anlaşmaya ile cümle

anlaşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..Aigoo, già ve la intendete bene proprio come una coppia sposata.
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..Aigoo, hai đứa đã thân thiết cứ như vợ chồng vậy.
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..Aigoo, ihr kommt schon gut miteinander klar genauso wie ein verheirates Paar.
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..Aigoo, jullie gaan al zo goed met elkaar om net zoals een getrouwd koppel.
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..Aigoo, już się dobrze dogadujecie, tak jak małżeństwo.
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..Aigoo, kelakukan kalian seperti pasangan yang sudah menikah.
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..Aigoo, ni kommer redan så bra överräns precis som ett gift par.
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..Aigoo, tako dobro se razumeta, kot da bi bila že poročena.
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..Aigoo, vous vous entendez déjà bien juste comme un couple marié.
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..Vai, va intelegi deja bine, exact ca un cuplu casatorit.
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..Αϊγκού, ήδη τα πηγαίνετε καλά σαν ένα παντρεμένο ζευγάρι.
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..Боже, да вы уже ладите друг с другом, как женатая парочка.
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..אייגו, אתם כבר מסתדרים בדיוק כמו זוג נשוי
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..ايقو, أنتما متفقان جدا مثل المتزوجين
Aman aman, daha şimdiden evli bir çift gibi iyi anlaşmaya başladığınızı görüyorum..私がいたら気を遣うだろう 私はすぐ帰るから
Anayasa’nın ekleri olan aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmaya varmışlardır:De akten van bekrachtiging zullen worden nedergelegd bij de regering van de Italiaanse Republiek.
Anayasa’nın ekleri olan aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmaya varmışlardır:HAN ACORDADO las siguientes disposiciones, que se incorporarán como anexo a la Constitución:
Anayasa’nın ekleri olan aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmaya varmışlardır:Hanno convenuto le disposizioni seguenti, allegate alla Costituzione:
Anayasa’nın ekleri olan aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmaya varmışlardır:PRIJALI nasledovné ustanovenia, ktoré sú prílohou Zmluvy o založení Ústavy pre Európu:
Anayasa’nın ekleri olan aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmaya varmışlardır:Sont convenues des dispositions mentionnées ci-après, annexées à la Constitution:
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Aber wir haben eine Vereinbarung zum Klimawandel erreicht.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık. Amerika bu konuda ilk düzenlemesini yaptıMa abbiamo trovato un accordo sul cambiamento climatico.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Dar ne-am pus de acord in ce priveste schimbarea climatica.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.De mi már egyezségre jutottunk a klímaváltozás kérdésében.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Doszliśmy jednak do porozumienia w sprawie zmian klimatu.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.그러나 우리는 기후변화에 대해 합의를 봤지요.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Maar we hebben een klimaatakkoord bereikt.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Mais nous avons obtenu un accord sur le changement climatique.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Nhưng chúng ta đã đạt tới một hiệp định về biến đối khí hậu.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Pero llegamos a un acuerdo sobre el cambio climático.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.(Risos) Mas chegámos a um acordo sobre o mudança do clima.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Но ние наистина постигнахме споразумение по климатичната промяна.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.Тем не менее, нам удалось прийти к соглашению в отношении климатических изменений.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.אך נגיע להסכם בנושא שינויי האקלים.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.و لكننا توصلنا إلى إتفاق بشأن تغيرات المناخ.
Ancak iklim değişkiliğiyle ilgili bir anlaşmaya vardık.アメリカは最初の決定を下しました
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Aber sie gaben sich damit zufrieden! Kein Gegenangebot!
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Ale přijali to. Žádná protinabídka.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Dar au căzut la înţelegere. Nici o contra ofertă.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Jednak zawarli ugodę. Bez kontrpropozycji.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.하지만 그들은 합의했습니다. 어떠한 역제안도 없었습니다.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Maar ze schikten. Geen tegenbod.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Ma hanno patteggiato. Nessuna controproposta.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Mais ils ont accepté. Pas de contre-proposition.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Mas eles fizeram um acordo. Sem contra-oferta.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Men de indgik forlig. Intet modforslag.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Nhưng họ đã dàn xếp. Không có lời đề nghị lại,
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Sin embargo, aceptaron. No hubo contraoferta.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Αλλά δέχθηκαν. Δεν υπήρχε καμία αντιπρόταση.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Але вони припинили судовий розгляд. Без зустрічної пропозиції.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Но они пошли на соглашение. Без встречного предложения.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.Но те се съгласиха. Нямаше контра оферта.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.אבל הם התפשרו. לא היתה הצעה נגדית.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.لكنهم قاموا بالتسوية. بدون أي عرض مضاد.
Ancak karşı teklif olmadan anlaşmaya vardılar.なんの対案もありませんでした さて 先ほど言及したとおり
Anlaşmaya göre, sizin işinize karışmadığımız sürece yolculuğumuza devam edebilecektik.Acordamos que mientras no interfiriéramos, nos dejarían seguir nuestro camino.
Anlaşmaya göre, sizin işinize karışmadığımız sürece yolculuğumuza devam edebilecektik.Aftalen var, at vi kunne fortsætte, hvis vi ikke forstyrrede jer.
Anlaşmaya göre, sizin işinize karışmadığımız sürece yolculuğumuza devam edebilecektik.Avtalet var att om vi inte störde er fick vi fortsätta vårt sökande.
Anlaşmaya göre, sizin işinize karışmadığımız sürece yolculuğumuza devam edebilecektik.L'accordo era che se non interferivamo, ci avreste lasciato andare avanti.
Anlaşmaya göre, sizin işinize karışmadığımız sürece yolculuğumuza devam edebilecektik.Meidän piti saada jatkaa matkaamme, jos emme puutu toimiisi.
İlgili Sayfalar