anlıyor ile cümle

anlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Biz bir yol var burada Efendim çıkmaya gerek yok, anlıyorum.Ми повинні привести вас не потрібно виходити тут сер, я розумію.
Biz bir yol var burada Efendim çıkmaya gerek yok, anlıyorum.Мы должны привести вас не нужно выходить здесь сэр, я понимаю.
Biz bir yol var burada Efendim çıkmaya gerek yok, anlıyorum.Ние имаме да ви доведе не трябва да дойде тук, господине, аз разбирам.
Biz de bu alanda oldukça mesafe katettik ve bu konuyu daha iyi anlıyoruz.이 분야는 엄청난 발전을 이루어냈고 그래서 우리는 이 문제에 대해 많은 이해를 할 수 있게 되었습니다.
Biz de bu alanda oldukça mesafe katettik ve bu konuyu daha iyi anlıyoruz.S-a progresat în acest domeniu şi azi înţelegem mai multe în legătură cu aspectele astea.
Biz de bu alanda oldukça mesafe katettik ve bu konuyu daha iyi anlıyoruz.Udało nam się poczynić wielkie postępy w tej dziedzinie i wiele już zrozumieliśmy.
Biz de bu alanda oldukça mesafe katettik ve bu konuyu daha iyi anlıyoruz.וכתחום התקדמנו מאד ואנו מבינים הרבה על כך.
Biz de bu alanda oldukça mesafe katettik ve bu konuyu daha iyi anlıyoruz.لقد تقدّمنا كثيرا في هذا الميدان، و أصبحنا نعلم الكثير حول هذا الموضوع.
Biz de bu alanda oldukça mesafe katettik ve bu konuyu daha iyi anlıyoruz.多くのことが明らかになりました 今日ご紹介するのは 私が研究している新たな仮説と
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.La New York Magazine siempre lo entiende.
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.Mi... Nem, először is, a New York Magazine mindig veszi a lapot.
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.뉴욕 매거진(New York Magazine)은 언제나 척 이해를 하죠.
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.Noi abbiamo -- No, prima di tutto, il New York Magazine ci azzecca sempre.
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.Nous -- Non, tout d'abord, New York Magazine nous a compris et soutenus.
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.Primeiro que tudo, a New York Magazine percebe sempre.
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.Trứơc hết, Tạp chí New York lúc nào cũng cũng nói thế này
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.Vorab: New York Magazine kapiert es immer.
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.We hebben -- nee, ten eerste begrijpt New York Magazine het altijd.
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.Πρώτα απ' όλα, το New York Magazine καταλαβαίνει πάντα.
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.Ми... Ні, першим був, як завжди, журнал "Нью-Йорк Меґазін".
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.Прежде всего, журнал New York Magazine всегда пишет о них.
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.אנחנו - לא, קודם כל, ניו יורק מגזין תמיד מבין זאת.
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.قمنا - لا، أولا وقبل كل شيء، مجلة نيويورك تحصل دائما عليها.
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.右上にランクされています
Biz kişiye özel B-to-B kullanıyoruz, türünün en iyisi, kullanıcıdan kullanıcıya çözüm..." anlıyorsunuz."저희 서비스는 B2B, P2P 솔루션이라고 할 수 있습니다"
Biz kişiye özel B-to-B kullanıyoruz, türünün en iyisi, kullanıcıdan kullanıcıya çözüm..." anlıyorsunuz."Bhè usiamo un brevetto B-to-B,il migliore-della-categoria, peer-to-peer--" sapete.
Biz kişiye özel B-to-B kullanıyoruz, türünün en iyisi, kullanıcıdan kullanıcıya çözüm..." anlıyorsunuz."Bueno, usamos una solución propietaria empresa-a-empresa, lo mejor...", ustedes saben.
Biz kişiye özel B-to-B kullanıyoruz, türünün en iyisi, kullanıcıdan kullanıcıya çözüm..." anlıyorsunuz."Ei bine, folosim solutii certificate de tip B-to-B, best-of-breed, peer-to-peer - "
Biz kişiye özel B-to-B kullanıyoruz, türünün en iyisi, kullanıcıdan kullanıcıya çözüm..." anlıyorsunuz."On utilise une solution B-to-B, la plus performante, entre pairs..."
Biz kişiye özel B-to-B kullanıyoruz, türünün en iyisi, kullanıcıdan kullanıcıya çözüm..." anlıyorsunuz."We gebruiken een eigendoms B-to-B, best-of-breed, peer-to-peer oplossing --"
Biz kişiye özel B-to-B kullanıyoruz, türünün en iyisi, kullanıcıdan kullanıcıya çözüm..." anlıyorsunuz."Wir nutzen eine B-to-B-Lösung, das Beste vom Besten, eine Nutzer-gerechte Lösung."
Biz kişiye özel B-to-B kullanıyoruz, türünün en iyisi, kullanıcıdan kullanıcıya çözüm..." anlıyorsunuz.Мы используем собственные лучшие в своем роде пиринговые технологии B-2-B".
Biz kişiye özel B-to-B kullanıyoruz, türünün en iyisi, kullanıcıdan kullanıcıya çözüm..." anlıyorsunuz."טוב, אנחנו משתמשים בשיטת הטל"ס טוב-לסוג, פתרון חבר-לחב --" אתם יודעים.
