anlam çıkarmak ile cümle
anlam çıkarmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.19
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bunların hepsi sayıların içinden anlam çıkarmak için kullandığımız matematiksel araçlar.These are all kind of mathematical tools for getting our heads around numbers.
Bunların hepsi sayıların içinden anlam çıkarmak için kullandığımız matematiksel araçlar.Het zijn allemaal wiskundige middeltjes om met getallen overweg te kunnen.
Bunların hepsi sayıların içinden anlam çıkarmak için kullandığımız matematiksel araçlar.Ini semua adalah berbagai alat Matematika yang digunakan seputar angka-angka.
Bunların hepsi sayıların içinden anlam çıkarmak için kullandığımız matematiksel araçlar.Isso são tipo ferramentas matemáticas para obter nossas cabeças ligadas em números.
Bunların hepsi sayıların içinden anlam çıkarmak için kullandığımız matematiksel araçlar.Son distintas herramientas matemáticas para lograr entender los números
Bunların hepsi sayıların içinden anlam çıkarmak için kullandığımız matematiksel araçlar.Sunt tot felul de mijloace matematice ca sa ajungem să înțelegem numerele.
Bunların hepsi sayıların içinden anlam çıkarmak için kullandığımız matematiksel araçlar.Це певного роду математичні знаряддя для утримання у наших головах чисел.
Bunların hepsi sayıların içinden anlam çıkarmak için kullandığımız matematiksel araçlar.Это все виды математических инструментов для получения наши головы вокруг чисел.
Bunların hepsi sayıların içinden anlam çıkarmak için kullandığımız matematiksel araçlar.これらの定義は、決してある日誰かが 太陽の表面にこれらの数式を見て、「おー、あれが宇宙の一部で
Elbette, bu duygudan bir anlam çıkarmak amacıylaAfin de rationnaliser cette sensation bien sûr,
Elbette, bu duygudan bir anlam çıkarmak amacıyla물론, 이게 말이 되는지 보려면,
Elbette, bu duygudan bir anlam çıkarmak amacıyla Vodoun'un bu tuhaf inancını anlamam gerekirdi.Oczywiście, aby nadać sensacji znaczenie, musiałem zrozumieć co nieco z tej niesamowitej wiary
Elbette, bu duygudan bir anlam çıkarmak amacıyla Vodoun'un bu tuhaf inancını anlamam gerekirdi.Para entender lo que se me pedía, tenía que conocer algo de esta notable religión: el vudú.
Elbette, bu duygudan bir anlam çıkarmak amacıyla Vodoun'un bu tuhaf inancını anlamam gerekirdi.Per dare un senso al miracoloso, avrei dovuto comprendere
Elbette, bu duygudan bir anlam çıkarmak amacıyla Vodoun'un bu tuhaf inancını anlamam gerekirdi.Um dieser Sensation einen Sinn zu geben musste ich natürlich etwas über diesen bemerkenswerten Glauben des
Elbette, bu duygudan bir anlam çıkarmak amacıyla Vodoun'un bu tuhaf inancını anlamam gerekirdi.Щоб дати собі раду, я мусив щось знати про це унікальне вірування - вудуїзм.
Elbette, bu duygudan bir anlam çıkarmak amacıylaכמובן שעל מנת להפוך סנסציה לסיפור הגיוני
Elbette, bu duygudan bir anlam çıkarmak amacıylaولكي أستوعب ذلك
Elbette, bu duygudan bir anlam çıkarmak amacıylaもちろん このセンセーショナルな対象を 理解するため ブードゥーの驚くべき信仰を 理解する必要がありました