anlaşmaya ile cümle
anlaşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Sonunda anlaşmaya vardık.We came to an agreement in the end.
İki saatlik tartışmadan sonra bir anlaşmaya vardık.We arrived at an agreement after two hours' discussion.
İki ülke bu ihtilaf üzerine politik bir anlaşmaya vardı.The two countries came to a political settlement over this dispute.
Hatırı sayılır bir tartışmadan sonra, alıcı ve satıcı anlaşmaya vardı.After considerable argument, the buyer and the seller finally came to terms.
Anlaşmaya isteği dışında imza attırıldı.He was made to sign the contract against his will.
O onunla anlaşmaya geldi.He came to terms with her.
Onlar ateşkes şartları üzerinde anlaşmaya vardılar.They agreed on cease-fire terms.
Onunla anlaşmaya karar verdik.We decided to make a deal with him.
Anlaşmaya varmamız gerekiyor.We need to come to an agreement.
Onları anlaşmaya teşvik etti.He urged them to come to an agreement.
Birçok Amerikalı anlaşmaya karşı çıktı.Many Americans opposed the treaty.
Sanırım bir anlaşmaya varmamızın zamanıdır.I think it's time for us to come to an agreement.
Tom ve Mary bir anlaşmaya vardılar.Tom and Mary reached an agreement.
Tom ve Mary bir anlaşmaya varamadılar.Tom and Mary failed to reach an agreement.
Bir anlaşmaya varabileceğimize eminim.I'm sure we can come to an agreement.
Bu karşılıklı anlaşmaya dayalıydı.It was consensual.
İnşallah ortağım seninle anlaşmaya varabilir.I hope my partner can come to an agreement with you.
Onlar sözde bir anlaşmaya vardılar.They supposedly have reached a deal.
Bir anlaşmaya vardığımıza sevindim.I'm glad we reached an agreement.
Biz zaten bir anlaşmaya vardık.We have already reached an agreement.
Biz toplantının sonunda bir anlaşmaya vardık.We reached an agreement at the end of the meeting.
İki devletin bir anlaşmaya varması gerekiyor.The two states should reach an agreement.
Biz anlaşmaya vardık.We made a bargain.
Bizimle anlaşmaya vardın.You made a bargain with us.
Biz bir fiyat üzerinde bir anlaşmaya vardık.We came to an agreement on a price.
Biz sizin koşullarınızla anlaşmaya hazırız.We are agreeable to your conditions.
Tüm partiler için kabul edilebilir bir anlaşmaya sonunda ulaşıldı.An agreement acceptable to all parties was finally reached.
Herkes bir anlaşmaya vardı.Everybody came to an agreement.
Tom onunla anlaşmayacak.Tom won't agree to that.
Tom ve Mary anlaşmaya vardı.Tom and Mary came to an understanding.
Biz henüz anlaşmaya varmadık.We haven't yet closed the deal.
Onlar bir anlaşmaya vardı.They came to an understanding.
Tom ve ben anlaşmaya vardık.Tom and I made a bargain.
Sendika ve şirket yeni sözleşme konusunda anlaşmaya vardı.The union and the company have agreed upon a new contract.
Biz bir anlaşmaya vardık.We've come to an arrangement.
Bir anlaşmaya varmak zorundayız.We have to come to some agreement.
Bu anlaşmaya nasıl vardık?How did we get this deal?
Herhangi bir anlaşmaya vardınız mı?Did you reach any agreement?
Bu konu geçmişte zaten sıcak bir şekilde tartışılmış ancak anlaşmaya varılamamıştır.This topic has already been hotly debated in the past, but no agreement was reached.
Tom ve ben bir anlaşmaya vardık.Tom and I reached an agreement.
Sami, savcı ile anlaşmaya vardı.Sami cut a deal with the prosecutor.
Sami polislerle anlaşmaya varmayı umuyordu.Sami hoped to cut a deal with the cops.
Henüz bir anlaşmaya varılamadı.No deal has been reached yet.
Anlaşmaya göre İngiltere 200 mil bölgesini kabul etti.According to the agreement Britain accepted the 200 mile zone.
Anlaşmaya göre büyük kuzeni kovulmak zorundaydı.Under the agreement, his older cousin had to be fired.
Daha sonra orada Bischoff'la tanıştı ve anlaşmaya vardı.He later met Bischoff there and came to a deal.
Basit konuları tartışmak saatler alıyor ve anlaşmaya varılamıyordu."It takes hours to discuss simple issues and can't reach agreement."
İzvolski, Aehrenthal ile herhangi bir anlaşmaya vardığını reddetti.Izvolsky denied having reached any agreement with Aehrenthal.
Big Show, daha sonra Carlito Caribbean Cool ve koruması Matt Morgan ile anlaşmaya vardı.Big Show subsequently feuded with Carlito Caribbean Cool and his bodyguard, Matt Morgan.
Anlaşmaya varıldı ve 629 yazında Pers birlikleri Mısır'dan çıkmaya başladı.An agreement was reached, and in the summer of 629, the Persian troops began leaving Egypt.
Anlaşmaya katıldılar ve Theofanous, özellikle de “Gimme” şarkısını özellikle yazdı.They agreed and Theofanous wrote the song "Gimme" especially for the occasion.
Her iki davada da anlaşmaya varıldı.In both cases, a compromise was reached.
Kru, Ağustos ayında Kanada Ekibi ile anlaşmaya başladı.The Kru began feuding with Team Canada in August.
Oyuncu Niko'nun Dimitri'den intikam almasıyla ya da onunla anlaşmaya varmasıyla bitmektedir.Niko must either strike a deal with Dimitri, or exact revenge on him.
2009'un Ağustos ayında Walsh, Adriyatik Ligi takımı Union Olimpija ile anlaşmaya vardı.In August 2009, Walsh signed with the Adriatic League club Union Olimpija.
Astro Studios, Zune HD'nin alüminyum muhafazasını tasarlamak üzere anlaşmaya vardı.Astro Studios was contracted to design the Zune HD's aluminium casing.
2012'de bir anlaşmaya varılmıştır.An agreement was reached in 2012.
Big Show önümüzdeki haftalarda Corre ile anlaşmaya vardı.Big Show feuded with The Corre in the following weeks.
23 Ekim 2010'da bir başka Türk takımı Aliağa Petkim ile anlaşmaya vardı.On October 23, 2010, he agreed to a deal with another Turkish team Aliağa Petkim.
1156'da Hohenstaufen İmparatoru Frederick Barbarossa Welflerle anlaşmaya gitti.In 1156 the Hohenstaufen Emperor Frederick Barbarossa approached a settlement with the Welfs.
İlgili Sayfalar