anlamlı ile cümle

anlamlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu teorik fikizte ve kuantum teorisinde çok anlamlı bir soruydu.To je otázka, která je velmi důležitá v teoretické a kvantové fyzice.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Creativitatea grozavă este uimitor, absurd, rațional, irațional de puternică.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Grootse creativiteit is wonderbaarlijk, absurd, rationeel, irrationeel, krachtig.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Große Schaffenskraft ist erstaunlich, absurd, rational, irrational mitreißend.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Izjemna ustvarjalnost je neverjetno, absurdno, racionalno, iracionalno vplivna.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Kreativitas yang besar sangat menakjubkan, absurd, rasional, kekuatan yang tidak rasional
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.La créativité est étonnamment, bizarrement, rationnellement, irrationnellement puissante.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.La grandiosa creatividad es sorprendentemente, absurdamente, racionalmente e irracionalmente poderosa.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Obrovská kreativita je úžasně, absurdně, racionálně i neracionálně mocná.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Stor kreativitet är häpnadsväckande, absurt, rationellt, irrationellt mäktigt.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Sự sáng tạo vĩ đại là đáng kinh ngạc, vô lý, hợp lý, hết sức quyền lực.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Suuri luovuus on hämmästyttävän, uskomattoman, järkevän, järjettömän voimakasta.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Uma ótima criatividade tem um poder espantosamente absurdo, racional e irracional.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Veľká tvorivosť je úžasne, absurdne, racionálne a iracionálne silná.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Wspaniała kreatywność jest zdumiewająco, absurdalnie, racjonalnie, irracjonalnie potężna.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Η μεγάλη δημιουργικότητα είναι εκπληκτική, παράλογη, λογική, παράλογα ισχυρή.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Велика креативність надзвичайно, абсурдно, раціонально, ірраціонально потужна.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Великая творческая сила удивительно, абсурдно, рационально, иррационально могуча.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Страхотната креативност е удивително, абсурдно, рационално, неистово мощна.
Bu yüzden eğer bir şeyleri böyle kesmek istiyorsanız, 3 tane anlamlı basamak söyleyebilirsiniz.Her er der altså 3 betydende cifre.
Bu yüzden eğer bir şeyleri böyle kesmek istiyorsanız, 3 tane anlamlı basamak söyleyebilirsiniz.따라서 지금 이 숫자를 보면 유효숫자는 세 개라고 할 수 있어요
Bu yüzden eğer bir şeyleri böyle kesmek istiyorsanız, 3 tane anlamlı basamak söyleyebilirsiniz.Quindi, se avessi visto qualcosa di simile avresti detto 3 cifre significative.
Bu yüzden eğer bir şeyleri böyle kesmek istiyorsanız, 3 tane anlamlı basamak söyleyebilirsiniz.Така, че ако сте видели нещо подобно, бих казал 3 значими цифри.
Bu yüzden eğer bir şeyleri böyle kesmek istiyorsanız, 3 tane anlamlı basamak söyleyebilirsiniz.اذاً اذا رأيت شيئاً كهذا، فستقول انه يوجد 3 منازل ذات قيمة
Bu yüzden eğer bir şeyleri böyle kesmek istiyorsanız, 3 tane anlamlı basamak söyleyebilirsiniz.実はこれはあまり使われることはありません.3桁の有効数字で測定したことを示す
Bu zayıflık." diye düşünüyor? Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Câţi gândiţi că vulnerabilitatea şi slăbiciunea sunt sinonime?
Bu zayıflık." diye düşünüyor? Kaçınız incinebilirliği ve zayıflığı eş anlamlı olarak görüyor?Hur många av er sätter likhetstecken mellan sårbarhet och svaghet?
Çemberi yarı çapının çevresine oranına göre hesaplamak çok daha anlamlı.Definiéndola como la proporción entre radio y circunferencia hace que todo tenga mucho más sentido.
Çemberi yarı çapının çevresine oranına göre hesaplamak çok daha anlamlı.Definiowanie jej jako proporcji promienia do obwodu jest dużo bardziej logiczne.
Çemberi yarı çapının çevresine oranına göre hesaplamak çok daha anlamlı.Het te definiëren als de verhouding van de straal van de omtrek is veel logischer.
Çemberi yarı çapının çevresine oranına göre hesaplamak çok daha anlamlı.По-разумно е да я определим като отношението на радиуса към оликолката
Chavez meydana çıktığında onun retoriği basit ama anlamlı gelmişti bana.Cuando Chávez surgió, su discurso me pareció bienintencionado y simplón.
Çünkü ben ve arkadaşım dışında kimse bunun önemli ya da anlamlı olduğu düşünmüyordu.Außer mir und einem anderen Typ glaubte niemand, dass dies wichtig sei.
Çünkü ben ve arkadaşım dışında kimse bunun önemli ya da anlamlı olduğu düşünmüyordu.Bởi vì không ai thực sự tin điều này là quan trọng hoặc có ý nghĩa trừ tôi và một người đàn ông khác.
Çünkü ben ve arkadaşım dışında kimse bunun önemli ya da anlamlı olduğu düşünmüyordu.För det fanns ingen som tyckte att det här var viktigt eller meningsfullt förutom jag och typ en annan kille.
Çünkü ben ve arkadaşım dışında kimse bunun önemli ya da anlamlı olduğu düşünmüyordu.중요하고 의미있는 발견인지 모르니까 비디오로 만들어야겠어." 라고 생각했죠.
