Ah, anlıyorum.Ah, je vois.
Ah, anlıyorum.Ah, rozumiem.
Ah, anlıyorum.Ah, so also.
Ah, anlıyorum.À, tớ hiểu.
Ah, anlıyorum.아, 그렇구나.
Ah, anlıyorum.Α, μάλιστα.
Ah, anlıyorum.А,разбирам.
Ah, anlıyorum.А, я поняла.
Ah, anlıyorum.אהה, אני מבינה
Ah, anlıyorum.اه, لقد فهمت
Ah, anlıyorum.ちょっと これだったらテサン大学 入れるんじゃないの?!
A ivme. Oh anlıyorum! Şimdi a'nın ne olduğuna bakıyoruz.'A'는 가속도.
Ama anlıyorum.Ale rozumiem
Ama anlıyorum.De megértem.
Ama anlıyorum.Mais je peux comprendre.
Ama anlıyorum.Ma la capisco.
Ama anlıyorum.Nhưng anh hiểu
Ama anlıyorum.Pero lo entiendo.
Ama anlıyorum.Pero lo entiendo.
Ama anlıyorum.Tapi aku mengerti
Ama anlıyorum.لكني متفهم
Ama... ...artık anlıyorum ki... ...babam... ...sadece benim babam değil.Azonban most már tudom.
Ama... ...artık anlıyorum ki... ...babam... ...sadece benim babam değil. Bu monarşinin... ...tarihi.Αλλά τώρα συνειδητοποιώ ο πατέρας μου δεν ήταν μόνο ο πατέρας μου. είναι της μοναρχίας ιστορία.
Ama... ...artık anlıyorum ki... ...babam... ...sadece benim babam değil.Mais maintenant je sais. Mon père n'était pas seulement mon père.
Ama... ...artık anlıyorum ki... ...babam... ...sadece benim babam değil.لكن الان اكتشفت ابي
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Dar ai mei au persistat şi acum înţeleg de ce au făcut ce au făcut.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Doch meine Eltern ließen sich nicht davon abbringen, und heute verstehe ich, warum sie so gehandelt haben.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.하지만 부모님은 초지일관이셨고, 왜 그렇게 하셨는지 이제는 이해합니다.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Maar ze hielden vol en nu weet ik waarom ze het deden.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Ma hanno perseverato, e ora capisco perché hanno fatto quel che hanno fatto.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Mais ils ont continué a m'envoyer dans des ecoles chères et maintenant je comprends pourquoi ils ont fait cela
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Nhưng bố mẹ tôi không thay đổi và giờ tôi đã hiểu tại sao họ lại làm như thế
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Pero ellos continuaron y ahora entiendo por qué hicieron lo que hicieron.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Trwali jednak przy swoim i dziś rozumiem ich motywację.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Но родители настаивали, и теперь я понимаю почему они сделали то, что сделали.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.Но те настояваха и сега разбирам защо са го направили.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.אבל הם המשיכו עם זה, והיום אני מבינה למה הם עשו את זה.
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.ولكنهم استمروا على الحال ، الآن فقط فهمت لماذا فعلوا ما فعلوا .
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.私を私立校へ通わせたのです 汚職についてですが
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.De értem, mire céloz: arra, hogy lehet más haszna is a lottózásnak a nyereményen kívül.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Každopádně chápu váš argument, že může být nějaký jiný užitek z nákupu losu než výhra v loterii.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Každopádne rozumiem vášmu argumentu, že môže existovať nejaký iný úžitok z kúpy žrebu, okrem výhry v lotérii.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.그러나 복권에 당첨되는것 이외에도 뭔가 덕보는게 있다는 점에 저도 분명히 동의합니다.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Maar ik zie zeker waar je naar toe wilt: het kopen van een lot levert meer op dan alleen het winnen.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Mais je vois ce que vous voulez dire : il peut y avoir un gain à jouer au Loto, autre que gagner.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Men jeg ser bestemt pointen: at der kan være nogen nytteværdi i at købe en lottokupon, andet end at vinde.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Nhưng chắc chắn tôi hiểu ý anh: rằng có thể 1 số thích mua vé số không chỉ vì thắng thua.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.Но виждам какво имате предвид: може да има друга полза да се купи лотариен билет, освен печалбата.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.אבל אני מבין את הנקודה: ישנה סיבה נוספת לקניית כרטיסי לוטו שהיא לא ניצחון.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.لكن بالتأكيد أرى نقطتك: أنه قد يحدث بعض المنفعة من شراء تذكرة اليانصيب بدلاً عن الفوز.
Ama demek istediğini anlıyorum: piyango bileti almak için kazanmaktan başka sebepler olabilir.宝くじを買うことには当たる以外にも有益性があるという点です ええ 経済学者の言う事を聞かない方がいい理由はたくさんあります
Ama yine de, amacıma ula,sana kadar her yeri diken olsa bile burada yatmaya devam edecegim! Anlıyorum.Ciononostante, devo fare di tutto per raggiungere il mio obiettivo, anche se sarà difficile!
Ama yine de, amacıma ula,sana kadar her yeri diken olsa bile burada yatmaya devam edecegim! Anlıyorum.Mesmo assim, tenho de ficar aqui até atingir o meu objectivo, nem que seja numa cama de espinhos!
Ama yine de, amacıma ula,sana kadar her yeri diken olsa bile burada yatmaya devam edecegim! Anlıyorum.Но я всё равно должен обманывать, пока не добьюсь своей цели, пусть даже это будет на терновом ложе!
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Consider că americanii văd fragilitatea schimbării.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Descobri que os norte-americanos vêem fragilidade nas mudanças.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Die Amerikaner erkennen, wie unsicher solche Veränderungen sind.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Encuentro que los estadounidenses ven la fragilidad de los cambios.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Ik merk dat de Amerikanen kijken naar de kwetsbaarheid van de veranderingen.
Amerikalıların değişikliklerdeki kırılganlığı gördüklerini anlıyorum.Jag tycker att amerikanerna ser bräckligheten i förändringar.