anlamlı ile cümle
anlamlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.Det var det vi kaldte den meningsfulde betingelse.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.Det var vad vi kallade det meningsfulla scenariot.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.Dies nannten wir den sinnvollen Zustand.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.Điều này là cái mà chúng tôi gọi là điều kiện có nghĩa.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.Dit noemden we de betekenisvolle omstandigheid.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.Esto es lo que denominamos la situación significativa.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.Ezt neveztük "jelentőségteljes helyzetnek."
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.이런 조건을 우리는 "의미있는 상태"라고 불렀습니다.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.Kondisi ini adalah apa yang kami sebut kondisi bermakna.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz."Mais não. Não me compensa." A isto designámos de condição significativa.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.Nazwaliśmy to wariantem znaczenia.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.Questa è quella che abbiamo chiamato condizione del senso.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.To bylo to, co jsme nazvali podmínkou smysluplnosti.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.Αυτό το ονομάσαμε ουσιαστική προϋπόθεση.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.Ми назвали це змістовною умовою.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.Това наричахме смислено условие.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.Это то, что мы называем значимое условие.
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.זה היה מה שאנחנו מכנים "המצב המשמעותי".
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.هذه ما ندعوه الحالة المعبّرة .
İşte buna anlamlı şartlandırma diyoruz.皆 レゴを次々に作っ て
İtfaiyede asılı duran ampulün kayda değer şekilde anlamlı bir ampul olduğunu keşfettiğimizde 1972 yılıydı.A fost in 1972 cand ne-am dat seama ca becul care atarna la statia de pompieri era un bulb special.
İtfaiyede asılı duran ampulün kayda değer şekilde anlamlı bir ampul olduğunu keşfettiğimizde 1972 yılıydı.Bylo to v roce 1972, kdy jsme zjistili, že žárovka u stropu naší požární zbrojnice není obyčejnou žárovkou.
İtfaiyede asılı duran ampulün kayda değer şekilde anlamlı bir ampul olduğunu keşfettiğimizde 1972 yılıydı.Fu nel 1972 che scoprimmo che la lampadina che era nella stazione antincendio era significativa
İtfaiyede asılı duran ampulün kayda değer şekilde anlamlı bir ampul olduğunu keşfettiğimizde 1972 yılıydı.Ήταν το 1972 όταν ανακαλύψαμε ότι η λάμπα που κρέμεται στον πυροσβεστικό σταθμό, ήταν μια σημαντική λάμπα!
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Ça n'a aucun sens, n'est-ce pas ?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Das ergibt keinen Sinn, oder?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Dette giver ingen mening, vel?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Điều này hoàn toàn bất hợp lý phải không các bạn?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Dit slaat toch nergens op?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Ennek semmi értelme, igaz?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Ini tak masuk akal bukan?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Isto não faz sentido, pois não?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?No tiene sentido, ¿ verdad?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Nu prea are sens, aşa-i?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Onko tässä mitään järkeä?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Ora questo non ha senso, vero?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?To ale nedává žádný smysl, že?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?To ale nedáva žiadny zmysel, je tak?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi? Yani, ben bir Amerikalıyım.To bez sensu, prawda?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Αυτό δεν είναι λογικό, σωστά;
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Като че ли няма логика, нали?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Но ведь так не должно быть!
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?Це ж не має сенсу, хіба ні?
İyi ama bu pek anlamlı gelmiyor, değil mi?זה לא הגיוני. נכון?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Bao nhiêu các bạn nghĩ rằng dễ bị tổn thương đồng nghĩa với việc yếu đuối?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Combien d'entre vous pensent que la vulnérabilité est un synonyme de faiblesse ?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?¿Cuántos piensan que vulnerabilidad y debilidad son sinónimos?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Että ne ovat sama asia?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Hányan tekintik a sebezhetőséget és a gyengeséget szinonímának?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Hoevelen van jullie denken dat kwetsbaarheid en zwakte synoniem zijn?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Hvor mange af jer tænker på sårbarhed og svaghed som synonymer?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?여러분 중 몇 명이나 취약함과 약함을 동일시합니까?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Koľkí z vás si myslia, že zraniteľnosť a slabosť sú synonymá?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Komu se zdi, da sta ranljivost in šibkost sopomenki?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Kto utożsamia wrażliwość ze słabością?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Quanti pensano che vulnerabilità e debolezza siano sinonimi?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Quantos de vós pensam que vulnerabilidade e fraqueza são sinónimos?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Toto je slabina?" Kdo z vás považuje zranitelnost a slabost za totéž?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Wie viele von Ihnen denken zugleich an Verletzlichkeit und Schwäche ?
Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Πόσοι από εσάς πιστεύετε ότι η ευπάθειακαι η αδυναμία είναι συνώνυμα;