anlamlı ile cümle
anlamlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gruplama sırasında kişi materyalleri anlamlı gruplar halinde organize eder.Chunking is also a process by which a person organizes material into meaningful groups.
Bir sürü sahneyi alıp anlamlı olması için birleştirmekten zevk aldım.I enjoyed getting a bunch of scenes and cutting it together so it makes sense.
Eş anlamlılarıSynonyms
Pavonia Ruiz ve Pav. ve Ruizia Pav. (Monimiaceae ailesinde) bu nedenle eş anlamlılardır .Pavonia Ruiz & Pav. and Ruizia Pav.(in family Monimiaceae) are thus homonyms.
Eş anlamlısıSynonyms
Bağıl izotopik kütle ile karıştırılmamasına rağmen, atom ağırlığı ile eş anlamlıdır.It is a synonym for atomic weight, though it is not to be confused with relative isotopic mass.
Ngai veya Enkai'nin adı " yağmur " kelimesi ile eş anlamlıdır. [1]Ngai or Enkai's name is synonymous to "rain."[3]
Eş anlamlıları jivā, siñjini, maurvi, guna vb.Its synonyms are jivā, siñjini, maurvi, guna, etc.
Yetişkin Türk nüfusunun en az üçte birinde klinik olarak anlamlı hipertansiyon mevcuttur. [1]Clinically significant hypertension exists in at least a third of the adult Turkish population.[18]
Etken anlamlı edilgen yapılı fiillerDeponent verbs
Loew adı bugüne kadar sinema salonlarıyla eş anlamlıdır.[1]To this day, the Loew name is synonymous with movie theaters.[9]
Çocuklarda pnömoni üzerindeki etki de anlamlı değildir. [4]The effect on pneumonia in children was also not significant.[6]
Muhtemelen Ninhursag ile eş anlamlıydı.She was probably synonymous with Ninhursag.
Barnum etkisi – Belirsiz ifadeleri anlamlı ifadeler olarak yorumlama eğilimi.Barnum effect – The tendency to interpret vague statements as meaningful statements.
Bu yeni Tanrı anlayışının onun anlamlı bir şekilde yaşamasını sağlayacağını belirtiyor. [1]He states that this new understanding of God would allow him to live meaningfully.[17]
"Cuisinart" adı "mutfak robotu" ile eş anlamlı hale geldi.The name "Cuisinart" became synonymous with "food processor."
Bir 2017 çalışması, Aurornis'in Anchiornis'in genç bir eş anlamlısı olabileceğini öne sürdü.. [1]A 2017 study suggested that Aurornis may be a junior synonym of Anchiornis.[1]
Polonofili'nin zıt anlamlısı Polonofobi'dir.The antonym and opposite of Polonophilia is Polonophobia.
Zıt anlamlısı Rusofobidir.The antonym is Russophobia.
Eş anlamlılarSynonyms
Sonuçlar genel cinsiyet eşitsizliği için kontrol edildi ve yine de anlamlıydı.The results were controlled for general gender inequality and yet were still significant.[170]
Günlük konuşmada sürgünler genellikle gövdelerle eş anlamlıdır.In everyday speech, shoots are often synonymous with stems.
Clark ve Beerbower (1967) tarafından sübjektif olarak Menodus ile eş anlamlı hale getirilmiştir.It was synonymized subjectively with Menodus by Clark and Beerbower (1967).
Bu cümle uzun olmadığı halde çok anlamlıdır.Obwohl dieser Satz nicht lang ist, so ist er doch mehrdeutig.
Bence hepimiz adalet ve eşitlik, anlamlı bir yaşam için bir şans istiyoruz.Ich denke, wir wünschen uns alle Gerechtigkeit und Gleichheit, eine Chance für ein Leben mit Bedeutung.
Bu boyut olmadan, medya ve medya sistemlerinin anlamlı bir uluslararası karşılaştırması pek mümkün değildir.Ohne diese Dimension ist ein sinnvoller internationaler Vergleich von Medien und Mediensystemen kaum möglich.
Ancak uzun kategoriler, eş anlamlı sözcükler ve bunun gibi pek çok sıralama yapılmıştır.Es gilt also der Satz: So viele Ordnungen, so viele Fremdheiten.
Uzun yıllar sonra Francisco’nun hatırlanması anlamlıdır.Diese Ehre musste er allerdings schon wenige Jahre später wieder an Francisco Franco abtreten.
Bu arada, sonrası için anlamlı bir olay patlak vermiştir.Damit wurde dem Opfertod nachträglich ein Sinn verliehen.
Ama buna ilaveten sırasal ölçekli verilere eşitlik ve eşitsizlik işlemleri de anlamlı olarak uygulanabilir.Dabei kann es sich sowohl um rechtliche als auch faktische Ungleichbehandlungen handeln.
