anlaştı ile cümle
anlaştı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gelmelisin anlaştık mı?Devi venire, va bene?
Gelmelisin anlaştık mı?Du måste komma, okej?
Gelmelisin anlaştık mı?Du musst kommen, okay?
Gelmelisin anlaştık mı?Je moet komen, oké?
Gelmelisin anlaştık mı?Kau harus datang, oke?
Gelmelisin anlaştık mı?Res moraš priti, prav?
Gelmelisin anlaştık mı?Trebuie sa vii, ok?
Gelmelisin anlaştık mı?Tu dois venir, ok ?
Gelmelisin anlaştık mı?Πρέπει να έρθεις, εντάξει;
Gelmelisin anlaştık mı?Ты должна придти, ладно?
Gelmelisin anlaştık mı??את חייבת לבוא, טוב
Gelmelisin anlaştık mı?يجب عليكِ المجيء، حسنًا ؟
Gelmelisin anlaştık mı?おい こんなんで何してるんだ?
Halk Sağlığı Bakanlığı bünyesinde çalışmak ve bu yaklaşımın lobisini yapmak için benimle anlaştı.고용하여 공중 보건에 관해 일할 수 있도록 위임하였습니다.
Halk Sağlığı Bakanlığı bünyesinde çalışmak ve bu yaklaşımın lobisini yapmak için benimle anlaştı.הצטרפה ושכרה אותי לעבוד במשרד הבריאות הציבורית, כדי לקדם את הגישה הזו.
Halk Sağlığı Bakanlığı bünyesinde çalışmak ve bu yaklaşımın lobisini yapmak için benimle anlaştı.بتكفل مشروعي وعملت مع وزارة الصحة العامة لكي ندعم هذا الحل
Halk Sağlığı Bakanlığı bünyesinde çalışmak ve bu yaklaşımın lobisini yapmak için benimle anlaştı.このアプローチを広めるために 私を雇ってくれました うまくいったのです
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?Các bạn đều đang ngửi thấy mùi giống nhau, đúng không?
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?Ihr riecht alle mehr oder weniger genau das gleiche, OK?
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?Jullie ruiken nu allemaal ongeveer hetzelfde.
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?여러분 모두가 사실 똑같은 냄새를 맡고 있지요.
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?Mind kb. ugyanazt az illatot érzik, oké?
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?Mirosiţi cu toţii cam acelaşi lucru, OK?
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?State annusando più o meno tutti la stessa cosa, d'accordo?
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?Todos están oliendo más o menos lo mismo, ¿de acuerdo?
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?Vous êtes tous en train de sentir à peu près la même chose.
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?Wszyscy czujecie mniej więcej to samo.
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?Μυρίζετε όλοι πάνω-κάτω το ίδιο πράγμα, εντάξει;
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?Вы все нюхаете примерно то же самое, хорошо?
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?Усещате до голяма степен една и съща миризма, нали така?
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?כולכם מריחים בערך אותו דבר, בסדר?
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?انتم تشمون نفس الشئ تقريبا.. اتفقنا؟
Hepiniz gayet de aynı şeyi kokluyorsunuz, anlaştık mı?人によって匂いの感じ方はいくらか違うと言いますが
Her seferinde farklı bir kişi. Aynı kişi cevaplamayacak. Öyleyse anlaştık.Så olika personer... hela tiden, så att inte samma person kan svara så att vi har en överenskommelse.
Her şey anlaştığımız gibi olacak.Andrā tutto come d'accordo.
Her şey anlaştığımız gibi olacak.Het zal allemaal correct verlopen zoals we hadden afgesproken.
Her şey anlaştığımız gibi olacak.Neboj sa, všetko bude tak, ako sme sa dohodli.
Her şey anlaştığımız gibi olacak.Neboj se, vše bude tak, jak jsme se dohodli.
Her şey anlaştığımız gibi olacak.Не бе, всичко ще бъде, както сме се разбрали.
Interaction Design instute ve K3 of Malmö, okullarıyla anlaştılar.Interaction Design Institute и K3 из Malmö, покупку 50 штук каждой.
