anlamış ile cümle

anlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ben yaşlı bir adamım. ..."düşünce yapımızı anlamış görünüyor."Ik ben een oude man. ..."die schijnt de begrijpen hoe wij erover denken."
Ben yaşlı bir adamım. ..."düşünce yapımızı anlamış görünüyor."Jeg er en gammel mand. ..."der forstår hvordan vi tænker."
Ben yaşlı bir adamım. ..."düşünce yapımızı anlamış görünüyor."Jestem starszym człowiekiem. ..."kto wydaje się rozumieć o co chodzi."
Ben yaşlı bir adamım. ..."düşünce yapımızı anlamış görünüyor.""우리가 생각하는 방식을 이해해 주는 사람인것 같다"라고
Ben yaşlı bir adamım. ..."düşünce yapımızı anlamış görünüyor."Olen vanha äijä. ..."näyttää ymmärtävän ajattelutapamme."
Ben yaşlı bir adamım. ..."düşünce yapımızı anlamış görünüyor."Tôi là một ông già. ..."dường như thấu hiểu suy nghĩ của chúng ta."
Ben yaşlı bir adamım. ..."düşünce yapımızı anlamış görünüyor.""И разбира как мислим ние, младите."
Ben yaşlı bir adamım. ..."düşünce yapımızı anlamış görünüyor."Я старый человек. ... ", Кажется, понимает то, как мы думаем. "
Ben yaşlı bir adamım. ..."düşünce yapımızı anlamış görünüyor."נראה שמבין את הדרך"... ".בה אנו חושבים
Ben yaşlı bir adamım. ..."düşünce yapımızı anlamış görünüyor.""يبدو أن فهم طريقة تفكيرنا"...
Ben yaşlı bir adamım. ..."düşünce yapımızı anlamış görünüyor."私は作曲家でもある
Biliyoruz ki CG=2xGF Sanırım nereye gittiğini anlamışsınızdır.Stim ca CG, CG este egal cu 2 ori GF, 2 ori GF si cred ca stiti unde mergem.
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:이제 이게 얼마나 큰지 아실겁니다. : 실제 너비가 44미터 정도 되구요
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:44 Meter lang, 22 Meter im Durchmesser, 7 000 Tonnen schwer.
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır: 44 metre eninde 22 metre çapında, 7 bin ton.Bạn có cảm giác về kích cỡ -- 44 mét bề rộng, đường kính 22 mét, nặng 7,000 tấn.
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır: 44 metre eninde 22 metre çapında, 7 bin ton.Na utvorenie predstavy o veľkosti: šírka 44m, priemer 22 metrov, hmotnosť 7 000 ton.
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır: 44 metre eninde 22 metre çapında, 7 bin ton.Чтобы представить размер: ширина 44 метра, 22 метра в диаметре, вес 7 тысяч тонн.
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Aby wyobrazić sobie rozmiary:
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Anda dapat rasakan betapa besar ukurannya: lebarnya 44 meter,
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Ficam com alguma noção do tamanho:
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Het geeft je een idee van de afmeting:
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Hogy érzékeljük a méreteket:
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Man får en fornemmelse af størrelsen:
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Nekaj mer za boljšo predstavo:
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Per dare l'idea delle proporzioni. Largo 44 metri, diametro di 22, 7.000 tonnellate.
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Saatte jonkinlaisen käsityksen sen koosta:
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Se dan una idea del tamaño:
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Udělejte si představu o té velikosti:
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Vă puteți da seama de dimensiune:
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Αντιλαμβάνεστε το μέγεθος:
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Може да придобиете представа за размера му:
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:Усвідомте розмір:
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:אתם יכולים לקבל קצת תחושה של גודלו : רוחבו 44 מטר,
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:يمكنك الحصول على بعض الإحساس بالحجم:
Boyutlarını biraz anlamışsınızdır:直径が22メートルで 7000トンの重さ
Bu açıklamadan sonra neyin daha fazla enerjiye sahip olduğunu anlamışsınızdır diye düşünüyorum. -Credo che dovresti anche capire - cosa avrebbe più energia?
Bu açıklamadan sonra neyin daha fazla enerjiye sahip olduğunu anlamışsınızdır diye düşünüyorum. -Ihr habt sicher auch ein Gefühl dafür, was mehr Energie enthält?
Bu açıklamadan sonra neyin daha fazla enerjiye sahip olduğunu anlamışsınızdır diye düşünüyorum. -Myślę, że wyczuwacie co ma więcej energii.
Bu açıklamadan sonra neyin daha fazla enerjiye sahip olduğunu anlamışsınızdır diye düşünüyorum. -Také máte smysl pro to, co by mělo více energie.
