anladım ile cümle

anladım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.Разбрах, че това е самата същност на изкуството.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.ואני הבנתי שזוהי התמצית של האמנות.
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.وقد إستوعبت أن هذا هو دور الفن حقاً وجوهره
Ve anladım ki bu sanatın en esaslı özüdür.これこそ私たちが音楽を作る理由です
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.Apercebi-me que, se sobrevivessem a um combate, seria porque os tínhamos chefiado bem.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.A uvědomil jsem si, že když by se vrátili z boje, pak by to bylo díky tomu, že jsme je dobře vedli.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.A uvedomil som si, že ak by sa vrátili z boja, bolo by to preto, lebo sme ich dobre viedli.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.Dan saya menyadari bahwa, jika mereka keluar dari pertempuran, itu karena kita memimpin mereka dengan baik.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.És ha visszatérnek az ütközetből, akkor az azért van, mert jól vezettük őket.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.Et j'ai réalisé que, s'ils revenaient du combat, ce serait parce que nous les aurions bien mené.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.Ho capito che, se fosse sopravvissuto in battaglia, sarebbe stato merito di chi lo ha guidato.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.Ik realiseerde me dat, als zij de gevechtssituatie uit kwamen, dat zou zijn omdat wij ze goed begeleid hadden.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.I uświadamiałem sobie, że jeśli ujdą cało z walki, to dlatego, że dobrze ich prowadziliśmy.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.우리가 병사들을 잘 이끈다면 전투에서 무사히 돌아오리라는 걸 깨닫게 됩니다
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.Mi-am dat seama că, dacă ies din luptă, ar fi pentru că i-am condus bine.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.Og jeg blev klar over at, hvis de kom ud af kamp, ville det være fordi vi førte dem godt an.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.Và nếu họ rời chiến trường đó là bởi vì chúng tôi dẫn đường cho họ ra khỏi đó.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.Y comprendí que si salían del combate, sería porque los guiamos bien.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.Και συνειδητοποίησα ότι, αν επέστρεφαν από τη μάχη, θα ήταν γιατί τους είχαμε οδηγήσει καλά.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.И още разбрах, че ако излязат от битката, това ще бъде, защото сме ги водили добре.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.И я осознал, что если бы они вернулись с боя, это бы произошло потому что мы хорошо их учили.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.והבנתי שאם הם יצאו מהקרב, זה יהיה בזכות שפיקדנו עליהם טוב.
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.وادرك انه ان نجى هؤلاء من المعركة فان ذلك لاننا استطعنا قيادتهم بصورة صحيحة
Ve anladım ki çarpışmadan sağ çıkarlarsa bu onları iyi yönlendirdiğimiz için olacaktı.我々の指示は適切だった ということです そこで私は自らの役割の重大さを 再確認しました
Ve anladım ki geçerli bir niyeti olan herkes herhangi bir çocuğu sevebilir.És rájöttem, hogy bárki szerethet egy gyereket, ha tényleg vágyik rá, hogy szeresse.
Ve anladım ki geçerli bir niyeti olan herkes herhangi bir çocuğu sevebilir."저는 빼앗김을 두 번 당한 것에 대한 용서를 구하려 기도합니다. "한번은 제가 바랬던 아이를, 한번은 제가 사랑했던 아들을요."
Ve anladım ki geçerli bir niyeti olan herkes herhangi bir çocuğu sevebilir."Я молю о прощении за то, чего дважды была лишена — такого ребёнка как я хотела и сына, которого любила".
Ve anladım ki geçerli bir niyeti olan herkes herhangi bir çocuğu sevebilir."אני מתפללת כאן לסליחה על שנשדדתי פעמיים, פעם נשלל ממני הילד שרציתי, ופעם - הבן שאהבתי."
Ve anladım ki geçerli bir niyeti olan herkes herhangi bir çocuğu sevebilir.إني أصلي هنا للمغفرة لأني سُلِبتُ مرتين، مرة طفلي الذي أردته وثم إبني الذي أحببته."
Ve anladım ki geçerli bir niyeti olan herkes herhangi bir çocuğu sevebilir.一度は私が望んだ子 そして もう一度は私が愛した子を」 それを聞き私は 強い意志さえあれば どんな人でも どんな子でも
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.A zjišťuji, že právě tajemství je katalyzátorem představivosti.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.E apercebo-me que o mistério é o catalisador da imaginação.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.E mi rendo conto che il mistero é il catalizzatore per l'immaginazione.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.Et je comprends que le mystère est le catalyseur de l'imagination.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.Ik besef dat mysterie de katalysator is voor verbeelding.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.그리고 저는 미스터리는 상상의 자극제라는걸 깨달았습니다
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.Megértettem, hogy a rejtély a képzelet katalizátora.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.Og jeg kan se, at mysterier er en katalysator for fantasien.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.Şi am realizat că misterul este catalizatorul pentru imaginaţie.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.Tajemnica to katalizator wyobraźni.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.Tajusin että arvoitukset ovat mielikuvituksen katalyytti.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.Und ich erkenne, dass Mysterien die Auslöser der Fantasie sind.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.Và tôi nhận ra rằng bí ẩn là chất xúc tác cho trí tưởng tượng.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.Y me di cuenta que el misterio es el catalizador para la imaginación.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.Και καταλαβαίνω ότι το μυστήριο λειτουργεί σαν καταλύτης για τη φαντασία.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.И я прихожу к тому, что загадка является катализатором воображения.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.Така осъзнах, че мистерията е катализатора на въображението.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.והגעתי למסקנה שמיסתורין הוא הזרז לדמיון.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.وأنا أدرك أن الغموض هو حافز للخيال.
Ve anladım ki gizem, hayal gücü için en iyi katalizör.そんなにすごい考えではないかもしれませんが 時として-
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Am înţeles că, în suferinţa sa,
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Comprendí que con ese sufrimiento, el mundo islámico había estado gritando.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Ho capito che nella sua sofferenza il mondo islamico stava chiedendo aiuto.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Ich begriff, dass die islamische Welt durch ihr Leiden um Hilfe gerufen hatte.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Ik begreep dat in haar lijden, de Islamitische wereld het uitgeschreeuwd had.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.J'ai compris que dans sa souffrance,
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.저는 이러한 고통 속에서 이슬람 세계가
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Megértettem, hogy szenvedésében az iszlám világ segítségért kiáltott.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Percebi que, no seu sofrimento, o mundo islâmico tinha estado aos gritos.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Pogrążony w cierpieniu świat islamski krzyczał do nas.

İlgili Sayfalar