anlaştı ile cümle

anlaştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık.Lalu mereka setuju, "Baiklah. Yang akan kami lakukan adalah menyetujui sebuah standar umum kode etik.
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık.Sie einigten sich: "Okay, wir einigen uns auf gemeinsame Standards, einen Verhaltenskodex.
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık.Tak súhlasili, "Áno. Čo urobíme, je, že odsúhlasíme základné štandardy, kódy správania.
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık.Vì vậy họ thống nhất, "Được rồi. Điều ta sẽ làm là thống nhất một bộ tiêu chuẩn và quy tắc ứng xử chung.
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık.Wat we doen is het eens worden over een gemeenschappelijke set van normen, een gedragscode.
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık.Więc przytaknęli: "Dobrze, w takim razie wprowadzimy jednolite standardy, wzory postępowania.
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık."Добре. Ще се съгласим на общи стандарти, на правила за поведение.
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık.Компанії погодились з тим, що необхідно створити загальний звід стандартів, кодекс поведінки.
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık.והם הסכימו, "בסדר, הבה נסכים על מערכת תקנים משותפים,
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık.فاتفقوا و قالوا: الذي سنقوم به اننا سنتفق على مجموعة من المعايير،
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık.「私たちは共通の基準と行動規範において 同意したことを行います。
Öyleyse anlaştık.Così ci possiamo mettere d'accordo.
Öyleyse anlaştık.Damit wir zu einer Einigung gelangen.
Öyleyse anlaştık.Entonces tenemos un acuerdo.
Öyleyse anlaştık.Joten meillä on sopimus.
Öyleyse anlaştık.모두 동의 하신걸로 알겠습니다.
Öyleyse anlaştık.Ne-am înţeles, deci.
Öyleyse anlaştık.Nous avons un arrangement.
Öyleyse anlaştık.Umowa stoi.
Öyleyse anlaştık.Zijn we het eens?
Öyleyse anlaştık.Договорились.
Öyleyse anlaştık.Споразумяхме се, значи.
Öyleyse anlaştık.אז אנחנו מסכימים.
Öyleyse anlaştık.اتفقنا.
Öyleyse anlaştık.誰にいい手を 配りましょうか?
Peki, anlaştık.D'accord.
Peki, anlaştık.De acord.
Peki, anlaştık.Einverstanden.
Peki, anlaştık.Megegyeztünk.
Peki, anlaştık.Souhlasím.
Peki, anlaştık.Договорились.
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.A gdy było rano, weszli w radę wszyscy przedniejsi kapłani i starsi ludu przeciwko Jezusowi, aby go zabili;
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.A když bylo ráno, vešli v radu všickni přední kněží a starší lidu proti Ježíšovi, aby jej na smrt vydali.
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.A keď bolo ráno, uradili sa všetci najvyšší kňazi a starší ľudu proti Ježišovi, aby ho vydali na smrť,
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.Ðến sáng mai, các thầy tế lễ cả và các trưởng lão trong dân hội nghị nghịch cùng Ðức Chúa Jêsus để giết Ngài.
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.새벽에 모든 대제사장과 백성의 장로들이 예수를 죽이려고 함께 의논하고
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.Men da det var blevet Morgen, holdt alle Ypperstepræsterne og Folkets Ældste Råd imod Jesus for at aflive ham.
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.Mikor pedig reggel lõn, tanácsot tartának mind a fõpapok és a nép vénei Jézus ellen, hogy õt megöljék.
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.Mutta aamun koittaessa kaikki ylipapit ja kansan vanhimmat pitivät neuvoa Jeesusta vastaan tappaaksensa hänet;
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.Pagi-pagi sekali, semua imam kepala dan pemimpin Yahudi membuat keputusan untuk membunuh Yesus
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.И спомни си Петър думата на Исуса, Който беше рекъл: Преди да изпее петелът, три пъти ще се отречеш от Мене.
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.Як же настав ранок, зробили раду всі архиєреї й старші людські
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.ויהי לפנות הבקר ויתיעצו כל ראשי הכהנים וזקני העם על ישוע להמיתו׃
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.ولما كان الصباح تشاور جميع رؤساء الكهنة وشيوخ الشعب على يسوع حتى يقتلوه.
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.到 了 早 晨 、 眾 祭 司 長 和 民 間 的 長 老 、 大 家 商 議 、 要 治 死 耶 穌
Sabah olunca bütün başkâhinlerle halkın ileri gelenleri, İsayı ölüm cezasına çarptırmak konusunda anlaştılar.到了 早晨 、 眾祭司 長和 民間 的 長老 、 大家 商議 、 要 治 死 耶穌
Son olarak destek şarkısını söylememde bana yardım etmenizi rica ediyorum. Anlaştık mı?В конце я бы хотел, чтобы вы помогли мне спеть экологичную песню. ок?
Sonra anlaştık.Also haben wir weiter eingestellt.
Sonra anlaştık.Aşa că am angajat mai departe.
Sonra anlaştık.Así que salimos.
Sonra anlaştık.Bác a měl kšeft.
Sonra anlaştık.Chúng tôi tiếp tục công việc.
Sonra anlaştık.Così abbiamo iniziato.
Sonra anlaştık.Então, ele foi contratado.
Sonra anlaştık.우리는 강행 했습니다.
Sonra anlaştık.Nous avons accepté la mission alors.
Sonra anlaştık.Úgyhogy felvettünk a helyére új tanulót.
Sonra anlaştık.Więc pracowaliśmy dalej.
Sonra anlaştık.Wij namen andere mensen aan.
Sonra anlaştık.Кінцем, він найнявся.

İlgili Sayfalar