đáng nhớ.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.O que define uma história são as mudanças, os momentos significativos e os finais.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Przebieg historii definiują zmiany, znaczące momenty i zakończenie.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Quello che definisce una storia, sono i cambiamenti i momenti significanti e i finali.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Tarinan määrittelevät muutokset, tärkeät hetket ja loput.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Wat een verhaal bepaalt zijn veranderingen, belangrijke momenten en eindes.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Wodurch sich eine Geschichte auszeichnet sind Umbrüche, bedeutende Augenblicke und Enden.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Εκείνο που ορίζει μια ιστορία είναι οι αλλαγές, οι σημαντικές στιγμές και οι καταλήξεις.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Историю определяют перемены, значительные моменты и концовка.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Історію визначають зміни, істотні моменти і кінцівка.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.Онова, което определя една история, са промените, значимите моменти и завършеците.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.מה שמגדיר סיפור הם שינויים, רגעיים משמעותיים וסיומות.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.الذي يعرّف القصة هي التغييرات، اللحظات المهمة والنهايات.
Bir hikayeyi belirleyen şeyler değişiklikler, önemli anlar ve hikayenin sonudur.結末は非常に重要な役割を果たしていて この患者のケースでは検査の締めくくりが左右したのです
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."Bem, como sei se esta palavra é real?" Pensam...
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar.Bene, OK, ma come faccio a sapere se una parola è reale?"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."Bon, OK, comment savoir si ce mot est réel ?"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."¿Cómo sabré si esta palabra es verdadera?"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."Dobrze, ale skąd mam wiedzieć, że to słowo jest prawdziwe?"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."Gut, ok -- und wie soll ich wissen, dass dieses Wort richtig ist?"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."음. 어떤 단어가 진짜인지 알 수 있는 방법이 있나요?"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."No fajn - ale jak mohu vědět, že toto slovo je opravdové?"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."Ồ, được -- làm sao tôi biết được từ này là thực?"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."Okay, hvordan ved du, at dette ord er rigtigt?"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."OK -- hoe weet ik of dit een echt woord is?"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."Păi, bine -- de unde să ştiu dacă acest cuvânt e real?"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."Rendben, de honnan tudom, hogy ez a szó igazi?"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."V redu, ampak kako veš, da določena beseda res obstaja?"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."Ωραία, αλλά πώς θα ξέρω εάν μια λέξη είναι αληθινή;"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."Е, добре - откъде да знам, че тази дума е истинска?"
'Bir kelimenin gerçek olduğunu nasıl anlarım?' diye soruyorlar."Ну, хорошо - как мне узнать, настоящее ли это слово?"