Onun ne dediğini anlamadım.I don't understand what he said.
Ben anlamını anlayamıyorum.I can't understand the meaning.
Özyinelemeyi anlamak için önce özyinelemeyi anlamalısın.To understand recursion you first need to understand recursion.
AIDS "Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu" anlamına gelir.AIDS means "Acquired Immune Deficiency Syndrome".
Bir sözcüğün anlamını bilmediğin zaman bir sözlüğe bakmalısın.You should consult a dictionary when you don't know the meaning of a word.
Çabaların anlamsız.Your efforts are futile.
Bu, anlamsız şiddetti.This was senseless violence.
Hmm, bence bir şey oldu. Bir saniye bekle, onu anlamaya çalışacağım.Hmm, I think something happened. Wait a second, I will try to figure it out.
Limonlar karşılıksız bir aşk anlamına gelirken portakallar mutlu bir aşk anlamına gelir,Oranges signify a happy love, while lemons - an unrequited one.
Şimdi anlamaya başlıyorum.Now I begin to understand.
Onun kulağına tatlı ama anlamsız şeyler fısıldadı.He whispered sweet nothings into her ear.
Kulağına güzel ama anlamsız sözler fısıldadı.He whispered sweet nothings into her ear.
Tom yaşamın anlamını anlamak istiyor.Tom wants to understand the meaning of life.
İki bilim adamı bilinmeyen bir Tibet ifadesinin anlamı üzerinde tartıştı.The two scholars wrangled over the meaning of an obscure Tibetan phrase.
Ben de anlamıyorum.I don't understand either.
Bir dili tamamen bilmek o dili konuşan insanları tamamen bilmek anlamına gelir.Knowing a language fully means knowing fully the people who speak that language.
"SSCB" " Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği" anlamına gelir."USSR" stands for "Union of Soviet Socialist Republics".
Onun sözleri anlamsız.His words are meaningless.
Ben sadece birinin neden böyle bir şey yapacağını anlamaya çalışıyorum.I'm just trying to figure out why someone would do such a thing.
Ben bile anlamıyorum.Even I don't understand.
Onun söylediğinden bir sözcük bile anlamıyorum.I don't understand a word of what he says.
O, yaşamın anlamını bilmiyor.He doesn't know the meaning of life.
Onlar cep telefonlarının nasıl çalıştığını anlamıyorlar.They do not understand how mobile phones work.
Small ve little kelimeleri eş anlamlıdır.The words 'small' and 'little' are synonyms.
Onu kolaylıkla açıklayamıyorsan, onu hâlâ anlamıyorsun.If you can't explain it easily, you don't yet understand it.
Kimse anlamamasına rağmen ben her zaman gerçeği söylerim.Although no one understands, I always tell the truth.
Sen bunu anlamıyorsun, değil mi?You don't get it, do you?
İngiliz mizahını anlamıyorum.I don't understand British humour.
O İngiliz mizahından anlamaz.He doesn't understand British humour.
O İngiliz mizahından anlamıyor.She doesn't understand British humour.
Sen İngiliz mizahından anlamıyorsun.You don't understand British humour.
O, riskleri anlamıyor.He doesn't understand the risks.
O riskleri anlamıyor.She doesn't understand the risks.
Tom anlamaya çalışıyor.Tom is trying to understand.
O, işinin anlamsız olduğunu düşünüyor.He thinks his job is pointless.
Sanırım işim anlamsız.I think my job is pointless.
Ben bu espriyi anlamadım.I didn't understand this joke.
Onun esprileri anlamsızdır.His jokes are meaningless.
Senden gelen hiçbir şeyi anlamadım.I'd understand anything coming from you.
Bazen iyice anlamak için hata yapmalısın.Sometimes you should sometimes make a mistake to be properly understood.
Bu diyagramı anlamıyorum.I don't understand this diagram.
Bu grafiği anlamıyorum.I don't understand this chart.
Tom bir katot ve anot arasındaki farkı anlamıyor.Tom doesn't understand the difference between a cathode and an anode.
Bazı profesörler bu sorunu anlamıyor.Some professors don't understand this problem.
Bunun hepsi anlamsız görünüyor.It all seems pointless.
Anlamamaya devam ediyorum.I keep on not understanding.
Bir yanlış anlama olmalı.There must be a misunderstanding.
Sana söyleseydim anlamazdın.If I told you, you wouldn't understand.
Yaşlı insanlar zamanın yeni teknolojisini anlamakta zorluk çekiyor.Old people have difficulty understanding new technology of the time.
Benim imzam anlamlı, görkemli ve eşsizdir.My signature is meaningful, majestic and inimitable.
Artık neden onun beni sevmediğini anlamıyorum.I don't understand why she doesn't love me anymore.
Tatoeba'da kaç tane anlamlı cümle var?How many meaningful sentences can Tatoeba contain?
Bu cümlenin anlamını anlamak zorundayım.I have to understand the meaning of this sentence.
Merak etmeyin. O, Almanca anlamıyor.Don't worry. He doesn't understand German.
Merak etmeyin. O Almanca anlamıyor.Don't worry. She doesn't understand German.
Onun ne dediğini hiç anlamadım.I did not understand at all what he said.
O, iğnelemeyi anlamaz.He doesn't understand sarcasm.
O, kinayeden anlamıyor.She doesn't understand sarcasm.
Anlamadığın şeyden nefret etme!Don't hate something that you don't understand.
Hiçbir şey anlamadım.I have not understood anything.