Biz kişiye özel B-to-B kullanıyoruz, türünün en iyisi, kullanıcıdan kullanıcıya çözüm..." anlıyorsunuz."حسنا نحن نستخدم نظريات مختلفة وحلول--" تعلمون ما اعني
Biz kişiye özel B-to-B kullanıyoruz, türünün en iyisi, kullanıcıdan kullanıcıya çözüm..." anlıyorsunuz.つまりヘッドセットを付けたインド人が 盗聴しているようなものだと思います
Biz, zamanı geçmiş programların, zamanımızın ihtiyaçlarını yerine getirmediğini anlıyoruz.Entendemos que los programas caducos son insuficientes para las necesidades de nuestro tiempo.
Biz, zamanı geçmiş programların, zamanımızın ihtiyaçlarını yerine getirmediğini anlıyoruz.우리는 낡은 제도는 미래가 원하는 것이 아님을 이해하고 있습니다
Biz, zamanı geçmiş programların, zamanımızın ihtiyaçlarını yerine getirmediğini anlıyoruz.新しい発想や技術を活用して 政治を作り直し 税法を改正し
Boris Nikolayevich, anlıyorum ki çok iyi bir işin var, ve bölgemizdeki en saygın gazetenin sahibisin."Boris Nikolayevich, înțeleg că faci o treabă bună și că sunteți cea mai respectată redacție din zona noastră.
Boris Nikolayevich, anlıyorum ki çok iyi bir işin var, ve bölgemizdeki en saygın gazetenin sahibisin.'보리스씨, 정말 대단한 일을 하고 계신다고 들었소.' '이 지역에서 가장 신뢰받는 신문을 발행하고 있고.'
Boris Nikolayevich, anlıyorum ki çok iyi bir işin var, ve bölgemizdeki en saygın gazetenin sahibisin."Борис Николаевич, разбирам че вършите чудесна работа, и вие сте най-уважаваният вестник в нашия район.
Boris Nikolayevich, anlıyorum ki çok iyi bir işin var, ve bölgemizdeki en saygın gazetenin sahibisin.Борис Николаевич, я понимаю, что вы отлично работаете, и у вас самая уважаемая газета в нашем округе.
Boris Nikolayevich, anlıyorum ki çok iyi bir işin var, ve bölgemizdeki en saygın gazetenin sahibisin."בוריס ניקולצ'ביץ' אני מבין שאתה עושה עבודה נהדרת, ואתה העיתון הכי מכובד במחוז.
Boris Nikolayevich, anlıyorum ki çok iyi bir işin var, ve bölgemizdeki en saygın gazetenin sahibisin."بوريس نيكولايفيتش"، أنا أفهم أنّك تقوم بعمل عظيم، وأنّكم تمثّلون الصحيفة الأكثر احتراما في مقاطعتنا.
Boris Nikolayevich, anlıyorum ki çok iyi bir işin var, ve bölgemizdeki en saygın gazetenin sahibisin.この地区で一番の新聞だ そんな君と取引がしたい
Böylece enstrüman kullanılınca nasıl çalındığını anlıyordu.악기는 연주법을 자각하죠
Böylece enstrüman kullanılınca nasıl çalındığını anlıyordu.שבנויים ישר לתוך הכלי, כך שהכלי יודע כיצד מנגנים עליו.
Böylece enstrüman kullanılınca nasıl çalındığını anlıyordu.وضعت بصورة صحيحة في المعدات، بحيث تعرف كل أداة منها كيف تُعزَف
Böylece enstrüman kullanılınca nasıl çalındığını anlıyordu.楽器がどのように演奏されているのかを 把握することが出来るわけです 把握した演奏状態データの 解釈や感覚を変えて
Böylece karım odaya girdiğinde uyanık olduğumu anlıyor.Als meine Frau hereinkam und sie sehen konnte, dass ich wach war.
Böylece karım odaya girdiğinde uyanık olduğumu anlıyor.Así que cuando mi esposa llegó y pudo ver que estaba despierto.
Böylece karım odaya girdiğinde uyanık olduğumu anlıyor.Astfel, a venit soţia mea şi putea să spună că m-am trezit.
Böylece karım odaya girdiğinde uyanık olduğumu anlıyor.Bejött a feleségem, és meg tudta mondani, hogy ébren vagyok.
Böylece karım odaya girdiğinde uyanık olduğumu anlıyor.Dus toen mijn vrouw binnenkwam en zag dat ik wakker was,
Böylece karım odaya girdiğinde uyanık olduğumu anlıyor.E allora, quando mia moglie entrava in camera era in grado di sapere se fossi sveglio.
Böylece karım odaya girdiğinde uyanık olduğumu anlıyor.그래서 제 아내가 들어와서 제가 깨어있다고 말했습니다.
Böylece karım odaya girdiğinde uyanık olduğumu anlıyor.Quand ma femme est arrivée, elle pouvait voir que j'étais réveillé :
Böylece karım odaya girdiğinde uyanık olduğumu anlıyor.Quando a minha mulher aparece pode ver que eu estou acordado:
Böylece karım odaya girdiğinde uyanık olduğumu anlıyor.Więc, kiedy weszła moja żona od razu widziała, że już nie śpię.
Böylece karım odaya girdiğinde uyanık olduğumu anlıyor.Как-то заходит моя жена и, зная, что я не сплю, говорит:

İlgili Sayfalar