Ben senin endişelerini anlıyorum ama bu konuda yapacak bir şeyim yok.I understand your concerns but I have nothing to do about it.
Ben çok görüyorum, ama az anlıyorum.I see a lot, but understand little.
Artık her şeyi anlıyorum.Now I understand everything.
Artık onu anlıyorum, en azından anladığımı düşünüyorum.I understand it now, or at least I think I do.
Tom'un ne kadar iyi olduğunu anlıyorum.I understand how good Tom is.
Tom'un yaralı olduğunu anlıyorum.I understand that Tom is hurt.
Senin hayal kırıklığını tamamen anlıyorum.I fully understand your frustration.
Evet, anlıyorum ama biz o konuda hiçbir şey yapamayız.Yes, I understand, but we can't do anything about it.
Ben imayı anlıyorum.I understand the allusion.
Kinayeyi anlıyorum.I understand the allusion.
Onların söylediğini anlıyorum.I understand what they're saying.
Bazen seni anlıyorum.Sometimes I understand you.
Tamam, teşekkürler, şimdi anlıyorum.Okay, thanks, I understand now.
Senin Kantoncanı anlıyorum.I understand your Cantonese.
Bunun sebebini anlıyorum.I understand the reason for it.
Sonunda ne yapmaya çalıştığınızı anlıyorum.I finally understand what you were trying to do.
Sonunda bana ne söylemeye çalıştığınızı anlıyorum.I finally understand what you tried to tell me.
Bana ne söylemeye çalıştığını şimdi anlıyorum.I understand now what you were trying to tell me.
Sonunda bana ne söylemeye çalıştığını anlıyorum.I finally understand what you were trying to tell me.
Bana söylemeye çalıştığın şeyi anlıyorum.I understand what you're trying to tell me.
Bana ne söylemeye çalıştığını anlıyorum.I understand what you're trying to tell me.
Sonunda Tom'un bana söylemeye çalıştığı şeyi anlıyorum.I now finally understand what Tom was trying to tell me.
Sanırım nihayet şimdi anlıyorum.I think I finally understand now.
Onun adil olmadığını anlıyorum.I understand that it's not fair.
Çok hızlı konuşmadığın zaman seni anlıyorum.I understand you when you don't speak very quickly.
Şimdi senin üzgün olduğunu anlıyorum..I understand that you're upset now.
Hayal kırıklığını anlıyorum.I understand the frustration.
Onların ne istediklerini anlıyorum.I understand what they want.
Ben çok iyi anlıyorum.I understand very well.
Rolümü anlıyorum.I understand my role.
İnanın bana, anlıyorum.Believe me, I get it.
Tamam, anlıyorum.OK, I understand.
Ah anlıyorum.Oh, I see.
Onu bana açıklaman gerekmiyor. Ben zaten anlıyorum.You don't need to explain it to me. I already understand it.
Fransızca anlıyorum.I understand French.
Bunun sizin için zor bir karar olduğunu anlıyorum.I understand this is a difficult decision for you.
Onun sizin için zor bir karar olduğunu anlıyorum.I understand that this is a difficult decision for you.
Biraz Fransızca anlıyorum ama konuşamam.I understand a little French, but I can't speak it.
Nereden geldiğinizi tamamen anlıyorum.I totally understand where you are coming from.
Söylediğin her şeyi anlıyorum.I understand everything you said.
Dili anlıyorum ama onu konuşurken rahat değilim.I understand the language, but I'm not comfortable speaking it.
Senin iddialarını anlıyorum. Onlara katılmıyorum ama anlıyorum.I understand your arguments. I disagree with them, but I understand them.
Galceyi anlıyorum ama konuşamıyorum.I understand Welsh, but I can't speak it.
İrlandacayı anlıyorum ama onu konuşamıyorum.I understand Irish, but I can't speak it.
Yalan söylediğin zaman anlıyorum.I know when you're lying.
Yazmanın konuşmaktan daha kolay olduğunu anlıyorum.I realize that it is easier to write than to speak.
Seni sadece çok iyi anlıyorum.I understand you only too well.
Seni çok çok iyi anlıyorum.I understand you only too well.
Sebebini anlıyorum.I understand the reason.
Sanırım Tom'un ne söylemeye çalıştığını anlıyorum.I think I understand what Tom's trying to say.
Fransızca'yı onu konuştuğumdan daha iyi anlıyorum.I understand French better than I speak it.
Senin onu neden yapmak istemediğini anlıyorum.I understand why you don't want to do that.
Anlıyorum. Çok teşekkürler.I understand. Many thanks.
Anlıyorum. Size çok teşekkür ederim.I understand. Thank you very much.
Fransızcayı biraz anlıyorum.I understand a little French.
Tom'un neden öfkeli olduğunu anlıyorum.I understand why Tom is angry.
Tom'un neden üzgün olduğunu anlıyorum.I understand why Tom is upset.
Kelimeleri anlıyorum ama anlamını değil.I understand the words, but not the meaning.
Ne yapmamı istediğini anlıyorum, ama bunu yapmayacağım.I understand what you're asking me to do, but I won't do that.
Ne yapmamı istediğini anlıyorum, ama bunu yapamam.I understand what you're asking me to do, but I can't do that.