anlıyorlar ile cümle
anlıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.Les plus brillants cerveaux dans les meilleures insitutions se trompent en général dans leurs prédictions.
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.Még a leghíresebb szervezetek legnagyobb elméi is általában tévednek.
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.Najlepšie mozgy tých najlepších inštitúcií jej obyčajne nerozumejú.
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.Nejchytřejší lidé v nejlepších organizacích ji obecně předpovídají špatně.
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.Những bộ óc tinh túy nhất trong những học viện tốt nhất hầu hết đều dự đoán sai.
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.Os melhores cérebros, nas melhores instituições geralmente enganam-se nas suas previsões.
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.Para pemikir terbaik di lembaga terbaik pada umumnya salah.
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.Parhaat ajattelijat parhaissa tutkimuslaitoksissa yleensä ennustavat sen väärin.
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.Τα καλύτερα μυαλά στους καλύτερους φορείς έχουν γενικά λάθος εικόνα.
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.Най-добрите умове в най-добрите институции като цяло го схващат погрешно.
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.Найрозумніші учасники світових організацій розуміють його неправильно.
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.Самые лучшие умы в самых лучших организациях обычно ошибаются, говоря о будущем.
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.המוחות הטובים ביותר, במוסדות המשובחים ביותר לרוב לא תופסים את זה.
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.أفضل العقول في أفضل المؤسسات تخطئ عموما .
En iyi enstitülerdeki en iyi kafalar genellikle onu yanlış anlıyorlar.日常的に間違うのです テクノロジーの分野でも政治でも、
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Capiscono anche che uno spazio erotico non è il cominciare ad accarezzare l'altro.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.De förstår också att erotiskt distans inte handlar om att smeka varandra.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.De forstår også at et erotisk sted ikke handler om, at man begynder at kæle for den anden.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Ei mai înţeleg că un spaţiu erotic nu se referă la a-l dezmierda pe celălalt.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Eles também entendem que um espaço erótico não é sobre começar a acariciar o outro.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Họ cũng hiểu là không gian tình dục không phải là bạn làm người kia gục ngã
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Ils comprennent également qu'un espace érotique ça n'est pas commencer à caresser l'autre.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.그들이 이해하는 또 다른 것은 에로틱한 공간이 자신이 다른 사람을 어루만지는 것이 아니라는 것입니다.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Lisäksi he ymmärtävät, että eroottinen tila ei ole toisen läksytystä varten.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Razumejo tudi, da se erotičen prostor ne začne z dotikanjem drug drugega.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Rozumieją, że erotyka nie polega na głaskaniu. Rozumieją, że erotyka nie polega na głaskaniu.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Sie wissen auch, dass der erotische Raum nicht bedeutet, den anderen zu streicheln.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Také chápou, že erotický prostor nevytvoříte tak, že začnete hladit druhého.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.También entienden que un espacio erótico no es sobre comenzar a tocar al otro.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Tudják azt is, hogy az erotikus tér nem arról szól, hogy cirógatni kezded a másikat.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Ze begrijpen ook dat een erotische ruimte niet over elkaar strelen gaat.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Καταλαβαίνουν επίσης πως ένας ερωτικός χώρος, δεν έχει να κάνει με το να χαϊδέψεις τον άλλο.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Вони також розуміють, що еротичний простір полягає не в тому, щоб узятися погладжувати партнера.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.И са наясно, че еротичното пространство не е за да започне единият да милва другия.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.Они также понимают, что эротическое пространство возникает не тогда, когда вы прикасаетесь к другому человеку.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.הם גם מבינים שמרחב ארוטי איננו להתחיל ללטף את האחר,
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.أنهم يفهمون أيضا أن هذه مساحة جنسية. ليست متعلقة بأنك تسكت الاخر.
Erotik boşluk-mesafenin başkaları ile yatmaya başlamak olmadığını da anlıyorlar.だけではないと理解してます そこは あれこれ決まりのある 大企業の管理だとか
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Capiscono che c'è uno spazio erotico che appartiene a ciascuno di loro.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Chápou, že existuje erotický prostor, který patří každému z nich.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.De forstår, at der er et erotisk sted som tilhører dem hver især.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.De förstår att det finns ett erotiskt utrymme som hör till var och en av dem.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Ei înţeleg că există un spaţiu erotic care le aparţine fiecăruia.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Eles entendem que há um espaço erótico que pertence a cada um deles.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Elismerik, hogy a másiknak is van saját erotikus tere, ami csak hozzá tartozik.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Entienden que hay un espacio erótico que pertenece a cada uno de ellos.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.He ymmärtävät, että on olemassa eroottinen tila, joka kuuluu heille molemmille.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Họ hiểu là có một khoảng không gian vừa đủ cho tình dục mà nó là chón riêng tư của mỗi người.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Ils comprennent qu'il y a un espace érotique qui appartient à chacun d'entre eux.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Razumejo, da obstaja erotičen prostor, ki pripada vsakemu izmed njiju.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Rozumieją, że każdy ma swoją erotyczną przestrzeń. Rozumieją, że każdy ma swoją erotyczną przestrzeń.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Sie wissen, dass es einen erotischen Raum gibt, der jedem alleine gehört.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Ze begrijpen dat er een erotische ruimte is die van elk van hen is.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Καταλαβαίνουν πως υπάρχει ένας ερωτικός χώρος που ανήκει στον καθένα απ' αυτούς.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Вони розуміють, що кожен із них повинен мати свій еротичний простір.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Они понимают, что существует эротическое пространство, которое принадлежит каждому из них.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.Съзнават, че всеки един от двамата има собствено еротично пространство.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.הם מבינים שיש מרחב ארוטי ששייך לכל אחד מהם.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.أنهم يفهمون أن هناك مساحة جنسية التي ينتمي إليها كل واحد منهم.
Her birine ait erotik bir mesafe var ve bunu anlıyorlar.守られていることを理解しています 更に セックスの前戯は 本番の前に5分ほど行うことではないと