Ancak fizikçiler elde edilen sonucun fiziksel olarak anlamlı olmasına gerek duyar.Vom Vergnügen, endlich Physik zu verstehen.
Zaman zaman çektiri ve kadırga sözcükleri de eş anlamlı kullanılır.Themen wie Durchfall und das Verhältnis zu Frauen werden auch diesmal humorvoll verarbeitet.
Davranışçılıkta, fiziksel cisim ve onun özellikleri (sadece) çalışmanın anlamlı nesneleridir.Funktionale Einfachheit und Sinn für das Praktische kennzeichnen ihr Werk.
Dilbilime yaptığı bu katkı çok anlamlı olmuştur.Sein Beitrag zur Linguistik aber war bedeutsam.
Uygunsuzun karşıt anlamlısı uygundur.Le contraire de incommode est commode.
Uygunsuzun zıt anlamlısı uygundur.Le contraire de incommode est commode.
Uyanmak, uykuya dalmanın zıt anlamlısıdır.Réveiller est le contraire d'endormir.
Washington ordusunu terhis ederek, 2 Kasım’da askerlerine anlamlı bir veda seslenişinde bulundu.Le 2 novembre, Washington prononça un discours d’adieu éloquent devant ses soldats.
Yakın anlamlılar Yeşim, Türk ses sanatçısı.Yeşim Ustaoğlu, cinéaste turque.
2008 yılında en anlamlı bakan oyuncu seçildi.En 2008, elle avait déjà été désignée meilleure joueuse espoir.
Heterojen teriminin zıt anlamlısıdır.Aventuras de un heterodoxo.
Bir de «Rübab»ı o kadar güzel yorumluyor ki, yazdıklarım bu kadar anlamlı mı imiş!diye şaşırıyorum.Avant-propos Pourquoi je suis si sage Pourquoi je suis si avisé Pourquoi j'écris de si bons livres.
Bu ad çok anlamlı olup sıklıkla Pseudalopex cinsi tilkiler için de kullanılır.Les Disocactus incluent souvent aussi les Pseudorhipsalis.
Zıt anlamlısı "profesyonel".Ce sont des homosexuels « professionnels ».
Burada soldan ve sağdan anlamlı bellek adresleri devreye girer.Ici, les références de gauche et droite sont inversées.
Uyanmak uyumanın zıt anlamlısıdır.Despertar significa lo contrario de dormir.
Bence hepimiz adalet ve eşitlik, anlamlı bir yaşam için bir şans istiyoruz.Creo que todos queremos justicia e igualdad, la oportunidad de una vida con sentido.
"Veri" ve "bilgi" terimleri eş anlamlı değildir.El término “dato” e “información” no son sinónimos.
Dimetil fumaratın multipl skleroz hastalığında özürlülük ilerlemesini anlamlı olarak azalttığı bulunmuştur.El dimetil fumarato reduce significativamente la progresión de la discapacidad en la esclerosis múltiple.
Şarkı sözleri önceki albümlere göre daha içgözlemsel ve anlamlı yazılmıştır.Las representaciones musicales son mucho más pulidas y firmes que en los álbumes anteriores.
Bazen "hikâye" sözü "anlatı"'nın eş anlamlısı olarak kullanılabilir.En este aspecto, Secreto sólo es capaz de comunicarse mediante la repetición de la palabra "secreto".
Bazı hallerde ise daha istatistiksel anlamlılık seviyesini (1 − α) kabul etmek daha uygun olur.En otro caso es conceptualmente más correcto usar el método 1.
Her seferinde de karşılaşılan cevap "Anlamlı bir cevap için yeterli bilgi yok" şeklindedir.Y "AC" contesta: "Aún no hay datos suficientes para una respuesta esclarecedora".
"Veri" ve "bilgi" terimleri eş anlamlı değildir.I termini "dato" e "informazione" non sono sinonimi.
Hayat, insanların bilgeliğinden daha derin ve anlamlıdır.Alice: Voglio essere più intelligente degli esseri umani.
Bu tür sözler, derin anlamlıdır.Queste parole meritano un approfondimento.
İstatistiksel anlamlılık verilmiş bir sonuca olan güvenin belirtilmesi olarak da görülebilir.La significatività statistica può essere considerata come la fiducia che si ha in un dato risultato.
Tom ona anlamlı bir bakış attı.Том выразительно посмотрел на неё.
Bu cümle çok anlamlı değil.Это предложение не имеет определённого смысла.
Bu temanın Şubat ayı için çok anlamlı olacağını düşünüyorum.Я думаю, эта тема будет очень актуальной для февраля.