anlaşılmaz ile cümle

anlaşılmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
O kadar zor ve anlaşılmaz bir şey değil.Не е кой знае каква сложнотия.
O kadar zor ve anlaşılmaz bir şey değil.Это не так и сложно.
Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.교과서에 쓰인 말들은 정말 이해할 수 없어요.
Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.le langage dans leurs manuels était vraiment incompréhensible.
Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.שהשפה בספר הלימוד שלהם היתה באמת בלתי-מובנת.
Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.اللغة في كتب المنهج كانت حقاً مبهمة.
Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.先ほどの私の話をまとめると
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.A však jako by neznámou řečí a cizím jazykem mluvil lidu tomuto,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.A wszakże jakoby nieznajomą mową, i językiem obcym mówił do ludu twego.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.¡Ciertamente, con balbuceo de labios y en otro idioma hablará Dios a este pueblo
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Con labbra balbettanti e in lingua straniera parlerà a questo popol
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Da, po ljudstvu brbljavih usten in tujega jezika bo govoril temu ljudstvu,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ei bine! Prin nişte oameni cu buze bîlbăitoare şi cu vorbirea străină va vorbi poporului acestuia Domnul.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ezért dadogó ajakkal és idegen nyelven fog szólni e néphez,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Hé bien! c`est par des hommes aux lèvres balbutiantes Et au langage barbare Que l`Éternel parlera à ce peuple.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Istotne bude hovoriť blabolajúcou, nesrozumiteľnou rečou a iným jazykom tomuto ľudu,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ja, med lallende Læber, med fremmed Mål vil han tale til dette Folk,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.-- Ja väl, genom stammande läppar och på ett främmande tungomål skall han tala till detta folk,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Ja, ved folk med stammende leber og i et annet tungemål skal han tale til dette folk,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.그러므로 생소한 입술과 다른 방언으로 이 백성에게 말씀하시리라
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Na verdade por lábios estranhos e por outra língua falará a este povo;
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Niin, sopertavin huulin ja vieraalla kielellä hän on puhuva tälle kansalle,
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Vậy nên Ðức Giê-hô-va sẽ dùng môi lạ lưỡi khác mà phán cùng dân nầy.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Vậy nên Ðức_Giê - hô-va sẽ dùng môi lạ lưỡi khác mà phán cùng_dân nầy .
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.διοτι με χειλη ψελλιζοντα και με αλλην γλωσσαν θελει ομιλει προς τουτον τον λαον
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.За то лепечущими устами и на чужом языке будут говорить к этому народу.
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.Наистина с гъгниви устни и с друг език Ще говори на тия люде
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.כי בלעגי שפה ובלשון אחרת ידבר אל העם הזה׃
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.انه بشفة لكناء وبلسان آخر يكلم هذا الشعب
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.先 知 說 、 不 然 、 主 要 藉 異 邦 人 的 嘴 唇 、 和 外 邦 人 的 舌 頭 、 對 這 百 姓 說 話
Öyle olsun, o zaman RAB bu halka yabancı dudaklarla, anlaşılmaz bir dille seslenecek.先知說 、 不然 、 主要 藉異 邦 人 的 嘴唇 、 和 外邦人 的 舌頭 、 對這 百姓 說話
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.그렇지 않으면 그들은 우리가 어디에서부터 왔는지 알 수 없을 껍니다.
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.Liederen gebruiken we om te communiceren met mensen, die anders niet hadden begrepen waar we het over hebben.
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.Мы общаемся с людьми с помощью песни. Иначе люди могли бы не понять, откуда мы пришли.
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.שאחרת לא היו מבינים מהיכן אנחנו באים.
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.الذين لم يكونوا ليفهموا من أين جئنا بغير ذلك.
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.長々と政治の話をしても
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Az is problémát jelentett, hogy a tankönyv nyelvezete valóban felfoghatatlan.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Dalším problémem bylo, že jazyk v jejich učebnicích byl skutečně nesrozumitelný.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Een ander probleem was dat de taal in hun handboek echt onbegrijpelijk was.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Ein anderes Problem lag in der wirklich unverständlichen Sprache ihres Lehrbuchs.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Ett annat problem var att språket i deras lärobok var totalt obegripligt.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Inny problem: język w podręcznikach jest naprawdę niezrozumiały.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Iný problém je aj to, že jazyk v ich učebniciach bol úplne nezrozumiteľný.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.O altă problemă era limbajul folosit în manuale - era de neînțeles.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Ora un altro problema era che il linguaggio dei libri di testo era davvero incomprensibile.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Otro problema es que el lenguaje de los libros de texto era realmente incomprensible.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Outro problema é que a linguagem nos livros deles era incompreensível.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Še ena težava je, da je bil jezik v učbeniku resnično nerazumljiv.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Sekarang masalah lain adalah bahwa bahasa dalam buku teks mereka benar-benar tidak dapat dimengerti.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Τώρα ένα άλλο πρόβλημα ήταν ότι η γλώσσα στο βιβλίο τους ήταν πραγματικά ακατανόητη.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Има и друг проблем - учебниците се пишат на напълно неразбираем език.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Іншою проблемою є те, що мова сучасних підручників є дійсно малозрозумілою.
Şimdi bir başka problem ise Okul kitaplarındaki dilin tamamen anlaşılmaz olması.Следующая проблема заключалась в том, что язык, которым были написаны учебники, был уж точно непостижим.
Şükür ki programlama sadece özel kişilerin yapabildiği anlaşılmaz bir yetenek değil.Felizmente, a programação não é uma habilidade obscura que só as pessoas especiais podem ter.
Şükür ki programlama sadece özel kişilerin yapabildiği anlaşılmaz bir yetenek değil.Fortunatamente, programmare non è quella misteriosa abilità che solo alcune persone speciali possiedono.
Şükür ki programlama sadece özel kişilerin yapabildiği anlaşılmaz bir yetenek değil.Gelukkig is programmeren niet iets dat alleen hele slimme, bijzondere mensen kunnen.
Şükür ki programlama sadece özel kişilerin yapabildiği anlaşılmaz bir yetenek değil.Glücklicherweise ist Programmieren keine magische Fähigkeit, die nur besondere Menschen lernen können.
Şükür ki programlama sadece özel kişilerin yapabildiği anlaşılmaz bir yetenek değil.Heldigvis er programmering ikke sådan en tilsløret evne, som kun specielle mennesker kan klare.
Şükür ki programlama sadece özel kişilerin yapabildiği anlaşılmaz bir yetenek değil.Heureusement, la programmation n'est pas réservée à certaines personnes.

İlgili Sayfalar