Gördüğüm şey karşısında tam anlamıyla afallamıştım.I was literally stunned by what I saw.
Amnezi, "hafıza kaybı" anlamına gelir.Amnesia means "loss of memory".
Bir cümlenin bir dilde birden fazla anlamı olabilir.One sentence may have multiple meanings in one language.
Senin ne söylediğini anlamıyorum.I don't understand what you're saying.
Söylediğin şeyi anlamıyorum.I don't understand a thing you're saying.
Onun düşünme tarzını hiç anlamıyorum.I don't understand his way of thinking at all.
Pepperonili pizzanın neden bu kadar popüler olduğunu anlamıyorum.I don't understand why pepperoni pizza is so popular.
Söylediklerinin bir kelimesini anlamıyorum.I don't understand a word of what you're saying.
Bu işaret "yürüme" anlamına gelir.This signal means "don't walk."
Amerika Birleşik Devletlerinde bir el sallama "güle güle" anlamına gelir.In the United States, a wave means "good bye."
Hayır, Bayan Kunze'yi anlamıyorum.No, I don't understand Ms. Kunze.
Ben bazen onu anlamıyorum.I don't understand him sometimes.
"Tatoeba" Japoncada "örneğin" anlamına gelir."Tatoeba" in Japanese means "for example".
Şakayı anlamıyorum.I don't get the joke.
Bunun felaket anlamına geleceğini biliyorlardı.They knew this would mean disaster.
Bu, Florida'nın oyları tekrar sayması gerektiği anlamına geliyordu.This meant Florida had to count the votes again.
Daha fazla traktörler daha az at ve katır anlamına geliyordu.More tractors meant fewer horses and mules.
Sen o konuda hiçbir şey anlamıyorsun.You don't understand anything about it.
Neyin doğru ve neyin yanlış olduğu hakkında tartışmanın bir anlamı yok.There's no point arguing about what's true and what's false.
O, cümlenin kelime anlamını açıkladı.He explained the literal meaning of the sentence.
Sen şakalarımı asla anlamıyorsun.You never get my jokes.
Bir çeyreklik büyüme % 1.2, yıllık % 4,8 büyüme oranı anlamına gelir.A quarterly growth of 1.2% means an annual growth rate of 4.8%.
Anlamıyorsan sor.If you don't understand, ask.
Gölde kesinlikle yüzebilirsin fakat öyle yapmanın anlamı yok.You can certainly swim in the lake, but there is no sense in doing so.
Onun bir anlamı bile yok.That doesn't even make sense.
Kuantum mekaniğini anladığını düşünüyorsan, kuantum mekaniğinden anlamıyorsun.If you think you understand quantum mechanics, you don't understand quantum mechanics.
Eğer anlamıyorsan bir soru sor.If you don't understand, ask a question.
Hollandaca anlamıyorum. O zordur.I don't understand Dutch. It's difficult.
Bu şiiri anlamıyorum.I don’t understand this poem.
Bugün tuhaf hissediyorum ve nedenini anlamıyorum.I feel strange today and I don't understand why.
Bunun anlamı ne olabilir?What can be the meaning of this?
Tonlama çok önemlidir. Anlamı tamamen değiştirebilir.Intonation is very important. It can completely change the meaning.
Benim dil sınırlarım benim dünyamın sınırları anlamına gelir.The limits of my language mean the limits of my world.
Bütün kızların neden lezbiyen olmadıklarını anlamıyorum.I don't get why girls aren't all lesbians.
Bu makineyi nasıl çalıştıracağımı anlamıyorum.I can't figure out how to operate this machine.
Anlamıyorum ve anlamamaya alışkın değilim. Lütfen onu bir kez daha açıkla.I don't understand and I'm not used to not understanding. Please explain it once more.
Tamamen ve tam anlamıyla sana âşığım.I'm totally and completely in love with you.
Hayatın anlamı hakkında düşünüyorum.I've been thinking about the meaning of life.
Şimdi oraya gitmenin bir anlamı yok. Ben onların kapalı olduğundan eminim.There's no point going there now. I'm sure they are closed.
Paranın senin için anlamı nedir?What does money mean to you?
Senin bunu bilmemen, bunun bir yalan olmadığı anlamına gelmez.Just because you didn't know about it doesn't mean it is a lie.
Yazarın ne söylemeye çalıştığını anlamıyorum.I don't understand what the author is trying to say.
Anlamıyormuş gibi yapmayı bırak.Stop pretending to not understand.
Siz arkadaşların ne söylediğini anlamıyorum.I don't understand what you guys are saying.
Söylediğini tam olarak anlamıyorum.I don't quite understand what you are saying.
Söylediğinin bir anlamı yok.What you say makes no sense.
Tom anlamı olmayan bazı şeyler söyledi.Tom said some things that didn't make sense.
Tom bunu anlamıyor.Tom doesn't understand this.
Tom Fransızca anlamıyor.Tom doesn't understand French.
Tom Fransızcayı hiç anlamıyor.Tom doesn't understand French at all.
Tom dikkat etmediği için anlamıyor.Tom doesn't understand because he wasn't paying attention.
Tom Mary'yi yanlış anlamış görünüyor.Tom seems to have misunderstood Mary.
Tom Mary'nin niçin çok popüler olduğunu anlamıyor.Tom doesn't understand why Mary is so popular.
Tom Mary'nin neden ona kızdığını anlamıyor.Tom doesn't understand why Mary got angry with him.
Tom Mary'nin ne söylemeye çalıştığını anlamıyor.Tom doesn't understand what Mary is trying to say.
Tom onun erkek kardeşiyle çıkması için Mary'nin isteksizliğini anlamıyor.Tom doesn't understand Mary's reluctance to go out with his brother.
Tom Mary'yi anlamıyor.Tom doesn't understand Mary.
Tom bazen Mary'yi anlamıyor.Tom doesn't understand Mary sometimes.
Tom Mary'nin ne demek istediğini anlamıyor.Tom doesn't get what Mary means.
Bunu niçin yapmam gerektiğini anlamıyorum.I don't see why I need to do this.