Interaction Design instute ve K3 of Malmö, okullarıyla anlaştılar.Interaction Design Institute та K3 з Malmö, купівлю 50 штук кожною.
Interaction Design instute ve K3 of Malmö, okullarıyla anlaştılar.l'Interaction Design institute, et le K3 de Malmö (Suède), en achètent 50 chacune.
Interaction Design instute ve K3 of Malmö, okullarıyla anlaştılar.معهد إيفريا للتصميم النتفاعلي، ومع 3ك من مالمو لشراء 50 وحدة. لقد كانت بداية موفقة
Kira güvencesini kiraya verene lira sözleşmesinde anlaştığınız tarihe kadar ödeyin.Betala hyresgarantin senast på det datum som överenskommits i hyresavtalet.
Kira güvencesini kiraya verene lira sözleşmesinde anlaştığınız tarihe kadar ödeyin.El alquiler se pagará al arrendador antes de la fecha establecida en el contrato.
Kira güvencesini kiraya verene lira sözleşmesinde anlaştığınız tarihe kadar ödeyin.Maksa vuokratakuu vuokranantajalle siihen päivään mennessä, joka on sovittu vuokrasopimuksessa.
Kira güvencesini kiraya verene lira sözleşmesinde anlaştığınız tarihe kadar ödeyin.Vous devez verser la caution au loueur d'ici la date convenue dans le contrat de location.
Kira güvencesini kiraya verene lira sözleşmesinde anlaştığınız tarihe kadar ödeyin.Вам необходимо заплатить гарантийный задаток арендодателю по истечении даты, оговоренной в договоре аренды.
Kira güvencesini kiraya verene lira sözleşmesinde anlaştığınız tarihe kadar ödeyin.ادفع رهن الإيجار للمؤجِّر ضمن مهلة أقصاها ذلك اليوم المتفق عليه في عقد الإيجار.
Kira güvencesini kiraya verene lira sözleşmesinde anlaştığınız tarihe kadar ödeyin.押金应在租赁合同上标注的日期前支付给房东。支付了押金后,您通常可获得房租钥匙。
Noel arifesinde teslim etmek yerine daha uzun sürede teslim etmesi konusunda anlaştıklarını söylerlerdi.크리스마스 아침이 되자마자 선물을 뜯는 방법 대신 우리 가족은 산타에게 좀더 시간을 주기로 산타할아버지와 합의했다고 했어요.
Noel arifesinde teslim etmek yerine daha uzun sürede teslim etmesi konusunda anlaştıklarını söylerlerdi.la nostra famiglia avrebbe dato a Babbo Natale un po' più di tempo.
Noel arifesinde teslim etmek yerine daha uzun sürede teslim etmesi konusunda anlaştıklarını söylerlerdi.שזכתה לפתוח את ההפתעות שקיבלה על הבוקר בחג המולד, המשפחה שלנו נהגה לתת לסנטה קצת יותר זמן.
Noel arifesinde teslim etmek yerine daha uzun sürede teslim etmesi konusunda anlaştıklarını söylerlerdi.الذين اول شيئ هو ان يفتحون مفاجآتهم صباح عيد الميلاد، أسرتنا تعطي بابا نويل مزيدا من الوقت.
Noel arifesinde teslim etmek yerine daha uzun sürede teslim etmesi konusunda anlaştıklarını söylerlerdi.サンタが来る時間が遅いわけ 来る時間は 大ミサが行われるクリスマスの朝9時
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık."Bien. Estamos de acuerdo en un conjunto común de normas, en un código de conducta.
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık."Certo, vamos acordar um conjunto de normas comuns, "um código de conduta.
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık.Ce vom face e să convenim la un set comun de standarde, un cod de conduită.
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık.Così si accordarono, "Ok. Faremo così: stabiliamo un insieme di standard comuni, un codice di condotta.
"Ortak standartlar grubu ve davranış kuralları üzerinde... ...ne yapacağımız hakkında anlaştık.그래서 기업들은 동의했습니다. "좋습니다. 우리가 할 것은