Bu açıklamadan sonra neyin daha fazla enerjiye sahip olduğunu anlamışsınızdır diye düşünüyorum. -אני חושב שיש לך את ההבנה - שלמה תהיה יותר אנרגיה?
Bu bir kanıt değil ama sanırım neden işareti değiştirdiğimizi anlamışsınızdır. .Ahora, esto no es una prueba, pero creo voy a dar confort sobre por qué estás intercambiando el signo.
Bu bir kanıt değil ama sanırım neden işareti değiştirdiğimizi anlamışsınızdır. .Det er ikke et bevis, men det fortæller os, hvorfor vi omvender ulighedstegnet.
Bu bir kanıt değil ama sanırım neden işareti değiştirdiğimizi anlamışsınızdır. .이건 증명은 아니에요, 하지만 부호를 뒤집는거에 대한 이해는 도왔을 것 같네요.
Bu bir kanıt değil ama sanırım neden işareti değiştirdiğimizi anlamışsınızdır. .Nie jest to dowód, ale uzmysławia, dlaczego zmienia się znak.
Bu bir kanıt değil ama sanırım neden işareti değiştirdiğimizi anlamışsınızdır. .Nun, dies ist kein Beweis, aber ich denke, es werde Ihnen Komfort auf, warum Sie die Zeichen vertauschen sind.
Bu bir kanıt değil ama sanırım neden işareti değiştirdiğimizi anlamışsınızdır. .Teda, tohle není důkaz, ale myslím, že vám to ozřejmí, proč obracíte znaménko.
Bu bir kanıt değil ama sanırım neden işareti değiştirdiğimizi anlamışsınızdır. .Teda, to nie je dôkaz, ale myslím, že vám to ozrejmí, prečo obraciate znamienko nerovnosti.
Bu bir kanıt değil ama sanırım neden işareti değiştirdiğimizi anlamışsınızdır. .Сега, това не е доказателство, но си мисля, че ще ви улесни при обръщането на знака.
Bu bir kanıt değil ama sanırım neden işareti değiştirdiğimizi anlamışsınızdır. .Тепер, це - не доказ, але я гадаю, це має пояснити, чому треба міняти знак.
Bu bir kanıt değil ama sanırım neden işareti değiştirdiğimizi anlamışsınızdır. .الآن، هذا لا يعد اثبات، لكن اعتقد انني سأمنحكم الشعور بالراحة تجاه سبب قلب الاشارة
Bu bir kanıt değil ama sanırım neden işareti değiştirdiğimizi anlamışsınızdır. .ひっくり返すかの証明ではありません。 何かが大きいものがあり、両方の負を取ると
Bu çantaların aslında kendi fabrikalarında üretildiğini anlamıştım ve çantaların hepsi orjinaldi.Încet, am realizat că poșetele acelea erau produse în fabrica ei, fiecare dintre ele fiind autentică.
Bu çantaların aslında kendi fabrikalarında üretildiğini anlamıştım ve çantaların hepsi orjinaldi.불현듯 저는 그 가방들이 그녀가 일하는 공장에서 만들어진 것들이고, 그것들이 전부 가짜가 아닌 진짜라는 것을 깨닫게 되었습니다.
Bu çantaların aslında kendi fabrikalarında üretildiğini anlamıştım ve çantaların hepsi orjinaldi.Lassan sejteni kezdtem, hogy ezek a táskák az ő gyáraikban készültek, és minden egyes darabjuk eredeti.
Bu çantaların aslında kendi fabrikalarında üretildiğini anlamıştım ve çantaların hepsi orjinaldi.Perlahan-lahan jelas bagi saya bahwa tas-tas ini dibuat di pabrik mereka, dan semuanya asli.
Bu çantaların aslında kendi fabrikalarında üretildiğini anlamıştım ve çantaların hepsi orjinaldi.Počasi sem spoznala, da so te torbe izdelovali v tovarni, kjer dela, in prav vsaka je bila original.
Bu çantaların aslında kendi fabrikalarında üretildiğini anlamıştım ve çantaların hepsi orjinaldi.Poco a poco entendí que estos bolsos se hacían en su fábrica, y que cada uno de ellos era auténtico.
Bu çantaların aslında kendi fabrikalarında üretildiğini anlamıştım ve çantaların hepsi orjinaldi.Pomału docierało do mnie, że te torby były robione w ich fabryce, a każda z nich była oryginalna.
Bu çantaların aslında kendi fabrikalarında üretildiğini anlamıştım ve çantaların hepsi orjinaldi.Медленно до меня начало доходить то, что эти сумки были сделаны на их фабрике, и каждая из них была настоящей.
Bu çantaların aslında kendi fabrikalarında üretildiğini anlamıştım ve çantaların hepsi orjinaldi.Пізніше мені спало на думку, що ці сумочки зроблені на їхній фабриці, і кожна з них - оригінал.

İlgili Sayfalar