anlıyoruz ile cümle

anlıyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Yani bu sorunu buramızla anlıyoruz ama buramızla anlayamıyoruz.זה כאילו האורות דולקים, אבל אף אחד לא בבית בקשר לדמוגרפיה
Yani bu sorunu buramızla anlıyoruz ama buramızla anlayamıyoruz.كأننا نفهم الموضوع هنا و لكنه لا يصلنا هنا.
Yani bu sorunu buramızla anlıyoruz ama buramızla anlayamıyoruz.誰もこの問題に全く取り組もうとしません
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Ainsi, à travers le micro-blogging, nous sommes en mesure de comprendre la jeunesse chinoise encore mieux.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Aşadar, prin intermediul microblogging-ului. putem să-i înţelegem mai bine pe tinerii Chinei.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Así que mediante el microblogging podemos entender a la juventud china mucho más.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.A tak vďaka mikroblogu máme možnosť ešte lepšie porozumieť čínskej mládeži.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Através dos microblogues, podemos compreender a juventude chinesa ainda melhor.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Dus door microblogging kunnen we de jeugd nog beter begrijpen.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Jadi melalui microblog, kita juga mampu memahami pemuda China dengan lebih baik.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Mikrobloggaamisen kautta pystymme ymmärtämään kiinalaisia nuoria entistä paremmin.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Như vậy thông qua sử dụng tiểu blog, chúng ta thậm chí có thể hiểu rõ hơn thanh niên Trung Quốc.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Poprzez mikroblogi jesteśmy w stanie zrozumieć chińską młodzież nieco lepiej.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Preko mikrobloganja torej lažje razumemo kitajsko mladino.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Quindi tramite il microblogging, siamo in grado di capire anche meglio i giovani cinesi.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Så igennem mikroblogging er vi i stand til at forstå kinesisk ungdom endnu bedre.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.So können wir durch Microblogging die chinesische Jugend noch besser verstehen.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Takže díky mikroblogům dokážeme mladé Číňany pochopit lépe.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Έτσι, διαμέσου του μικρομπλόκιγκ, είμαστε σε θέση να κατανοήσουμε καλύτερα την Κινέζικη νεολαία.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Отже, за допомогою мікроблогів, ми взмозі навіть ліпше зрозуміти, китайську молодь.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Така че чрез микроблогове, ние можем да разберем китайските младежи още по-добре.
Yani mikrobloglar sayesinde, Çin gençliğini çok daha iyi anlıyoruz.Я думаю, что с помощью микроблога мы можем ещё лучше понять молодое поколение китайцев.
Yani, şunu anlıyoruz ki eğim 3/4 ve y-kesişim noktası da 10.따라서 기울기는 3/4 이고 굳이 신경쓰자면
Yani, şunu anlıyoruz ki eğim 3/4 ve y-kesişim noktası da 10.اذاً هنا، الميل هو 3/4 وتقاطع y، اذا كنا نهتم
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.Afinal, ela só queria empilhar os Siftables.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.Blijkt dat hij enkel de Siftables wou stapelen.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.Chciał tylko ułożyć Siftable w stos.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.En fait, tout ce qui l'intéressait c'était d'empiler les Siftables.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.Es stellte sich heraus, dass er die Siftables nur stapeln wollte.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.In realtà voleva solo impilarli.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.얘는 '시프터블'을 쌓아올리는 데에만 관심이 있었어요.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.Mint kiderült, csak egymásra akarta pakolni a Siftable kockákat.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.Resulta que todo lo que quería hacer era apilar los Siftables.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.Rõ ràng, tất cả những gì bé đó muốn là xếp Siftables thành chồng.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.Se pare ca tot ce a vrut el sa faca a fost sa puna Siftables-urile unul peste altul.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.Ternyata hal yang dia inginkan hanyalah menyusun Siftable diatas Siftable.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.Όπως φάνηκε, το μόνο που ήθελε ήταν να στοιβάζει τα Σίφταμπλς.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.Виявляється, він хотів тільки поскладати Siftables на купу.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.Вышло так, что все чего ему хотелось - это складывать Siftables в кучу.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.Оказа се, че той само иска да трупа Сифтабълите нагоре.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz..מסתבר, שכל מה שהוא רצה זה לבנות בניין מהסיפטבלים
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.تبين إن كل ما يريد عمله هو تكديس السفتبلس فوق بعضها البعض.
Yapmak istediği tek şeyin Siftable'ları üst üste dizmek olduğunu anlıyoruz.彼なりの楽しみ方もあるようです
Yasalarca korunuyor, biz bunu anlıyoruz.La legge lo garantisce, lo capiamo.
Yasalarca korunuyor, biz bunu anlıyoruz.La ley lo garantiza, entendemos que lo hace.
Yasalarca korunuyor, biz bunu anlıyoruz.La loi dit qu'elle nous appartient, nous le savons.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Choć jesteśmy w stanie zrozumieć zależności form życia, nasze ego nie dostosowało się jeszcze do tej wiedzy.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Compreendemos a base científica da interdependência da vida mas o nosso ego ainda não chegou lá.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Comprendemos la base científica de la interrelación de la vida pero nuestro ego aún no lo comprende.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Comprendiamo le basi scientifiche dell'interrelazione della vita© ma il nostro ego è rimasto indietro.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Deși înțelegem fundamentul științific pentru interdependența vieții ego-ul nostru încă nu ne-a prins din urmă.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.우리는 생명의 상호 관계에 대한 과학적 원리를 이해하고 있으나 자아는 아직 파악하지 못했습니다.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Megértjük a tudományos alapot az élet összefüggéseiről, de az egónk még nem fogta fel.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Nous comprenons les bases scientifiques des interdépendances de la vie mais notre ego n'en est pas encore là.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Rozumieme vedeckej podstate o previazanosti života ale naše ego ešte tak daleko nie je.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Κατανοούμε την επιστημονική βάση της αλληλοσυσχέτισης της ζωής αλλά το εγώ μας δεν ακολουθεί.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.Разбираме научната основа за взаимосвързаността на живота, но нашето его още не е стигнало дотам.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.אנו מבינים את הבסיס המדעי לקשרי הגומלין של חיים אבל האגו שלנו עדיין לא תפס זאת.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.نحن نفهم الأسس العلمية للعلاقات الحياتية ولكن غرورنا لم يدرك ذلك بعد.
Yaşamın bağıntısının belirli bir bilimsel altyapı gerektirdiğini anlıyoruz, ama egomuz henüz bize yetişemedi.私たちのエゴは それに追いついていないのです 「人類の上昇」そして「進化の頂点」という考えは

İlgili Sayfalar