Elektron anlamaya istiyorsa söylüyorlar. demir yapılandırma.Скажем, я хочу определить электронную конфигурацию железа.
Elektron anlamaya istiyorsa söylüyorlar. demir yapılandırma.لنقل اذا اردت ايجاد الترتيب الالكتروني للحديد
Elips, bu işten çok anlamayan birine göre ezilmiş bir çemberdir.Een Ellips is in lekentaal een soort geplette cirkel.
Elips, bu işten çok anlamayan birine göre ezilmiş bir çemberdir.Elipsa, jak mówią laicy, to spłaszczony okrąg.
Elips, bu işten çok anlamayan birine göre ezilmiş bir çemberdir.Elipse em termos vulgares é uma espécie de circunferência esmagada.
Elips, bu işten çok anlamayan birine göre ezilmiş bir çemberdir.Ellips är enkelt uttryckt en sorts tilltryckt cirkel
Elips, bu işten çok anlamayan birine göre ezilmiş bir çemberdir.타원을 비전문적으로 표현하자면 찌그러진 원이라고 할 수 있습니다
Elips, bu işten çok anlamayan birine göre ezilmiş bir çemberdir.Puede ser más o menos así
Elips, bu işten çok anlamayan birine göre ezilmiş bir çemberdir.Une ellipse, en termes simples, est un cercle ecrase.
Elips, bu işten çok anlamayan birine göre ezilmiş bir çemberdir.Un'ellisse è una specie di cerchio schiacciato
Elips, bu işten çok anlamayan birine göre ezilmiş bir çemberdir.Эллипс это своеобразный 'растянутый' круг.
Elips, bu işten çok anlamayan birine göre ezilmiş bir çemberdir.القطع الناقص بحسب تعريف لايمان هو دائرة مضغوطة
Elips, bu işten çok anlamayan birine göre ezilmiş bir çemberdir.それはこのようなに見えます。
En harikası da etraflarındaki elektronikleri anlamaya başlıyorlar, okulda bu olmuyor.Co najfajniejsze, zaczynają rozumieć otaczającą ich na co dzień elektronikę, o której nie uczą się w szkole.
En harikası da etraflarındaki elektronikleri anlamaya başlıyorlar, okulda bu olmuyor.Het leuke is hoe ze de elektronica van alledag om hen heen beginnen te begrijpen, wat ze niet leren op school.
En harikası da etraflarındaki elektronikleri anlamaya başlıyorlar, okulda bu olmuyor.Il bello è quando iniziano a capire l'elettronica che li circonda quotidianamente che non imparano a scuola.
En harikası da etraflarındaki elektronikleri anlamaya başlıyorlar, okulda bu olmuyor.그중 가장 좋았던 것의 하나는 그들이 학교에서 배우지 못하는 일상생활에 사용되는 전자 장치들을 이해하기 시작했다는 것이었죠.
En harikası da etraflarındaki elektronikleri anlamaya başlıyorlar, okulda bu olmuyor.Lo mejor es cómo empiezan a entender la electrónica de todos los días que no se aprende en las escuelas.
En harikası da etraflarındaki elektronikleri anlamaya başlıyorlar, okulda bu olmuyor.Najkrajšia vec je, ako začali rozumieť každodennej elektronike tak, ako sa to nenaučili v škole.
En harikası da etraflarındaki elektronikleri anlamaya başlıyorlar, okulda bu olmuyor.Nejlepší je část, kdy začínají rozumět elektronice v jejich okolí něco, co se ve škole neučí.
En harikası da etraflarındaki elektronikleri anlamaya başlıyorlar, okulda bu olmuyor.Най-прекрасното нещо е, как те започват да разбират електрониката около тях, за която не учат в училище.
En harikası da etraflarındaki elektronikleri anlamaya başlıyorlar, okulda bu olmuyor.הדבר הכי נחמד הוא איך שהם מתחילים להבין את האלקטרוניקה מסביבם ביום יום שהם לא לומדים בבתי הספר.
En harikası da etraflarındaki elektronikleri anlamaya başlıyorlar, okulda bu olmuyor.أجمل شيء هو كيف بدؤوا في فهم الإلكترونيات حولهم كل يوم والذي لا يتعلمونه في المدارس.
En harikası da etraflarındaki elektronikleri anlamaya başlıyorlar, okulda bu olmuyor.学校で習いもしない身の回りの電子機器の 仕組みを理解するようになることです たとえば終夜灯の仕組みや
Esas anlamaya çalıştığımız şey şudur:우리가 가장 먼저 파악해야 할 것은
Esas anlamaya çalıştığımız şey şudur: Müşteri hangi değer için para ödüyor.Lo que realmente queremos saber primero es: ¿cuál es el valor por el que está pagando el cliente?
Esas anlamaya çalıştığımız şey şudur: Müşteri hangi değer için para ödüyor.Najpierw musimy pojąć, za jaką wartość płaci klient.
Esas anlamaya çalıştığımız şey şudur: Müşteri hangi değer için para ödüyor.Що ми дійсно намагаємося зрозуміти спочатку - за яку цінність сплачує клієнт.
