Diyebilirsiniz ki "Tamam Sal anlıyorum.Mógłbyś powiedzieć:
Diyebilirsiniz ki "Tamam Sal anlıyorum.Si quisieras copiar todos los elementos, harías esto.
Diyebilirsiniz ki "Tamam Sal anlıyorum.Vous devez surement vous dire:
Diyebilirsiniz ki "Tamam Sal anlıyorum.Vytvořilo by to jiný seznam, který vypadá stejně jako "b", ale je to jiný seznam.
Diyebilirsiniz ki "Tamam Sal anlıyorum.Τώρα μπορεί να πείτε:
Diyebilirsiniz ki "Tamam Sal anlıyorum.Тя ще създаде отделен списък, който изглежда като b, но това е различен.
Doğruca eve gelmek istedim. Anlıyorum.J'avais hâte d'arriver.
Duygularını anlıyorum.Jag vet hur det känns.
Duygularını anlıyorum.Je comprends vos raisons, mais revenez sur votre décision.
Duygularını anlıyorum.Jeg ved, hvordan det føles.
Duygularını anlıyorum.Sé cómo te sientes.
Duygularını anlıyorum.Sei como te sentes.
Duygularını anlıyorum.So come ci si sente.
Duygularını anlıyorum.Tiedän, miltä sinusta tuntuu.
Duygularını anlıyorum.Wiem, co czujesz.
Duygularını anlıyorum.Ξέρω πώς αισθάνεσαι.
Duygularını anlıyorum.Я знаю, каково тебе.
Duygusal bileşiminde "Seni anlıyorum" der.Ada komponen afektif yaitu, "Saya merasa yang Anda rasakan."
Duygusal bileşiminde "Seni anlıyorum" der.C'è la componente affettiva, che è, "Io sento per te."
Duygusal bileşiminde "Seni anlıyorum" der.Componenta afectivă, care spune, "Simt pentru tine."
Duygusal bileşiminde "Seni anlıyorum" der.Có thành phần về xúc cảm, chính là "Tôi cảm thông với bạn."
Duygusal bileşiminde "Seni anlıyorum" der.Da ist der Affekt, der sagt, "Ich fühle für dich."
Duygusal bileşiminde "Seni anlıyorum" der.Está el componente afectivo que es "yo siento por ti".
Duygusal bileşiminde "Seni anlıyorum" der.Há o componente afetivo, que é, "sinto por ti."
Duygusal bileşiminde "Seni anlıyorum" der.Il y a la composante affective, qui est, "je compatis avec toi."
Duygusal bileşiminde "Seni anlıyorum" der.Je hebt de affectieve component, namelijk "ik voel voor je".
Duygusal bileşiminde "Seni anlıyorum" der.Jest składnik emocjonalny, tzn. "Cierpię wraz z Tobą"
Duygusal bileşiminde "Seni anlıyorum" der.Je tam emocionální prvek, který je 'Soucítím s tebou'.
Duygusal bileşiminde "Seni anlıyorum" der.Van az érzelmi ráhatás összetevő, azaz, "Együtt érzek veled."
Duygusal bileşiminde "Seni anlıyorum" der.Υπάρχει η συναισθηματική συνιστώσα, η οποία είναι "Νιώθω για σένα".
Ekselansları... ...niyetinizi anlıyorum ama...Felség, megértem a szándékait, azonban...
Ekselansları... ...niyetinizi anlıyorum ama...Votre Altesse, je comprends vos intentions mais...
Ekselansları... ...niyetinizi anlıyorum ama...Υψηλοτάτη! Γνωρίζω πολύ καλά γιατί το κάνετε αυτό, Υψηλοτάτη. Ωστόσο...
Ekselansları... ...niyetinizi anlıyorum ama...جلالتك اعلم لماذا تريدين فعل هذا ...لكن
Elbette, anlıyorum.Da, inteleg bine.
Elbette, anlıyorum.Igen, meg tudom érteni.
Elbette, anlıyorum.Yeah, Ich kann das verstehen.
Eski, büyüleyici ve harka bir Barselona manzarası vardı. Nişanlına neden aşık olduğunu anlıyorum.Înţeleg de ce-ţi iubeşti logodnicul.
Eun Byul'un daha sonra adını Lee Dan olarak değiştirdiğini... ...öğrendim. Anlıyorum.لكن فقط يون بيو غيرت اسمها , واختارت لي دان
Evet, anlıyorum.Aa kapuje.
Evet, anlıyorum. Af mı diledin? Yani sonu hep böyle biter.Min-gi, ferme la porte.
Evet, anlıyorum. Af mı diledin? Yani sonu hep böyle biter.Min-gi, kunci pintunya.
Evet, anlıyorum. Af mı diledin? Yani sonu hep böyle biter.Min-gi, kunci pintunya.
Evet, anlıyorum. Af mı diledin? Yani sonu hep böyle biter.Минги, запри дверь.
Evet anlıyorum.Ah, razumem.
Evet anlıyorum. Aslına bakarsan bu benim de canımı biraz sıkıyordu.Oh beh, in effetti... sinceramente dava un po' fastidio anche a me.
Evet anlıyorum. Aslına bakarsan bu benim de canımı biraz sıkıyordu.Oh,ja.Umehrlich zu sein das störte mich auch einbisschen.
Evet anlıyorum. Aslına bakarsan bu benim de canımı biraz sıkıyordu.האמת, זה הטריד אותי גם
Evet anlıyorum. Aslına bakarsan bu benim de canımı biraz sıkıyordu.أنا أرى . بصراحة انه يزعجني قليلا جدا.
Evet anlıyorum. Aslına bakarsan bu benim de canımı biraz sıkıyordu.色々とありがとうございます
Evet anlıyorum.A, tak.
Evet, anlıyorum.Azt meghiszem.
Evet, anlıyorum.Chủ tịch kang bảo tôi đưa cái này đến cho cô Dạ? Chủ tịch Kang bảo tôi đưa cái này đến cho cô
Evet, anlıyorum.D'accord. J'ai compris.
Evet, anlıyorum.Hej, Sunwoo! Kom hit. Är det Sunwoo?
Evet, anlıyorum.Igen, értem.
Evet, anlıyorum.Ja, dat begrijp ik.
Evet, anlıyorum.Ja, det tror jag.
Evet, anlıyorum.Ja, kann ich mir vorstellen.
Evet, anlıyorum.Jo, myslím, že to je ono.