anlamış ile cümle
anlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.Wtedy zrozumiałam, że potrzebny był im sposób na nawiązanie kontaktu z ojcami.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.В тот момент, я поняла, что девочкам необходимо поддерживать связь с отцами.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.Тогава осъзнах, че те трябваше да се сближат някък с бащите си.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.У цю хвилину я усвідомила, що дівчаткам був потрібен спосіб віднаходження спільної мови зі своїми татами.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.ברגע ההוא, ידעתי שהנערות האלה צריכות דרך להתחבר לאבות שלהן.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.في تلك اللحظة علمت ، أن الفتيات يحتاجون إيجاد طريقة للتواصل مع آبائهم.
O an, kızların babaları ile bağ kurmak için bir yola ihtiyaç duyduklarını anlamıştım.必要だと気づきました 私の運営する非営利団体 キャンプ・ディバでは
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.E então o Odisseu diz:
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.Entonces Odiseo dice, "Ya veo que lo hicieron bien.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.És aztán Odüsszeusz azt mondja: "Látom, hogy érted.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.Et puis Ulysse dit: "Je vois que vous y arrivez.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.그러자 오디세우스는, "니가 이해를 좀 하는구나.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.Lalu Odysseus berkata, "Baiklah, saya rasa kau mengerti.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.Odysseus zegt: "Ik zie dat je het kan.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.Pak Odysseus řekne: "Vidím, že to chápete.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.Poi Odisseo dice: "Vedo che avete capito.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.Så siger Odysseus: "Jeg kan se du har forstået det.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.Şi apoi Odiseu spune: "Văd că te-ai prins.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.Und dann sagt Odysseus: "Mir ist klar, dass du es verstanden hast.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.Và rồi Odysseus nói, "Được rồi, tôi có thể thấy là anh biết cách làm việc đó.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.Wtedy Odyseusz mówi: "Widzę, że dasz radę.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.Τότε ο Οδυσσέας λέει: "Βλέπω ότι ξέρεις τί πρέπει να κάνεις.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.А затем Одиссей говорит: "Я вижу ты всё понял.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.И след това Одисей казал: "Виждам, че ще се справиш.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.Тоді Одіссей сказав: "Гаразд, я бачу, що ви все зрозуміли.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.ואז אודיסאוס אומר, "אני רואה שהבנת.
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.حسناً فكوا وثاقي الان لكي نأكل العشاء
Odysseus şöyle devam eder; "Görüyorum ki anlamışsın.縄をほどいてくれ。夕食にしよう。」と言います。
Onda bir tuhaflık olduğunu anlamıştım.Ik wist dat er iets vreemds aan hem was.
Onda bir tuhaflık olduğunu anlamıştım.Je savais qu'il était bizarre.
Onda bir tuhaflık olduğunu anlamıştım.Od początku wiedziałem, że coś z nim nie tak.
Onda bir tuhaflık olduğunu anlamıştım.Sabía que había algo raro en él.
Onda bir tuhaflık olduğunu anlamıştım.Ştiam că e ceva ciudat cu el.
Onda bir tuhaflık olduğunu anlamıştım.Sudah kuduga ada yang aneh dengannya.
Onda bir tuhaflık olduğunu anlamıştım. Tanchi Hamamına bile gitmemiş..ידעתי שמשהו מוזר לגביו .הוא אפילו לא הלך לאמבטיית הטאצ'י
Onda bir tuhaflık olduğunu anlamıştım.Tôi đã biết vài điều kỳ lạ về anh ta.
Onda bir tuhaflık olduğunu anlamıştım.Věděl jsem, že je na něm něco zvláštního.
Onda bir tuhaflık olduğunu anlamıştım.Vedel sem, da je na njem nekaj čudnega.
Onda bir tuhaflık olduğunu anlamıştım.Знаех си, че има нещо странно в него.
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.He ymmärsivät ihmisnarratiivin voiman ja että ihmisarvo muuttuu, kehittyy ja kasvaa.
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.그들은 인간의 이야기의 힘과 우리가 인간에게 부여하는 가치인 변화, 진화와 성장을 이해하였습니다
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.Pochopili sílu lidského příběhu a hodnoty, které lidé uznávají jako proměnu, vývoj a růst.
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.Они понимали: мощь человеческой истории, значение и ценность человечества меняются, развиваются и растут.
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.Те са разбрали силата на човешкия опит и ценността на човека, който се променя, еволюира и развива.
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.הם הבינו את הכוח של הנרטיב האנושי והערך שאנחנו נותנים לאנשים כמשתנים, מתפתחים וגדלים.
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.فهموا قوة الأحداث البشرية والقيمة التي نعطيها للبشرية كالتغيير والتطور والنمو.
Onlar insanin gücünü anlamışlardı ve insanlara verilen değeri değişen, gelişen ve büyüyen bir dünyada.人間の価値を 変化し 進化し 成長していくものと捉えていました しかし彼らはもっと根本的なことも 分かっていました
Oradaki herkes projeyi anlamıştı. Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.Todos ali compreenderam o projecto. e depois colamos em todo o lado -- o monte todo.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı. Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.Wszyscy rozumieli nasz projekt, więc zaczęliśmy działać wszędzie -- na całym wzniesieniu.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Iedereen daar begreep het project.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Itt mindenki megértette a projektet.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Jeder dort verstand das Projekt.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.그 곳에 있던 누구나 이 프로젝트를 이해해줬습니다.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Mọi người ai cũng hiểu về dự án.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Semua orang di sana mengerti proyek ini.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Todos en el lugar comprendieron el proyecto.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Toţi de acolo au înţeles sensul proiectului.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Tout le monde là-bas a compris le projet.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Tutti capivano il senso del nostro progetto.
Oradaki herkes projeyi anlamıştı.Všetci tam projektu porozumeli.