anlamlı ile cümle

anlamlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve, Amerika'da alışıldık olduğu üzere, göçmenler, Meksikalılarla eş anlamlıydı.Và, như người Mỹ thường hay nghĩ, đặc tính di cư chỉ có ở người Mê-hi-cô.
Ve, Amerika'da alışıldık olduğu üzere, göçmenler, Meksikalılarla eş anlamlıydı.Y como suele ocurrir en Estados Unidos, la inmigración se convirtió en sinónimo de mexicanos.
Ve, Amerika'da alışıldık olduğu üzere, göçmenler, Meksikalılarla eş anlamlıydı.Και, όπως συχνά συμβαίνει στην Αμερική, η μετανάστευση έγινε συνώνυμο των Μεξικανών.
Ve, Amerika'da alışıldık olduğu üzere, göçmenler, Meksikalılarla eş anlamlıydı.И, както често се случва в Америка, имиграцията стана еднозначна с мексиканците.
Ve, Amerika'da alışıldık olduğu üzere, göçmenler, Meksikalılarla eş anlamlıydı.И, как часто бывает в США, иммиграция стала ассоциироваться с выходцами из Мексики.
Ve, Amerika'da alışıldık olduğu üzere, göçmenler, Meksikalılarla eş anlamlıydı.І як це часто буває в Америці, імміграція почала асоціюватись із вихідцями з Мексики.
Ve, Amerika'da alışıldık olduğu üzere, göçmenler, Meksikalılarla eş anlamlıydı.וכפי שקורה במקרים רבים באמריקה, הגירה הפכה בעלת משמעות נרדפת למקסיקנים.
Ve, Amerika'da alışıldık olduğu üzere, göçmenler, Meksikalılarla eş anlamlıydı.و كما يحدث عادة في أمريكا، تصبح الهجرة المرادف للمكسيكيين.
Ve, Amerika'da alışıldık olduğu üzere, göçmenler, Meksikalılarla eş anlamlıydı.移民はメキシコ人の類義語となりました メキシコ人が
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.A právě to jsme potvrdili v podmínce smysluplnosti.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.C'est précisément ce que nous avons découvert dans le cas de l'épanouissement.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.Chiar asta am observat în situația semnificativă.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.Dan itu apa yang kami temukan dalam kondisi bermakna.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.Dat zagen we ook in de betekenisvolle omstandigheid.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.Ed è questo che abbiamo capito nella condizione del senso.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.E isso foi, de facto, o que constatámos na condição significativa.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.És nagyjából ezt láttuk a jelentőségteljes helyzetben.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.I właśnie to powiązanie odnaleźliśmy w wariancie znaczenia.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.그리고 이것이 실제로 우리가 "의미있는 상태"에서 발견한 겁니다.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.Och det är faktiskt vad vi såg i det meningsfulla scenariet.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.Og det er faktisk det vi fandt ud af i den meningsfyldte betingelse.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.Und das ist eigentlich das, was wir in dem sinnvollen Zustand fanden.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.Và đó thực sự là điều mà chúng tôi đã tìm thấy trong điều kiện có ý nghĩa.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.Y eso fue lo que de hecho encontramos en la situación significativa.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.Αυτό βρήκαμε στην ουσιαστική κατάσταση.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.И това действително открихме в условието със смисъл.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.Саме це ми виявили при змістовній умові.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.Это то, что мы на самом деле нашли в значимых условиях.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.וזה בעצם מה שמצאנו במצב המשמעותי.
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.وهذا هو تماماً ما وجدناه في الحالة ذات المردود .
Ve anlamlı şartlandırmada bizim de bulduğumuz gerçekten bu oldu.レゴに対する愛と 作ったレゴの数との間に とても良い相互関係がありました
Ve bağlam içinde algılandığında gerçekten anlamlı, fiziksel olanın soyut olarak yeniden icadı.A to vidět v tomto kontextu opravdu dává smysl, druh znovuobjevení a druh abstrakce fyzické.
Ve bize anlamlı geldi onun sesini de buraya taşımakEn we dachten dat het interessant zou zijn om het geluid tot hier te brengen
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Also das machte Sinn, es passte zusammen.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Așa că a avut sens, a fost o potrivire.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Aveva senso, c'era una corrispondenza.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Cela prend donc tout son sens, ça colle.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Dat was al één logische overeenkomst.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Ennek volt értelme, egy megfelelés volt.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Eso tenía sentido, había una coincidencia.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Ini cocok dan masuk akal.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.앞 뒤가 딱 맞아 떨어졌죠.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Portanto isso fazia sentido, era uma ligação.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Så det gav mening, det var et sammenfald.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Så det verkade vettigt, det passade ihop
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.To miało sens, to był trop.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Vậy là rõ, 2 thứ phù hợp với nhau.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Έτσι αυτό έβγαζε νόημα, είχαμε ταύτιση.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Така че имаше смисъл, беше съответствие.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Це мало сенс, і це було збігом.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.Это имело смысл, и это было совпадением.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.אז זה היה הגיוני, זה התאים.
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.وكان هذا التوافق الاكبر الذي وجدناه
Ve bu anlamlı geldi, bir eşleşmeydi.さらに良かったのです。
Ve bu çiftçi bana bir gün çok derin anlamlı bir şey söyledi.A tento farmář mi jednoho dne řekl něco skutečně smysluplného.
Ve bu çiftçi bana bir gün çok derin anlamlı bir şey söyledi.En op een dag zei een boer iets dat heel diepzinnig was.
Ve bu çiftçi bana bir gün çok derin anlamlı bir şey söyledi.E questo agricoltore mi disse un giorno qualcosa di molto profondo.
Ve bu çiftçi bana bir gün çok derin anlamlı bir şey söyledi.Et ce fermier m'a dit un jour quelque chose de très profond.
Ve bu çiftçi bana bir gün çok derin anlamlı bir şey söyledi.Kiedyś pewien rolnik powiedział mi coś bardzo ważnego.
Ve bu çiftçi bana bir gün çok derin anlamlı bir şey söyledi.이 농부가 하루는 저에게 아주 심오한 이야기를 해주었습니다.
İlgili Sayfalar