İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:Şi primul lucru despre care vreau să vorbesc, primul lucru pe care trebuie să-l înţelegem, este:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:Und der erste Punkt, über den ich sprechen möchte, der erste Punkt, den wir verstehen müssen, ist:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:Y la primera cosa de la que quiero hablar, la primer cosa que creo que debemos entender, es:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:И первое, о чём я хотела бы поговорить, первое, что, я думаю, мы должны понять:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:Първото нещо, за което искам да говоря е ... първото нещо, което мисля, че трябва да разберем е:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:והדבר הראשון שאני רוצה לדבר עליו, הדבר הראשון שאנו צריכים להבין הוא:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:و أول أمر أود الحديث عنه أول أمر أعتقد اننا بحاجة لفهمه هو:
İlk olarak bahsedeceğim şey, öncelikli olarak anlamamız gereken şey şu:一番最初に理解しなければいけない事 人々はどのように流行病に反応するのかです
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Al principio pensé que entendía su significado, pero pronto estuvo claro que no lo entendí.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Am crezut la inceput ca am inteles ce inseamna, dar apoi am realizat ca nu este asa.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Ensin luulin ymmärtäväni sen merkityksen, mutta pian huomasin, etten ymmärtänytkään.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Først troede jeg, at jeg forstod ordets mening, men snart efter fandt jeg ud af, at det gjorde jeg ikke.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.나는 처음에 내가 그 의미를 이해하고 있다고 믿었지만 곧 그렇지 않다는 사실을 받아들였다.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Najprv som si myslel, že rozumiem, čo znamená, ale potom som pochopil, že nie.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Nejprve jsem si myslel, že mu rozumím, ale brzy jsem pochopil, že ne.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Pensavo di averne capito il significato, ma presto mi accorsi che non era così.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım."steeds het woord 'demonstreren' tegen." "Ik dacht dat ik de betekenis begreep, maar het werd"
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Tôi nghĩ ban đầu mà tôi hiểu rõ ý nghĩa của nó, nhưng sớm trở nên hài lòng rằng tôi đã không.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Zuerst dachte ich, dass ich seine Bedeutung zu verstehen, aber bald, dass ich nicht zufrieden war.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.В началото реших, че разбирам нейното значение, но скоро разбрах, че не е било така.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.Спочатку я думав, що розумію значення цього слова, але згодом задовольнився тим, що це не так.
İlk önce bu sözün anlamınını kavradığımı zannetmiştim fakat aslında anlamamışım.فى البداية اعتقدت اننى فهمت معناها و لكن اقتنعت بعدها أننى لم أفعل
İnsanların bu kağıdın gerçek değerini anlamaması gerçekten garip ve şok edici.Es extraño y chocante, cuantos seres humanos no se dan cuenta del verdadero valor de este papel.
İnsanların bu kağıdın gerçek değerini anlamaması gerçekten garip ve şok edici.E' strano e schockante,come molti uomini non realizzini il vero valore di questa carta.
İnsanların bu kağıdın gerçek değerini anlamaması gerçekten garip ve şok edici.Ini aneh, dan mengejutkan, berapa banyak manusia tidak menyadari nilai sebenarnya dari kertas ini ( Uang ).
İnsanların bu kağıdın gerçek değerini anlamaması gerçekten garip ve şok edici.Странно е и дори шокиращо колко човешки същества не осъзнават истинската стойност на тази хартия.
İnsan psikolojisini anlamamız gerekiyor.인간 심리를 이해해야만 합니다.
İnsan psikolojisini anlamamız gerekiyor.היא שעלינו להבין את הפסיכולוגיה האנושית.
İnsan psikolojisini anlamamız gerekiyor.بحاجة إلى فهم نفسية الإنسان.
İnsan psikolojisini anlamamız gerekiyor.私たちはハードウェアを 与えるだけでなく
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Albowiem jeszcze nie rozumieli Pisma, iż miał zmartwychwstać.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Căci tot nu pricepeau că, după Scriptură, Isus trebuia să învieze din morţi.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Car ils ne comprenaient pas encore que, selon l`Écriture, Jésus devait ressusciter des morts.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.De hade nämligen ännu icke förstått skriftens ord, att han skulle uppstå från de döda.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Denn sie wußten die Schrift noch nicht, daß er von den Toten auferstehen müßte.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.for de forstod ennu ikke Skriften, at han skulde opstå fra de døde.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.(저희는 성경에 그가 죽은 자 가운데서 다시 살아나야 하리라 하신 말씀을 아직 알지 못하더라)
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.lebo ešte neznali písma, že musel vstať z mŕtvych.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Mert nem tudják vala még az írást, hogy fel kell támadnia a halálból.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Nebo ještě neznali Písma, že měl Kristus z mrtvých vstáti.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Nista še namreč umela pisma, da mora on iz mrtvih vstati.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Non avevano infatti ancora compreso la Scrittura, che egli cioè doveva risuscitare dai morti
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Porque ainda não entendiam a escritura, que era necessário que ele ressurgisse dentre os mortos.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Pues aún no entendían la Escritura, que le era necesario resucitar de entre los muertos
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.(Sampai pada waktu itu mereka belum mengerti apa yang tertulis dalam Alkitab bahwa Ia harus bangkit dari mati.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Sillä he eivät vielä ymmärtäneet Raamattua, että hän oli kuolleista nouseva.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Thi de forstode endnu ikke Skriften, at han skulde opstå fra de døde.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Vì chưng hai người chưa hiểu lời Kinh Thánh rằng Ðức Chúa Jêsus phải từ kẻ chết sống lại.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Vì_chưng hai người chưa hiểu lời Kinh_Thánh rằng Ðức_Chúa_Jêsus phải từ kẻ chết_sống lại .
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Want zij wisten nog niet dat er geschreven stond dat Hij uit de dood zou terugkomen.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.διοτι δεν ενοουν ετι την γραφην οτι πρεπει αυτος να αναστηθη εκ νεκρων.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.А един от тях на име Каиафа, който беше първосвещеник през тая година, им рече: Вие нищо не знаете,
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Ибо они еще не знали из Писания, что Ему надлежало воскреснуть из мертвых.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.Ще бо не знали писання, що має Він з мертвих воскреснути.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.כי לא הבינו עד עתה את הכתוב אשר קום יקום מעם המתים׃
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.لانهم لم يكونوا بعد يعرفون الكتاب انه ينبغي ان يقوم من الاموات.
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.因 為 他 們 還 不 明 白 聖 經 的 意 思 、 就 是 耶 穌 必 要 從 死 裡 復 活
İsanın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazıyı henüz anlamamışlardı.因為 他 們還 不 明白 聖經 的 意思 、 就 是 耶穌 必要 從死 裡 復活
Israel ve Filistin halkının iki tarafta da anlamaması kolektif bir kader paylaştığını.Ei și dușmanii lor aveau un destin comun.
Israel ve Filistin halkının iki tarafta da anlamaması kolektif bir kader paylaştığını.이스라엘과 팔레스타인 양쪽 모두 집단적인 운명을 함께 나누고 있다는 것을 이해하고 있지 않다는 것입니다.