anladım ile cümle
anladım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Mary dinledi kadar "wutherin" ne anlama geldiğini bilmek ve o vermedi anladım.Mary vidste ikke hvad "wutherin '" betød indtil hun lyttede, og hun forstået.
Mary dinledi kadar "wutherin" ne anlama geldiğini bilmek ve o vermedi anladım.Mary wist niet wat "wutherin '" betekende totdat ze luisterde, en toen begrepen.
Mary dinledi kadar "wutherin" ne anlama geldiğini bilmek ve o vermedi anladım.Mary wusste nicht, was "wutherin" bedeutete, bis sie hörte, und dann hat sie verstanden wird.
Mary dinledi kadar "wutherin" ne anlama geldiğini bilmek ve o vermedi anladım.메리는 그녀가 말을 때까지 "wutherin '"무슨 의미인지 알아, 그리고 그녀는 않았어요 이해.
Mary dinledi kadar "wutherin" ne anlama geldiğini bilmek ve o vermedi anladım.Μαίρη δεν ήξερε τι "wutherin" σήμαινε μέχρι άκουγε, και τότε κατανοητή.
Mary dinledi kadar "wutherin" ne anlama geldiğini bilmek ve o vermedi anladım.Мария не знае какво е "wutherin", "означава, докато тя слушаше, а след това тя разбрани.
Mary dinledi kadar "wutherin" ne anlama geldiğini bilmek ve o vermedi anladım.Мария не знала, что "wutherin" означало, пока она не слушала, а потом понял.
Mary dinledi kadar "wutherin" ne anlama geldiğini bilmek ve o vermedi anladım.Марія не знала, що "wutherin" означало, поки вона не слухала, а потім зрозумів.
Mary dinledi kadar "wutherin" ne anlama geldiğini bilmek ve o vermedi anladım.מרי לא ידעה מה "wutherin" נועד עד שהיא הקשיבה, ואז היא מובן.
Mary dinledi kadar "wutherin" ne anlama geldiğini bilmek ve o vermedi anladım.مريم لم تكن تعرف ما هي "wutherin" يعني حتى انها استمعت ، ومن ثم فإنها مفهومة.
Mary dinledi kadar "wutherin" ne anlama geldiğini bilmek ve o vermedi anladım.理解。 それは、ラウンド急いで轟音のその中空震えのソートを意味し、家を丸める必要があります
MoMA'daki 13 yılım boyunca düşündüklerimi daha da iyi anladım.모마에서 몸담았던 13년동안 생각해 온 것을 더욱 잘 새기게 됩니다
MoMA'daki 13 yılım boyunca düşündüklerimi daha da iyi anladım.על מה חשבתי 13 שנים מאז שהגעתי לMoMA.
MoMA'daki 13 yılım boyunca düşündüklerimi daha da iyi anladım.مما كنت أفكر به لمدة 13 عاماً ، حتى منذ أن حصلت على متحف الفن الحديث.
MoMA'daki 13 yılım boyunca düşündüklerimi daha da iyi anladım.私は イタリア人です イタリアではデザインが身近にあります
Nasıl mı anladım?Como é que eu consegui?
Nasıl mı anladım?Jak jsem to pochopil?
Nasıl mı anladım?إذاً كيف وجدتها أنا؟
Ne demek istediğini gayet iyi anladım.Kesinlikle bunun ne anlama geldiğini biliyorum.
Ne demek istediğini gayet iyi anladım.Kesinlikle bunun ne anlama geldiğini biliyorum.
Ne demek istediğini gayet iyi anladım.Ne demek istediğini anlıyorum.
Ne demek istediğini gayet iyi anladım.Ne demek istediğini anlıyorum.
Ne demek istediğini gayet iyi anladım.Ne demek istediğini çok iyi anlıyorum.
Ne demek istediğini gayet iyi anladım.Ne demek istediğini gayet iyi anladım.
Ne demek istediğini gayet iyi anladım.Ne demek istediğini tam olarak biliyorum.
Ne demek istediğini gayet iyi anladım. Neden burda olduğunu söylim sana .Neden burada olduğnu açıklayayım.
Ne demek istediğini gayet iyi anladım.Sanırım ne demek istediğinizi anlıyorum.
Ne demek istediğini gayet iyi anladım.Tam olarak ne demek istediğini anlıyorum.
Ne demek istediğini gayet iyi anladım.Tam olarak ne demeye çalıştığını anlıyorum.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Acum, am ştiut imediat ce vroia să spună.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Capii immediatamente cosa intendeva.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Et j'ai tout de suite su ce qu'il voulait dire.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Eu percebi logo o que ele queria dizer.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Ich wusste sofort, was er meinte.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Ik wist meteen wat hij bedoelde.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Jakoś od razu wiedziałem o co mu chodzi.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.저는 바로 그가 의미하는 것을 알았습니다.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Na most én egyből tudtam, hogy mit akar.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Ngay lập tức tôi hiểu ngay ý cậu là gì.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Och jag fattade direkt vad han menade.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Okamžitě jsem věděl, co má na mysli.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Okamžite som vedel, čo to znamená.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Saya segera tahu apa yang dimaksudnya.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Y de inmediato supe a qué se refería.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Εγώ αμέσως κατάλαβα τι εννοούσε.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Веднага разбрах какво има предвид.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.И я сразу понял, что он имел в виду.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.Я тоді одразу зрозумів, що він мав на увазі.
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.ואני מיד הבנתי למה הוא מתכוון
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.وعلى الفور عرفت ما الذي قصده .
Ne demeye çalıştığını hemen anladım.当時少年だった私の
"Nemo'yu Bulmak" filmini Bob Peterson'la yazarken anladım.제가 밥 피터슨과 "니모를 찾아라"를 쓰고 있었을 때 였습니다.
"Nemo'yu Bulmak" filmini Bob Peterson'la yazarken anladım.כשכתבתי עם בוב פיטרסון את "למצוא את נמו".
"Nemo'yu Bulmak" filmini Bob Peterson'la yazarken anladım.حين كنت أكتب "البحث عن نيمو" مع بوب بيترسون
"Nemo'yu Bulmak" filmini Bob Peterson'la yazarken anladım.この結びつけざるを得ないしかけを 「2 + 2 の法則」と呼びました
Nereden mi anladım, üzerlerine semer vurulmuş, eyerleri var.Nosí sedla.
Nereden mi anladım, üzerlerine semer vurulmuş, eyerleri var.Sie tragen sogar Sattel.
Nereden mi anladım, üzerlerine semer vurulmuş, eyerleri var.Ze dragen in feite zadels.
Nereden mi anladım, üzerlerine semer vurulmuş, eyerleri var.Вони мають сідла.
Nereden mi anladım, üzerlerine semer vurulmuş, eyerleri var.في الواقع هي ترتدي سروج.