anlamanı ile cümle
anlamanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.Không, bạn phải thực sự thấy hiểu điều đó.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.아니에요, 여러분은 반드시, 정말 이해해야만 합니다.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.Não, precisam mesmo de entender isso.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.Nein, Sie müssen das wirklich begreifen.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.Ne, opravdu to musíte pochopit.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.Nie, musisz to naprawdę zrozumieć.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.Non, vous devez vraiment comprendre ça.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.No, solo tienes que entender de verdad que.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.Nu, trebuie să înţelegi cu adevărat asta.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.Tidak, anda harus benar2 memahaminya.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.Όχι, πρέπει να το καταλάβετε πραγματικά.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.Не, наистина трябва да разберете това.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.Нет, вы действительно должны это понять.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.Ні, це треба дійсно зрозуміти.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.לא, ממש חייבים להבין את זה.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.لا، يجب أن نفهم حقا.
Hayır, bunu gerçekten anlamanız gerekiyor.繰り返しますが 物語の完結は間近です
Herhangi bir alanı hayal edebilmek için onun şeklini çizmek anlamanız için iyi bir yöntem olacaktır.Antes de nada, con cualquier campo, es una buena idea encontrar alguna forma de visualizarlo.
Herhangi bir alanı hayal edebilmek için onun şeklini çizmek anlamanız için iyi bir yöntem olacaktır.Dobrze jest mieć sposób na wyobrażenie sobie pola magnetycznego.
Herhangi bir alanı hayal edebilmek için onun şeklini çizmek anlamanız için iyi bir yöntem olacaktır.Então, primeiro de tudo, com qualquer campo é bom termos uma maneira de visualizá-los.
Herhangi bir alanı hayal edebilmek için onun şeklini çizmek anlamanız için iyi bir yöntem olacaktır.Najprv si predstavme pole.
Herhangi bir alanı hayal edebilmek için onun şeklini çizmek anlamanız için iyi bir yöntem olacaktır.U jakéhokoliv typu pole je dobré napřed najít způsob, jak ho znázornit.
Herhangi bir alanı hayal edebilmek için onun şeklini çizmek anlamanız için iyi bir yöntem olacaktır.Първо, както при всяко поле, хубаво е да има начин да си го представим.
Herhangi bir alanı hayal edebilmek için onun şeklini çizmek anlamanız için iyi bir yöntem olacaktır.דבר ראשון, כדאי למצוא דרך "לראות" את השדה.
Her neyse, yalnızca beni anlamanız içindi.Da igual, da igual. Era sólo para que me entendiera.
Her şey bittiğinde ... oyların %78'i ve ezici çoğunluğu anlamanız için, en yakın isim %3 aldı.2位が3%だと言えば 圧勝のほどがわかるでしょう ここには明確な教訓がありました
Her şey bittiğinde ... oyların %78'i ve ezici çoğunluğu anlamanız için, en yakın isim %3 aldı.78%로 이겼습니다. 2등은 3% 득표였으니 얼마나 압도적이었는지 아시겠죠?
Her şey bittiğinde ... oyların %78'i ve ezici çoğunluğu anlamanız için, en yakın isim %3 aldı.78% dos votos. Para vos dar uma ideia da vitória esmagadora, o melhor nome a seguir teve apenas 3%.
Her şey bittiğinde ... oyların %78'i ve ezici çoğunluğu anlamanız için, en yakın isim %3 aldı.78% na Pluszczkaa. Lawina głosów. Następne imię miało 3%.
Her şey bittiğinde ... oyların %78'i ve ezici çoğunluğu anlamanız için, en yakın isim %3 aldı.78 אחוז מהקולות, וכדי לתת לכם קצת הבנה של הסחף, השם שהגיע למקום השני קיבל שלושה אחוזים. מובן?
Her şey bittiğinde ... oyların %78'i ve ezici çoğunluğu anlamanız için, en yakın isim %3 aldı.Коли все з'ясувалося... - 78% голосів. І, щоб дати вам уявлення про відрив,
Her zaman her kelimeyi anlamak gerekli olmayıp önemli konuları anlamanız yeterlidir.Aina ei tarvitse ymmärtää kaikkea, vaan riittää, että ymmärtää tärkeimmät asiat.
