anlıyoruz ile cümle
anlıyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Soyut olarak anlıyoruz.Ymmärrämme sen abstraktilla tasolla.
Soyut olarak anlıyoruz.Το καταλαβαίνουμε σε θεωρητική βάση.
Soyut olarak anlıyoruz.Абстрактно мы это понимаем.
Soyut olarak anlıyoruz.- Ну так, добре, абстрактно ми це розуміємо.
Soyut olarak anlıyoruz.Разбираме го като абстракция.
Soyut olarak anlıyoruz.אנו מבינים זאת באופן מופשט.
Soyut olarak anlıyoruz.نحن ننغمس في أنفسنا .. فننسى ذلك .. - أننا قد نُخطىء -
Soyut olarak anlıyoruz.ここにいる全員が間違いをすると理解しています
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Acum ne-am dat seama că bacteriile pot vorbi unele cu altele.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Así que ahora lo que entendemos es que todas las bacterias pueden hablar entre sí.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Čiže teraz vieme, že všetky baktérie vedia navzájom komunikovať.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Donc maintenant nous savons que toutes les bactéries peuvent se parler entre elles.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Jadi sekarang kami mengerti bahwa semua bakteri dapat berbicara satu sama lain.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.모든 박테리아가 대화할 수 있다는 거죠.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Nun wissen wir, dass alle Bakterien miteinander sprechen können.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Por isso agora compreendemos que todas as bactérias falam entre elas.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Så vad vi nu förstått är att alla bakterier talar med varandra.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Takže teď už chápeme, že všechny bakterie spolu mluví.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Tudjuk immár, hogy a baktériumok beszélgetnek egymással.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Vì vậy giờ đây chúng ta hiểu rằng tất cả vi khuẩn đều có thể nói chuyện với nhau.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Wat we nu dus weten is dat alle bacteriën met elkaar kunnen spreken.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Więc teraz już wiemy, że wszystkie bakterie komunikują się.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Zdaj je torej jasno, da imajo vse bakterije možnost sporazumevanja.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Έτσι τώρα κατανοούμε ότι όλα τα βακτήρια συνομιλούν μεταξύ τους.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Зараз ми розуміємо, що бактерії можуть спілкуватися одна з одною.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Итак, теперь мы знаем, что бактерии умеют общаться друг с другом.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.Това, което научихме е, че всички бактерии разговарят помежду си.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.כלומר, כל החיידקים יכולים לשוחח זה עם זה.
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.وبالتالي ادركنا الان أن باستطاعة البكتيريا التواصل مع بعضها
Şunu anlıyoruz ki, bütün bakteriler birbiriyle konuşabiliyor.化学物質を言葉にし、その言葉を認識し
Tamam, anlıyoruz. Yani, sıkılmışlardır.Dus verveelden zij zich.
Tamam, anlıyoruz. Yani, sıkılmışlardır.Ok, entendemos eso. ellos estaban aburridos
Tamam, anlıyoruz. Yani, sıkılmışlardır.Prin urmare, erau plictisiți.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.Cunoaştem că rămînem în El şi că El rămîne în noi prin faptul că ne -a dat din Duhul Său.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.Da questo si conosce che noi rimaniamo in lui ed egli in noi: egli ci ha fatto dono del suo Spirito
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.Daran erkennen wir, daß wir in ihm bleiben und er in uns, daß er uns von seinem Geiste gegeben hat.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.Därav att han har givit oss av sin Ande veta vi att vi förbliva i honom, och att han förbliver i oss.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.Derpå kende vi, at vi blive i ham, og han i os, at han har givet os af sin Ånd.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.En esto sabemos que permanecemos en él y él en nosotros: en que nos ha dado de su Espíritu
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.Errõl ismerjük meg, hogy benne maradunk és õ mibennünk; mert a maga Lelkébõl adott minékünk.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.그의 성령을 우리에게 주시므로 우리가 그 안에 거하고 그가 우리 안에 거하시는 줄을 아느니라
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.Nisto conhecemos que permanecemos nele, e ele em nós: por ele nos ter dado do seu Espírito.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.Nous connaissons que nous demeurons en lui, et qu`il demeure en nous, en ce qu`il nous a donné de son Esprit.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.På dette kjenner vi at vi blir i ham og han i oss, at han har gitt oss av sin Ånd.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.Po tomtoť poznáváme, že v něm přebýváme, a on v nás, že z Ducha svého dal nám.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.Po tom známe, že zostávame v ňom a on v nás, že nám dal zo svojho Ducha.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.Przez to poznajemy, iż w nim mieszkamy, a on w nas, iż z Ducha swego nam dał.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.Siitä me tiedämme pysyvämme hänessä ja hänen pysyvän meissä, että hän on antanut meille Henkeänsä.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.V tem spoznavamo, da ostajamo v njem in on v nas, ker nam je dal od Duha svojega.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.Εκ τουτου γνωριζομεν οτι εν αυτω μενομεν και αυτος εν ημιν, διοτι εκ του Πνευματος αυτου εδωκεν εις ημας.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.По сьому пізнаємо, що в Ньому пробуваєм, а Він у нас, що від, Духа свого дав нам.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.По това познаваме, че любим Божиите чада, когато любим Бога и изпълняваме Неговите заповеди,
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.Что мы пребываем в Нем и Он в нас, узнаем из того, что Он дал нам от Духа Своего.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.בזאת נדע אשר בו נקום והוא בנו כי נתן לנו מרוחו׃
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.بهذا نعرف اننا نثبت فيه وهو فينا انه قد اعطانا من روحه.
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.神 將 他 的 靈 賜 給 我 們 、 從 此 就 知 道 我 們 是 住 在 他 裡 面 、 他 也 住 在 我 們 裡 面
Tanrıda yaşadığımızı ve Onun bizde yaşadığını bize kendi Ruhundan vermiş olmasından anlıyoruz.神將 他 的 靈賜給 我 們 、 從此 就 知道 我 們是 住在 他 裡面 、 他 也 住在 我 們裡面
Teyze Agatha hiç de küçük ölçüde rahatsız olduğunu anlıyoruz.Înţeleg că mătuşa Agatha a fost deranjat de nici o măsură mică.
Teyze Agatha hiç de küçük ölçüde rahatsız olduğunu anlıyoruz.이모 아가사가없이 작은 범위 화가 있다고 알고 있습니다.
Teyze Agatha hiç de küçük ölçüde rahatsız olduğunu anlıyoruz.Rozumiem, że ciotka Agata był zdenerwowany w niemałym stopniu.