Şüpheciliğini anlayabiliyorum.I can understand your skepticism.
Bana ne oldu böyle, anlamıyorum.I can't imagine what got into me.
Oldukça anlayamıyorum.I can't quite understand.
Problemi anlayamıyorum.I can't understand the problem.
Ben bunu anlayamıyorum.I can't understand this.
Bir saat önce anlaşma kapandı.I closed the deal an hour ago.
Onları bilmek istiyorsan onları sana anlatabilirim.I could tell you all the details if you want to know them.
Hiç kimseye anlatamadım.I couldn't tell anyone.
Tom'un söylediği tek sözü anlayamadım.I couldn't understand a word Tom said.
Bir kelime anlayamadım.I couldn't understand a word.
Tom'un niçin ayrılmak istediğini anlayamadım.I couldn't understand why Tom wanted to leave.
Tom'un niçin okulu bırakmak istediğini anlayamadım.I couldn't understand why Tom wanted to quit school.
Eğer sağ kulağını deldirirsen bu eşcinsel olduğun anlamına gelir.If you get your right ear pierced, that means you're gay.
Onu anlamadım.I didn't get that.
Bunun büyük bir anlaşma olduğunu bilmiyordum.I didn't know it was a big deal.
Ne olduğunu gerçekten anlamadım.I didn't really understand what was happening.
Ben anladığını umuyorum.I do hope you understand.
Onu anlamanı beklemiyorum.I don't expect you to understand it.
Bunu anlamanı beklemiyorum.I don't expect you to understand this.
Bu soruyu anlamadım.I don't understand that question.
Bunu hiç anlamıyorum.I don't understand this at all.
Kadınları anlamıyorum.I don't understand women.
Büyük anlaşmanın ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what the big deal is.
Mary'ye tüm hikayeyi anlattım.I told Mary the whole story.
Sen Mary'ye bütün hikayeyi anlattın.You told Mary the whole story.
O, tüm hikayeyi Mary'ye anlattı.He told Mary the whole story.
Bütün hikayeyi Mary'ye anlattı.She told Mary the whole story.
Jane, Mary'ye bütün hikayeyi anlattı.Jane told Mary the whole story.
Senin mizah anlayışını sevmiyorum.I don't like your sense of humor.
Sevmediğim insanlarla anlaşma yapmam.I don't make deals with people I don't like.
Bunun ne anlama geldiğini gerçekten bilmiyorum.I don't really know what that means.
Ben gerçekten problemi anlamıyorum.I don't really understand the problem.
Ne olduğunu gerçekten anlamıyorum.I don't really understand what just happened.
Onun nasıl mümkün olabileceğini anlamıyorum.I don't see how that could be possible.
Bunun nasıl senin işlerinden herhangi biri olduğunu anlamıyorum.I don't see how that is any of your business.
Onun nasıl mümkün olacağını anlamıyorum.I don't see how that would be possible.
Bunun ne gibi bir faydası olacak, anlamadım.I don't see how that would help.
Bu neyi değiştirecek, anlamadım.I don't see how this changes anything.
Bunun ne gibi bir fark yaratacağını anlamış değilim.I don't see how this changes anything.
Bunu nasıl görmezden gelebileceğini anlamıyorum.I don't see how you can ignore this.
Başka ne yapabileceğimizi anlamıyorum.I don't see what else we can do.
Büyük anlaşmanın ne olduğunu görmüyorum.I don't see what the big deal is.
Ne hakkında çok endişeli olduğunu anlamıyorum.I don't see what you're so concerned about.
Fransızca konuşmuyorum ama onu biraz anlayabiliyorum.I don't speak French, but I can understand it a bit.
Ne dediğini Tom'un anladığını sanmıyorum.I don't think Tom understands what you're saying.
Ne olduğunu Tom'un anladığını sanmıyorum.I don't think Tom understands what's going on.
Senin durumu anladığını sanmıyorum.I don't think you understand the situation.
Ben bunun nasıl meydana geldiğini anlamıyorum.I don't understand how this could have happened.
Tom'un bunu nasıl yapabildiğini anlamıyorum.I don't understand how Tom could do this.
Onu nasıl söyleyebileceğini anlamıyorum.I don't understand how you can say that.
Ne olmuş olabileceğini anlamıyorum.I don't understand what could have happened.
Az önce burada ne olduğunu anlamıyorum.I don't understand what just happened here.
Tom'un burada ne yaptığını anlamıyorum.I don't understand what Tom is doing here.
Bana ne olduğunu anlamıyorum.I don't understand what's happening to me.
Bize ne olduğunu anlamıyorum.I don't understand what's happening to us.
Nerede hata yaptığımı anlamıyorum.I don't understand where I went wrong.
Tom'un niçin seni buraya getirdiğini anlamıyorum.I don't understand why Tom brought you here.
Tom'un niçin benden hoşlanmadığını anlamıyorum.I don't understand why Tom doesn't like me.
Tom'un niçin şemsiyesini arabada bırakacağını anlamıyorum.I don't understand why Tom would leave his umbrella in the car.
Hayallerimi sana anlatmak istemiyorum.I don't want to tell you my dreams.