anlamış ile cümle

anlamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onun söylediğini anlamış olamazsın.You can't have understood what he said.
Bir bakalım iyi anlamış mıyım.Let's see if I've got that right.
Onu yanlış anlamış olabiliriz.We might have misunderstood her.
O, o şiiri anlamış gibi görünmüyor.He can't seem to understand that poem.
O sizi yanlış anlamış olabilir.He may have misunderstood you.
Bakar bakmaz bir sıkıntısı olduğunu anlamıştım.I could tell at a glance that she was in trouble.
Tom Mary'yi yanlış anlamış görünüyor.Tom seems to have misunderstood Mary.
Tom Mary'nin şiirini anlamış gibi yaptı.Tom pretended to understand Mary's poem.
Tom projenin amacını anlamış gibi görünmedi.Tom didn't seem to understand the purpose of the project.
Maksadı anlamış değilim.I don't see the point.
Bunun ne gibi bir fark yaratacağını anlamış değilim.I don't see how this changes anything.
Yanlış anlamış olmalıyım.I must have misunderstood.
Bunu kendi başlarına anlamışlardı.They figured it out on their own.
Tom ne olduğunu anlamış olmasına rağmen anlamamış gibi davrandı.Even though Tom understood what was going on, he pretended that he didn't.
Dediklerini anlamış gibi görünmüyordu.He didn't seem to understand what you were saying.
Tom muhtemelen Mary'nin John'un kız arkadaşı olduğunu şimdiye kadar anlamıştır.Tom has probably figured out by now that Mary is John's girlfriend.
Tom Mary'nin bahsettiği şeyi anlamış gibi kafasını salladı.Tom nodded as if he understood what Mary was talking about.
Ters anlamışsın.You've got it backwards.
Tersten anlamışsın.You've got it backwards.
Tersinden anlamışsın.You've got it backwards.
Olayı tersinden anlamışsın.You've got it backwards.
Konuyu tersten anlamışsın.You've got it backwards.
İşi tersinden anlamışsın.You've got it backwards.
Anlamış gibi görünmüyorsun Tom.You don't seem to get it, Tom.
Tom ne dediğimi anlamış gibi görünüyor.Tom seems to understand what I say.
Tom sizi yanlış anlamış olabilir.Tom may have misunderstood you.
Şimdi görüyorum ki, ilk bakışta cümleyi yanlış anlamışım.Now I see that I misunderstood the sentence at first glance.
Tom dediğini anlamış olamaz.Tom can't have understood what you said.
Tom Mary'yi yanlış anlamış olmalı.Tom must've misunderstood Mary.
"Hiçbir şey anlamıyorsun!" " Ben de anlamış gibi davranmıyorum.""You don't understand anything!" "I don't even pretend to."
Yanlış anlamış olmalısın.You must've misunderstood.
Tom açıklamanı anlamış gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to understand your explanation.
Köpek ne söylediğimi anlamış gibi havladı.The dog barked as if it understood what I'd said.
Anlamış olsan bile, bu açıklaması zor bir teori.Even having understood, it is a difficult theory to explain.
Üzgünüm. Birbirimizi yanlış anlamış olmalıyız. Ben dün geceden bahsettiğimizi sanıyordum.I'm sorry. We must have our wires crossed. I thought we were talking about last night.
Çok yanlış anlamışsın.You got that totally wrong.
Mary yanlış anlamış hissediyor.Mary feels misunderstood.
Tom olayı tamamen yanlış anlamış.Tom had it all wrong.
Sanırım Tom tekrar onu yanlış anlamış.I guess Tom got it wrong again.
Her şeyi yanlış anlamışım.I had it all wrong.
Bence Tom'un söylediğini yanlış anlamışsın.I think you misunderstood what Tom said.
Beni yanlış anlamış olabilirsiniz.You might've misunderstood me.
Tom, Mary'nin onu yapmaması gerektiğini anlamıştı.Tom realized Mary shouldn't do that.
Tom bunu anlamış gibi görünüyordu.Tom seemed to have figured it out.
Sami onu anlamıştı.Sami understood that.
Bir boklar karıştıracağınızı anlamıştım!I knew you were up to no good!
Tom'un söylediğini anlamış olamazsın.You can't have understood what Tom said.
Bir şeylerin yolunda gitmediğini hemen anlamıştım.I immediately knew something was wrong.
Şimdi anlıyorum ki Tom'un söylediklerini yanlış anlamışım.I now realize that I'd misunderstood what Tom said.
Ancak Theofanis Gregoras ile imparator arasındaki ilişkiyi yanlış anlamış olabilir.Theophanes, however, might have misunderstood the relation between Gregoras and the emperor.
Herkes gerçeğini anlamıştır.Everyone learns the truth.
Mühedisler ve bilim adamları kütle, kuvvet ve ağırlık arasındaki farkları anlamışlardır.Engineers and scientists understand the distinctions between mass, force, and weight.
Hoffmann aldatıldığını anlamıştır.Stefan realizes he has been deceived.
Kızkardeşler aldatılıp alaya alındıklarını anlamışlardır.The students claimed that they were misled and deceived.
Babamı gerçekte olduğu gibi, iyi bir şekilde karakterize edeceğini anlamıştım.I understand that they now portray my father in a better light, as he really was.
Burada su olduğunu anlamışlar.So they had water.
Eminim ki ne söylemek istediğimizi anlamışsınızdır.They have told us what they want to tell us.
Ama daha sonra birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini anlamışlardır.After sometime, they realized that they love each other.
Diğer hayvanlar onu test ettikten sonra onun iyi biri olduğunu anlamışlardır.So that when people look at him, they know that he was something great.
Nobel ödülü için ne kadar önemli olduğunu anlamış oldu.I haven't completely acknowledged the grandness of the award.

İlgili Sayfalar