anlarız ile cümle

anlarız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Düşüncelerin var olduğunu, davranışlardan anlarız.Mensen hebben gedachten, en die gedachten bepalen wat ze doen.
Düşüncelerin var olduğunu, davranışlardan anlarız.Мы только представляем мысли и их влияние
Düşüncelerin var olduğunu, davranışlardan anlarız.الطريقة الوحيدة التي يكننا فيها تخيل الأفكار هي في تلك التجربة فحينها الأفكار تخلق سلوكاً
Gökyüzünün dikilmiş bir kumaş olmasının neye benzeyeceğini hemen anlarız.Et le sommeil est tout aussi important que l'eau.
Gökyüzünün dikilmiş bir kumaş olmasının neye benzeyeceğini hemen anlarız.그리고 우리는 그 순간 알아 챘습니다, 하늘이 천처럼 서로 뀌메어 있으면 어떤 느낌일지.
Gökyüzünün dikilmiş bir kumaş olmasının neye benzeyeceğini hemen anlarız.We weten meteen hoe het zou voelen als de hemel een dichtgenaaid doek was.
Gökyüzünün dikilmiş bir kumaş olmasının neye benzeyeceğini hemen anlarız.ואנחנו יודעים מיד איך זה ירגיש אם השמיים היו בד שתפור סגור.
Gökyüzünün dikilmiş bir kumaş olmasının neye benzeyeceğini hemen anlarız.لبتبادر إلى الأذهان مباشرةً صورة السماء فيما لو كانت فعلاً قطعة قماشٍ محبوكةٍ.
Gökyüzünün dikilmiş bir kumaş olmasının neye benzeyeceğini hemen anlarız.隠喩は形容詞にも見られます
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.Azt hisszük, hogy amikor meglátunk valakit, azonnal tudjuk, hogy tetszik-e vagy sem.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.사람들은 신체적인 매력을 평가하는데 있어서 어떤 사람을 보면 그 사람이 좋은지 아닌지, 또는 끌리는지 아닌지
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.La gente crede che parlando di attrazione fisica, quando vediamo qualcuno sappiamo subito se ci piace o no.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.Ljudje verjamemo, da pri fizični privlačnosti ko vidimo nekoga, vemo takoj, če nam je všeč ali ne.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.Menschen glauben, dass wenn wir wir sehen jemanden, und wir wissen sofort ob wir ihn mögen oder nicht.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.När det gäller fysisk attraktion tror folk i allmänhet att man vid första anblick vet om man tycker om någon.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.Oamenii cred că atunci când e vorba de atracţia fizică, vedem pe cineva şi ştim imediat dacă ne place sau nu.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.Считается, что в вопросах привлекательности внешности, с первой же встречи человек либо нравится, либо нет.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.Хората смятат, че когато има физическо привличане, виждаме някой и веднага разбираме дали ни харесва, или не.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.אנשים חושבים שכאשר אנו מתעסקים במשיכה פיזית, אנחנו רואים מישהו, ואנו יודעים מיד אם הוא מוצא חן בעינינו או לא.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.يعتقد الناس أننا حينما نتعامل مع الجاذبية الجسدية، نحن نرى شخص ما، ونعرف في الحال سواء كنا نحبه أم لا.
Konu fiziksel çekim olduğunda insanlar zanneder ki birini görür görmez onu beğenip beğenmediğimizi anlarız.誰かに会ってすぐに、好きかどうかわかると私たちは思い込んでいます ひきつけられるかどうか
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.A metáfora cria uma espécie de sinestesia conceptual, em que entendemos um conceito no contexto de outro.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.은유는 하나의 개념을 다른 개념의 맥락에서 파악하는 일종의 개념적 공감각을 만들어냅니다.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.Metafora crează un fel de sinestezie conceptuală, prin care înțelegem un concept prin prisma unui alt concept.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.Metafora tworzy rodzaj konceptualnej synestezji, w której rozumiemy jeden koncept w kontekście innego.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.Metafora vytváří druh pojmové synestézie, ve které rozumíme jednomu pojmu v kontextu jiného.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.Metaforen skapar ett slags konceptuell synestesi, i vilken vi förstår ett koncept i ett annats sammanhang.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.Метафора викликає щось на кшталт синестезії образів, коли ми розуміємо один образ у контексті іншого.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.Метафора создаёт нечто типа синестезии мысли, при которой мы можем перенести одно понятие в окружение другого.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.Метафората създава един вид концептуална синестезия, при която разбираме едно понятие в контекста на друго.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.מטאפורה יוצרת סוג של סינסתזיה מושגית, שבו אנו מבינים מושג אחד בהקשר של אחר.