Çünkü ben ve arkadaşım dışında kimse bunun önemli ya da anlamlı olduğu düşünmüyordu.Mert senki sem hitte igazán, hogy ez fontos vagy jelentőségteljes, csak én, meg egy másik fickó.
Çünkü ben ve arkadaşım dışında kimse bunun önemli ya da anlamlı olduğu düşünmüyordu.Parce que personne ne croyait vraiment que c'était important ou significatif sauf moi et un autre gars.
Çünkü ben ve arkadaşım dışında kimse bunun önemli ya da anlamlı olduğu düşünmüyordu.Pentru că nimeni nu credea cu adevărat că e important sau semnificativ în afară de mine și, cred, încă un tip.
Çünkü ben ve arkadaşım dışında kimse bunun önemli ya da anlamlı olduğu düşünmüyordu.Perché nessuno credeva davvero che avesse importanza o fosse significativo, tranne me e un altro ragazzo.
Çünkü ben ve arkadaşım dışında kimse bunun önemli ya da anlamlı olduğu düşünmüyordu.Porque nadie creía que esto fuera importante o significativo, salvo otro tipo y yo.
Çünkü ben ve arkadaşım dışında kimse bunun önemli ya da anlamlı olduğu düşünmüyordu.Адже ніхто насправді не вірив, що це важливо чи має якесь значення, окрім мене та ще одного хлопця.
Çünkü ben ve arkadaşım dışında kimse bunun önemli ya da anlamlı olduğu düşünmüyordu.Никой всъщност не вярваше, че цялата работа е чак толкова важна, освен мен и там още един човек.
Çünkü ben ve arkadaşım dışında kimse bunun önemli ya da anlamlı olduğu düşünmüyordu.בגלל שאף אחד לא באמת האמין שזה היה חשוב או בעל משמעות חוץ ממני ומעוד בחור.
Çünkü ben ve arkadaşım dışında kimse bunun önemli ya da anlamlı olduğu düşünmüyordu.لأنه لم يكن هنالك شخص يؤمن ان هذا مهم أو أنه ذا معنى في ما عداي و شخص آخر.
Çünkü ben ve arkadaşım dışında kimse bunun önemli ya da anlamlı olduğu düşünmüyordu.僕と あと一人を除いてはね ビデオを作って たくさんのことが-
Daha anlamlı bir değişime uğramayan vektör olarak da düşünebiliriz. -De verandering is eigenlijk niet meer dan gewoon een schaalfactor.
Daha anlamlı bir değişime uğramayan vektör olarak da düşünebiliriz. -Le seul changement est que ce vecteur est juste multiplié par un nombre, par un facteur.
Daha anlamlı bir değişime uğramayan vektör olarak da düşünebiliriz. -Nie zmienia się w żaden znaczący sposób tylko jest czynnikiem skalującym.
Daha anlamlı bir değişime uğramayan vektör olarak da düşünebiliriz. -إنه لا يتغير من خلال أي طريقة أكثر معنى أكثر من عامل التحجيم
Daha da önemlisi herkesin bir hikaye yaratması gerekir dünyayı daha anlamlı bir yer haline getirmek için.Aber noch wichtiger ist, das jeder eine Geschichte machen muss, um die Welt zu verstehen.
Daha da önemlisi herkesin bir hikaye yaratması gerekir dünyayı daha anlamlı bir yer haline getirmek için.Ale mnohem důležitější je, že každý musí příběh vytvářet, aby dával světu smysl.
Daha da önemlisi herkesin bir hikaye yaratması gerekir dünyayı daha anlamlı bir yer haline getirmek için.Co więcej, Każdy musi stworzyć historię aby zrozumieć świat.
Daha da önemlisi herkesin bir hikaye yaratması gerekir dünyayı daha anlamlı bir yer haline getirmek için.Dar, şi mai important e că fiecare trebuie să facă o poveste ca să înţeleagă lumea.
Daha da önemlisi herkesin bir hikaye yaratması gerekir dünyayı daha anlamlı bir yer haline getirmek için.De ennél is fontosabb, hogy mindenkinek kell egy történet, hogy a világ értelmet nyerjen.
Daha da önemlisi herkesin bir hikaye yaratması gerekir dünyayı daha anlamlı bir yer haline getirmek için.Dôležitejšie však je, že každý musí príbeh vytvoriť, aby dal svetu zmysel.
Daha da önemlisi herkesin bir hikaye yaratması gerekir dünyayı daha anlamlı bir yer haline getirmek için.Ma ancor più importante è che tutti devono creare una storia per dare un senso al mondo.
Daha da önemlisi herkesin bir hikaye yaratması gerekir dünyayı daha anlamlı bir yer haline getirmek için.Maar belangrijker is dat iedereen een verhaal moet maken om de wereld te duiden.
Daha da önemlisi herkesin bir hikaye yaratması gerekir dünyayı daha anlamlı bir yer haline getirmek için.Mais le plus important c'est que tout le monde doit créer une histoire de donner un sens au monde.
Daha da önemlisi herkesin bir hikaye yaratması gerekir dünyayı daha anlamlı bir yer haline getirmek için.Mas mais importante é que toda a gente tem de criar uma história para o mundo fazer sentido.
İlgili Sayfalar