anlaştık ile cümle
anlaştık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ana ve baba danışıp anlaştıktan sonra sütten kesmek isterse, ikisine de bir günah yoktur.But if the couple desire by mutual consent and consultation to wean, then it is no fault in them.
İki lider uzlaşma sağlayamamasına karşın müzakereleri sürdürme konusunda anlaştıkları bildiriliyor.The two leaders failed to reach a compromise, but have reportedly agreed to further talks.
Joviç, "Sadece gelecekte anlaşmaya varacağımız konusunda anlaştık," dedi."We just agreed that we will achieve an agreement in the future," said Jovic.
Açıklamada, liderlerin gelecek yılki devlet bütçesini hazırlamada anlaştıkları da belirtildi.They also saw eye to eye on drafting the state budget for next year, the statement indicated.
O andan itibaren bir şekilde anlaştık." [1]From then on we got along famously.[1][page needed]
Romalılar anlaştıkları kadar altını getirmişti ama Brennus, ağırlıkların üstüne kılıcını da attı.The Romans brought the gold, but claimed that the provided weights were rigged in the Gauls' favor.
İkisi anlaştıktan sonra tekrar çocuklara dönerler.Nach dem Streit versöhnen sie die beiden wieder.
17 Nisan 2007'de New York Red Bulls, sezonun ikinci transferi olarak Ángel ile anlaştıklarını açıkladı.Am 17. April 2007 veröffentlichten die New York Red Bulls, dass Ángel verpflichtet werden solle.
Anlaştıktan 2 hafta sonra Triple H ve Undertaker ringde idi.Le lundi 21 février 2011, Triple H et l'Undertaker font leur retour.
Bir fiyat üzerinde anlaştık.Ci siamo accordati su un prezzo.
Maçtaki şartlarda anlaştıktan sonra ikisi el sıkıştı.Dopo il match, i due (entrambi face) si strinsero la mano.
Onun yerine başka bir isimle anlaştıklarını belirtti.Prima di lui la carica aveva un'altra denominazione.
Toro Rosso, 31 Ekim 2012 tarihinde 2013 sezonu için Ricciardo ile tekrar anlaştıklarını açıkladı.Em 31 de outubro de 2012, Toro Rosso anunciou a renovação do contrato de Ricciardo para a temporada 2013.
Maçtaki şartlarda anlaştıktan sonra ikisi el sıkıştı.Po pojedynku obie uścisnęły sobie ręce.
Reid ile anlaştıktan sonra Gaga, Eylül 2006'da Def Jam ile sözleşme imzaladı.Ріда, у вересні 2006 підписав Ґаґу під Def Jam.
İkisi anlaştıktan sonra tekrar çocuklara dönerler.Oba hoši se tímto rozhovorem zase udobří.
Reid ile anlaştıktan sonra Gaga, Eylül 2006'da Def Jam ile sözleşme imzaladı.Reid, Gaga a primit un contract cu casa de discuri în luna septembrie 2006.
Biz bir eylem planı hazırlamak için anlaştık.Am căzut de acord să pregătim un plan de acțiune.
Reid ile anlaştıktan sonra Gaga, Eylül 2006'da Def Jam ile sözleşme imzaladı.Reid, Gaga dikontrak oleh Def Jam pada bulan September 2006.
Reid ile anlaştıktan sonra Gaga, Eylül 2006'da Def Jam ile sözleşme imzaladı.Sau 1 bài kiểm tra năng lực, Hager ký một bản hợp đồng với WWE vảo giữa năm 2006.
Anlaştıktan 2 hafta sonra Triple H ve Undertaker ringde idi.Triple H tỉnh dậy thì bị Undertaker Chokeslam, Undertaker pin 2 lần đếm.
Lig TV'den izin alan takımlar kendi anlaştıkları TV kanallarıyla iç saha maçlarını yayınlatabilir.스트리머들은 본인의 방송 채널에서 원하는 게임과 원하는 방송 테마로 영상을 송출할 수 있다.