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.إن التعبير المجازي يخلق نوعا من التوليف المعنوي والذي لا يُفهم ضمن مفهوم واحد مندرج ضمن سياق الكاتب أو القائل
Metafor bir çeşit kavramsal sineztezi yaratır ve bu şekilde bir kavramı diğerinin bağlamında anlarız.我々はあるコンセプトを何か他のコンセプトで 理解しているのです 第三段階は認知的不協和です
Ne demek istediğini açıkça anlarız.Este tipo de fala indireta é abundante na linguagem.
Ne demek istediğini açıkça anlarız. Her ne kadar ifade ediş biçimi biraz garip olsa da.We weten exact wat hij bedoelt, ook al is het een eerder bizar begrip dat hij uitdrukt.
Ne demek istediğini açıkça anlarız. Her ne kadar ifade ediş biçimi biraz garip olsa da.Мы точно знаем, что здесь имеется в виду, несмотря на то, что это выражение звучит довольно странно.
Ne demek istediğini açıkça anlarız.우리는 그가 뭘 의미하는지 정확히 알죠,
Ne demek istediğini açıkça anlarız.ברור לנו בדיוק למה התכוון
Ne demek istediğini açıkça anlarız.نعرف تماماً ماذا يقصد،
Ne demek istediğini açıkça anlarız.明確に分かります
Oluşum ısısı sayesinde reaksiyonun endotermik ya da egzotermik olduğunu anlarız.אם תגובות הן אנדוטרמיות - קולטות
Peki, birim vektör olup olmadığını nasıl anlarız? -Dices, hey Sal, ¿cómo sabemos si esto es un unidad de vector o no.
Peki, birim vektör olup olmadığını nasıl anlarız? -Powiecie, hej Sal, skąd mamy wiedzieć czy jest to wektor jednostkowy czy nie.?
Peki, birim vektör olup olmadığını nasıl anlarız? -Teď si řeknete: "Hej Sale, jak víme, že tohle je jednotkový vektor nebo ne?"
Peki, birim vektör olup olmadığını nasıl anlarız? -Você diz: "Ei Sal, como nós sabemos se este é ou não um vetor unitário?"
Peki, birim vektör olup olmadığını nasıl anlarız? -Вы скажете, эй Сэл, как мы узнаем единичный это вектор или нет?
Peki, birim vektör olup olmadığını nasıl anlarız? -ستقول، كيف نعرف ما اذا كان هذا متجه الوحدة ام لا
Salon Sergilerine katılan eserlerde konuyu net şekilde anlarız, resmin kendi içinde bir hikayesi vardır,אין כאן סיפור ברור,
Süreç sırasında da neden bu yöntemin işe yaradığını anlarız. -.
Süreç sırasında da neden bu yöntemin işe yaradığını anlarız. -Hemos visto en muchos videos que el espacio columna de una matriz es bastante sencillo de encontrar.
Süreç sırasında da neden bu yöntemin işe yaradığını anlarız. -W kilku filmach widzieliśmy, że przestrzeń rozpięta przez kolumny macierzy jest całkiem łatwa do wyznaczenia.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Chúng ta biết mình yêu con cái Ðức Chúa Trời, khi chúng ta yêu Ðức Chúa Trời và giữ vẹn các điều răn Ngài.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Chúng_ta biết mình yêu con_cái Ðức_Chúa_Trời , khi chúng_ta yêu Ðức_Chúa_Trời và giữ vẹn các điều răn Ngài .
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Cunoaştem că iubim pe copiii lui Dumnezeu prin aceea că iubim pe Dumnezeu şi păzim poruncile Lui.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Da questo conosciamo di amare i figli di Dio: se amiamo Dio e ne osserviamo i comandamenti
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Daran erkennen wir, daß wir Gottes Kinder lieben, wenn wir Gott lieben und seine Gebote halten.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Därför, när vi älska Gud och hålla hans bud, då veta vi att vi älska Guds barn.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Derpå kende vi, at vi elske Guds Børn, når vi elske Gud og gøre hans Bud.
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.En esto sabemos que amamos a los hijos de Dios, cuando amamos a Dios y guardamos sus mandamientos
Tanrıyı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrının çocuklarını sevdiğimizi anlarız.Hieruit volgt dus dat wij, als wij God liefhebben en doen wat Hij zegt, ook Zijn kinderen liefhebben.
İlgili Sayfalar