Her zaman her kelimeyi anlamak gerekli olmayıp önemli konuları anlamanız yeterlidir.Du behöver inte alltid förstå allting, det räcker med att du förstår det viktigaste.
Her zaman her kelimeyi anlamak gerekli olmayıp önemli konuları anlamanız yeterlidir.No siempre es imprescindible entenderlo todo, sino que es suficiente con comprender lo esencial.
Her zaman her kelimeyi anlamak gerekli olmayıp önemli konuları anlamanız yeterlidir.Vous n'avez pas toujours besoin de tout comprendre, il vous suffit de saisir l’essentiel.
Her zaman her kelimeyi anlamak gerekli olmayıp önemli konuları anlamanız yeterlidir.Не обязательно понимать всё, достаточно того, что вы будете понимать самое основное.
Her zaman her kelimeyi anlamak gerekli olmayıp önemli konuları anlamanız yeterlidir.لا يتوجب أن تفهم كل شيء دائماً, بل يكفي أن تفهم الأشياء الأكثر أهمية.
Her zaman her kelimeyi anlamak gerekli olmayıp önemli konuları anlamanız yeterlidir.使用语言是最有效的学习方式。没有人能听懂所有的词语,能明白话语的主要意思就足够了。请不要放弃可以使用芬兰语和瑞典语的机会,大胆地练习才能学到语言。
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Así no tiene ningún sentido, la única manera de entenderlo es visualizándolo y relativizándolo.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Ca n'a aucun sens, donc le seul moyen de comprendre ça c'est visuellement et relativement.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Chúng chả có ý nghĩa gì, vì thế cách duy nhất để hiểu chúng
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Det blir inte begripligt, så det enda sättet att förstå det är visuellt och relativt.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Ennek így semmi értelme, ahhoz hogy megértsük vizuálisan és relatívan kell ábrázolnunk.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Es hat überhaupt keinen Sinn.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Het heeft geen betekenis, dus de enige manier om het te begrijpen is visueel en relatief.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.이렇겐 잘 이해가 되질 않죠. 이를 이해하는 유일한 길은 시각화하고, 비교할 수 있게 만드는 것입니다.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Não faz sentido nenhum, portanto a única maneira de perceber é visualmente e relativamente.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Nedáva to žiadny zmysel, a teda jediný spôsob, ako to pochopiť je vizuálne a v kontexte.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Nie ma to sensu, jedynym sposobem na zrozumienie tego jest wizualizacja i relatywizacja
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Non ha senso, quindi l'unico modo per capire è visivo e relativo.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Nu are niciun sens, și singurul fel de a înțelege este vizual și relativ.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.To nedává smysl, takže jediný způsob, jak tomu porozumět, je názorně a relativně.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Δε βγαίνει νόημα, οπότε ο μόνος τρόπος να το καταλάβει κανείς είναι οπτικά και συσχετιστικά.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.Це не має ніякого змісту, тому ми зможемо зрозуміти це тільки візуально та шляхом порівнянь.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.אין לזה שום משמעות, אז הדרך היחידה להבין את זה זה להמחיש את זה בצורה יחסית
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.انها لا تقدم أي معنى، ولذلك فإن السبيل الوحيد لفهمها هو بصري ونسبي.
Hiç bir anlam ifade etmiyorlar, bu yüzden anlamanın tek yolu ilişkili ve görsel olarak.唯一の方法は 可視化と相対化です それで私はたくさんのデータを
"Hiçbirşey anlamadığınızı anlamanız için ne kadar denediniz?" dedim."A jak długo ćwiczyliście zanim stwierdziliście, że nie rozumiecie?"
"Hiçbirşey anlamadığınızı anlamanız için ne kadar denediniz?" dedim."Bom, quanto tempo estiveram a praticar "antes de decidirem que não entendiam nada?"
"Hiçbirşey anlamadığınızı anlamanız için ne kadar denediniz?" dedim."Bueno, ¿cuánto practicaron antes de decidir que no entendieron nada?"
İlgili Sayfalar