Toro Rosso, 31 Ekim 2012 tarihinde 2013 sezonu için Ricciardo ile tekrar anlaştıklarını açıkladı.На 31 октомври 2012 г. Торо Росо обяви преподписването на Рикардо за сезон 2013.
Toro Rosso, 31 Ekim 2012 tarihinde 2013 sezonu için Ricciardo ile tekrar anlaştıklarını açıkladı.2012 m. spalio 31 d. „Toro Rosso“ pranešė, kad pratęsia Ricciardo kontraktą 2013 m. sezonui.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.100億円の売り上げを達成しました しかし結局失敗だったのです
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.50개의 기업들이 참여했고, 200개의 상품들이 나왔고, 1억불의 판매고를 달성했습니다.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.50 aziende si sono aggregate, sono venuti fuori 200 prodotti che hanno generato vendite per 100 milioni.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.50 bedrijven tekenden, 200 produkten kwamen op, produceerden 100 miljoen in omzet.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.50 công ty gia nhập, 200 sản phẩm ra đời, tạo ra 100 triệu đô la doanh thu.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.50 de companii s-au înscris, 200 de produse au ieșit pe piață, au generat 100 milioane de dolari în vânzări.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.50 entreprises inscrites, 200 produits sortis, qui ont généré 100 millions de ventes.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.50 Firmen machten mit, 200 Produkte entstanden, die 100 Millionen Dollar erwirtschafteten.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.50 společností se přihlásilo, vzniklo 200 produktů, v prodeji vidělali 100 milionů.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.50 компаний подписались, 200 продуктов выпустилось собрав 100 милионов на продажах.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.50 фирми се включиха, 200 продукта излязоха наяве, генерирахме 100 милиона продажби.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.50 شركة تحالفت معنا، 200 منتج ظهروا، مردود 100 مليون من المبيعات.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.Firmamos con 50 compañías y sacamos al mercado 200 productos que generaron 100 millones en ventas.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.Inscreveram-se 50 empresas, comercializaram-se 200 produtos, e geraram 100 milhões em vendas.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.Zapisało się 50 firm, wypuszczono na rynek 200 produktów, wygenerowano 100 milionów ze sprzedaży.
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.הצטרפו 50 חברות, יוצרו 200 מוצרים, שהביאו 100 מיליון במכירות.
Ama, dikkat ediniz Ben sadece bir kere anlatırım. Anlaştık mı?Aber passe gut auf, denn ich werde alles nur ein einziges Mal sagen.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?Aber Sie müssen das mit der Welt teilen.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?하지만 여러분은 그 미래를 전 세계와 공유해야 합니다. 이해하셨나요?
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?Ma dovrete condividerla con il resto del mondo.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?Mas têm que partilhá-lo com o mundo.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?Но только при условии, что вы расскажете о будущем всему миру.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?Но ще трябва да го споделите със света.
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?אבל עליכם לגלות זאת לעולם, נכון?
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?لكن عليك مشاركة ما شاهدت مع العالم أجمع.حسن؟
Ancak bunu bütün dünya ile paylaşmanız gerekiyor. Anlaştık mı?好奇心を抑えきれず あなたは賭けに乗ってしまいます
Anlaştık, al hadi.Aqui esta, adelante.
Anlaştık, al hadi.Ini, ambillah.
Anlaştık, al hadi.여기, 가져가
Anlaştık, amca.Este o afacere, unchiul.
- Anlaştık.- Chuyện gì?
- Anlaştık.Dedek!
- Anlaştık. - Görüşürüz.- Aku tahu. - sampai jumpa.
- Anlaştık. - Görüşürüz.- Aku tahu. - sampai jumpa.
- Anlaştık. - Görüşürüz.En tout cas, je paierai ton repas, ou tout ce que tu veux.
- Anlaştık.- Ik weet het.