anlaştık ile cümle

anlaştık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Karım ve ben bir tatil planı üzerinde anlaştık.My wife and I agreed on a holiday plan.
Biz erken başlamak için anlaştık.We agreed to start early.
Biz kendi aramızda anlaştık.We agreed among ourselves.
Pekala, anlaştık.All right. It's a deal.
Biz indirim oranı üzerinde anlaştık.We have agreed on the rate of discount.
Hepimiz erken gitmemiz gerektiği konusunda anlaştık.We all agree that we should leave early.
Biz bir strateji hazırlamak için anlaştık.We agreed to elaborate a strategy.
Biz bir eylem planı hazırlamak için anlaştık.We agreed to elaborate an action plan.
Bir fiyat üzerinde anlaştık.We agreed on a price.
Biz her şey üzerinde anlaştık..We have agreed on everything.
2.30'da anlaştık.We agreed on 2:30.
Anlaştık, sonra görüşürüz.Agreed, see you later.
Bunun küçük bir tören olması konusunda anlaştık.We agreed it would be a small ceremony.
Biz bir kere deneyeceğimize anlaştık.We agreed we'd give it a shot.
Nihayet bir şey üzerinde anlaştık.Finally, we agree on something.
Anlaştık mı?Do we have a deal here?
Biz anlaştık.We agreed.
Sonunda bir şey üzerinde anlaştık.We finally agree on something.
Tamam, anlaştık.Done, agreed.
Biz hepimiz anlaştık.We all got along.
Hepimiz Tom'la anlaştık.We all agreed with Tom.
Biz bütün çocukların birlikte kalacakları konusunda anlaştık.We agreed that all the kids would stay together.
Tom ve ben bir şey üzerinde anlaştık.Tom and I agree on something.
Tom ve ben birbirimizle anlaştık.Tom and I agreed with each other.
Tom ve ben anlaştık.Tom and I agreed.
Tom ve Mary'nin çok iyi anlaştıklarından çok memnunum.I'm so glad Tom and Mary get along so well.
Tom'la anlaştık.We agreed with Tom.
Tom ve ben birlikte çalışmak konusunda anlaştık.Tom and I agreed to work together.
Toro Rosso, 31 Ekim 2012 tarihinde 2013 sezonu için Ricciardo ile tekrar anlaştıklarını açıkladı.On 31 October 2012, Toro Rosso announced the re-signing of Ricciardo for the 2013 season.
Mehr-i Müsemma: Tarafların akitten önce konuşarak üzerinde anlaştıkları mehirdir.They drank together before parting with each other.
Kutsal olanın tanrıların ittifakla anlaştıkları şey olduğunu ileri sürer.It appears that Guðhere wishes to take the gold that Waldere has with him.
Reid ile anlaştıktan sonra Gaga, Eylül 2006'da Def Jam ile sözleşme imzaladı.Reid, Gaga was signed to Def Jam in September 2006.
Onun yerine başka bir isimle anlaştıklarını belirtti.I don't care if you put another name on it.
Bununla birlikte, İnanılmaz Örümcek Adam için anlaştıktan sonra rolü almadı.He does not seem to trust Spider-Man.
Sonra anlaştık.So we hired on.
Bu bir nevi, yeni başlayanlar için ekonomide yaşananları anlatan bir kopya kağıdı. Anlaştık mı?So, if you've been gone, this is the easy CliffsNotes on what's happened in the economy.
Anlaştık mı? Fazla merak öldürürmüş. İddiayı üstlendiniz.OK, curiosity killed the cat, you take the bet, you look at the crystal ball.
Sadece en küçüğün kazanacağında anlaştık.We just said the lowest point is the winner.
-Anlaştık mı? -Evet komutanım. Pekala.I will make you believe, you understand?
Ve bunu denemenizi istiyorum, anlaştık mı?And I'm going to ask you to practice that, OK?
Anlaştık mı? Burada renkli noktaların olduğu iki tane pano var.So we have two panels here, of colored dots.
Gelmelisin anlaştık mı?You have to come, okay?
- Anlaştık.- I know.
Öyleyse anlaştık.So we have an agreement.
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?You are all smelling pretty much the same thing, OK?
Bu da Cis 3 Hegzantiol ve curuk yumurta gibi kokar, anlastik mi?This is cis-3-hexene-1-thiol, and this smells of rotten eggs, OK?
Yani %1, 100 TL çarpı 1.01, bu da eder 101 TL, anlaştık mı?So 1%, 1.01 times 100, that's just $101, right?
Anlaştık mı, herkes hazır mı?Right, everybody ready?
Anlaştık mı?OK?
50 şirketle anlaştık, 200 ürün çıktı, 100 milyon tane satıldı.50 companies signed up, 200 products came out, generated 100 million in sales.
Anlaştık mı? Adam: Mutlu sonu olan bir hikaye.And it has a happy ending.
Yarın sen de gülümsemek zorundasın, anlaştık mı?You too, have to smile tomorrow, ok?
Anlaştık tamam mı?We've been compromised.
Morgan pek anlaştık gibi durmuyoruz.Are you... are you, look, are you being serious?
Bütün her şeyi baştan düşündüm ve sonunda hepimiz anlaştık.So I rethought the whole thing, and then we all came to a consensus.
Anlaştık, al hadi.Here, go ahead.
Peki, anlaştık.Agreed.
Anlaştık, amca.It's a deal, Uncle.
Anlaştık! <br />Bana güven ve endişe etme!Deal! Don't worry and depend on me!
Büyük bir plak şirketiyle anlaştık.We sign with a major label.

İlgili Sayfalar