anlarız ile cümle
anlarız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.40
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.우리가 하나님을 사랑하고 그의 계명들을 지킬 때에 이로써 우리가 하나님의 자녀 사랑하는 줄을 아느니라
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Nisto conhecemos que amamos os filhos de Deus, se amamos a Deus e guardamos os seus mandamentos.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.På dette kjenner vi at vi elsker Guds barn, når vi elsker Gud og holder hans bud.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Po tomť poznáváme, že milujeme syny Boží, když Boha milujeme a přikázání jeho ostříháme.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Po tom známe, že milujeme deti Božie, keď milujeme Boha a zachovávame jeho prikázania.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Przez to znamy, iż miłujemy dziatki Boże, gdy Boga miłujemy i przykazania jego chowamy.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Siitä me tiedämme, että rakastamme Jumalan lapsia, kun rakastamme Jumalaa ja noudatamme hänen käskyjänsä.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.V tem spoznavamo, da ljubimo otroke Božje, ako ljubimo Boga in izpolnjujemo zapovedi njegove.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Εκ τουτου γνωριζομεν οτι αγαπωμεν τα τεκνα του Θεου, οταν τον Θεον αγαπωμεν και τας εντολας αυτου φυλαττωμεν.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Който има Сина, има тоя живот; който няма Божия Син, няма тоя живот.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.По сьому пізнаємо, що любимо дітей Божих, коли Бога любимо, і заповіді Його хоронимо.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Что мы любим детей Божиих, узнаем из того, когда любим Бога и соблюдаем заповеди Его.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.בזאת נדע כי נאהב את בני האלהים באהבתנו את האלהים ובשמרנו את מצותיו׃
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.بهذا نعرف اننا نحب اولاد الله اذا احببنا الله وحفظنا وصاياه.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.我 們 若 愛 神 、 又 遵 守 他 的 誡 命 、 從 此 就 知 道 我 們 愛 神 的 兒 女
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.我 們若愛神 、 又 遵守 他 的 誡命 、 從此 就 知道 我 們愛神 的 兒女
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.Capiamo tutti che è una minaccia velata, piuttosto che l'astratta contemplazione di un'ipotesi.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.우리는 그걸, 가장된 협박이라고 이해하죠. 가상적인 가능성의 즐거운 표현이라기보다는요.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.Rozumiemy to jako ukrytą groźbę, a nie hipotetyczne rozważania.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.We begrijpen dat als een verholen bedreiging eerder dan als een mijmering over hypothetische mogelijkheden.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.Это, скорее скрытая угроза, чем размышления о гипотетической возможности.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.אנחנו מבינים שזה איום מוסווה, ולא הרהור באפשרויות היפותטיות.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.نفهم ذلك كتهديد مبطن، أكثر من أن يكون تفكير في إحتمالات إفتراضية.
Varsayımsal bir olasılığın tahmininden ziyade bunun gizli bir tehdit olduğunu anlarız.遠回しな脅しであると 理解します つまり問題とは なぜ賄賂や丁寧なお願いや
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.Alors nous aurons compris ce qu'est un terroir.
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.Così capiremo cos'è il terroir.
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.Dann verstehen wir, was Terroir ausmacht.
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.E aí percebemos o que é o "terroir".
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.En dan begrijpen we wat een wijnstreek bijzonder maakt.
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.I wtedy zrozumiemy, czym jest terroir.
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.그렇게 되면, 테루아가 정확히 어떻게 이루어지는지 알겠죠.
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.Şi adupă aceea vom înţelege ce este "terroir"-ul.
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.Và sau đó chúng ta hiểu terroir là cái gì.
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.Y así entendemos qué es el terroir.
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.Τότε καταλαβαίνουμε τι είναι το τερουάρ.
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.И после ще разберем какво е тероар.
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.И тогда мы поймем, что такое терруар.
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.ואז נבין מהו טרואר.
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.حينها سنعرف ماهي افضل مزارع الكرمة النموذجية
Ve ardından terroir'ın ne olduğunu anlarız.人は問います "我々は神の真似をしているのか?"
İlgili Sayfalar