Esas anlamaya çalıştığımız şey şudur:فهمه أولاً هي القيمة التي
Esas anlamaya çalıştığımız şey şudur:そして最初に導き出すべき答えは
Evet, biliyorum, bu işe yaramıyor bu işe yaramıyor Anlamaya çalışıyorum Bu aslında iki kez gidiyor.Então 3, e nós poderiamos escrever nesta caixa aqui
Evet bunu da dedikten sonra, manyetizmayla ilgili en azından temel bilgileri anlamaya çalışalım.Detto questo, proviamo ad ottenere una conoscenza pratica quando ci si occupa di magnetismo.
Evet bunu da dedikten sonra, manyetizmayla ilgili en azından temel bilgileri anlamaya çalışalım.자기력을 어떻게 다룰지에 대한 동작 지식을 얻어보도록 합시다 자기력을 어떻게 다룰지에 대한 동작 지식을 얻어보도록 합시다
Evet bunu da dedikten sonra, manyetizmayla ilgili en azından temel bilgileri anlamaya çalışalım.Så med det sagt, låt oss åt minstånde försöka få en känsla över hur magnetism fungerar.
Evet bunu da dedikten sonra, manyetizmayla ilgili en azından temel bilgileri anlamaya çalışalım.Takže, pokúsme sa teraz naučiť niečo o magnetizme.
Evet bunu da dedikten sonra, manyetizmayla ilgili en azından temel bilgileri anlamaya çalışalım.Takže to jsme si řekli a teď se pojďme o magnetismu něco naučit.
Evet bunu da dedikten sonra, manyetizmayla ilgili en azından temel bilgileri anlamaya çalışalım.בואו עכשיו ונתחיל לעסוק במגנטיות.
Evet bunu da dedikten sonra, manyetizmayla ilgili en azından temel bilgileri anlamaya çalışalım.مع قول ذلك، فلنحاول على الأقل محاولة العمل على فهم كيفية التعاطي مع المغناطيسية.
Evet bunu da dedikten sonra, manyetizmayla ilgili en azından temel bilgileri anlamaya çalışalım.所以根据这种说法 我们至少试着 得到一些可行的知识 可以用来计算磁力
Evet, yıllar önce başladık anlamaya bunu, ki önemli olan şey bizim için tasarımdı İtalyan hayat tarzında.Abbiamo inziato molti anni fa credendo che il cuore dello stile di vita italiano fosse il design.
Evet, yıllar önce başladık anlamaya bunu, ki önemli olan şey bizim için tasarımdı İtalyan hayat tarzında.لذلك، بدأنا منذ سنوات عديدة معتبرين ان نقطة البداية لنا في الطريقة الإيطالية للحياة كان التصميم.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.- a căutat toate motivele din lume să explice de ce s-a produs aşa ceva.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.Allt utom slumpen.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- a világ összes lehetséges okát végigvette, hogy miért is történhetett mindez.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- bà suy ngẫm về hầu hết các lý do trong vũ trụ rằng tại sao tổn thương đó xảy ra với bà
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- beliau mencari semua alasan di alam semesta kenapa hal ini harus terjadi.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.Começou a procurar todas as razões do universo para justificar o que acontecera.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.- elle est allée chercher parmi toutes les raisons de l'univers pourquoi c'était arrivé.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- hän etsi kaikkia mahdollisia syitä, miksi se tapahtui.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.--그녀는 이 우주에서 왜 이런일이 벌어지게 되었는지 모든 이유들을 조사했습니다.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- ze ging op zoek naar alle beweegredenen in het universum waarom dit moest gebeuren.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- έψαχνε όλες τις πιθανές αιτίες του κόσμου γιατί αυτό να είχε συμβεί.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.-- היא יצאה לחפש בין כל הסיבות ביקום למה זה קרה.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.بدأت بالبحث في كل الاسباب بالكون لماذ حدث هذا.
-- evrendeki heryerde bütün sebepleri araştırmaya koyularak bunun neden olduğunu anlamaya çalıştı.あらゆる森羅万象を探し回りました。 偶然以外のことを。母は、偶然を信じていませんでした。
Evrendeki işleyişi anlamaya çalışmak bizim işimizdir.È il nostro tentativo come esseri umani di costruire una comprensione dell'universo, del mondo intorno a noi.
Evrendeki işleyişi anlamaya çalışmak bizim işimizdir.En tant que humains, nous essayons de construire une compréhension de l'univers, du monde autour de nous.
Evrendeki işleyişi anlamaya çalışmak bizim işimizdir.Es nuestro intento como humanos por construir un entendimiento del universo, del mundo a nuestro alrededor.
Evrendeki işleyişi anlamaya çalışmak bizim işimizdir.Este încercarea noastră ca oameni să construim un înțeles al universului, al lumii înconjurătoare.
Evrendeki işleyişi anlamaya çalışmak bizim işimizdir.Het is onze poging tot beeldvorming over het heelal, de wereld om ons heen.