anlıyor ile cümle
anlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
İrlandacayı anlıyorum ama onu konuşamıyorum.I understand Irish, but I can't speak it.
Yalan söylediğin zaman anlıyorum.I know when you're lying.
Beni yanlış anlıyorsun!You misunderstand me!
Yazmanın konuşmaktan daha kolay olduğunu anlıyorum.I realize that it is easier to write than to speak.
Seni sadece çok iyi anlıyorum.I understand you only too well.
Seni çok çok iyi anlıyorum.I understand you only too well.
Tom neden bunu yapmaması gerektiğini anlıyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to understand why he wasn't supposed to do that.
Tom, Mary'nin bunu neden yapmaması gerektiğini anlıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to understand why Mary shouldn't do that.
Tom, Fransızcayı iyi anlıyor.Tom understands French well.
Almanca konuşurken yalnızca Tom beni anlıyor.When I speak German, only Tom understands me.
Tom söylediklerimi anlıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to understand what I said.
Tom beni anlıyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to understand me.
Tom biraz Fransızca anlıyor.Tom understands French a little.
Sebebini anlıyorum.I understand the reason.
Sanırım Tom'un ne söylemeye çalıştığını anlıyorum.I think I understand what Tom's trying to say.
Tom, Fransızca'yı onu konuşabileceğinden daha iyi anlıyor.Tom understands French better than he can speak it.
Tom, Fransızca'yı konuştuğundan daha iyi anlıyor.Tom understands French better than he speaks it.
Fransızca'yı onu konuştuğumdan daha iyi anlıyorum.I understand French better than I speak it.
Şimdi onu anlıyor.Now he gets it.
Senin onu neden yapmak istemediğini anlıyorum.I understand why you don't want to do that.
Politikamızı anlıyorsun, değil mi?You understand our policy, don't you?
Anlıyorum. Çok teşekkürler.I understand. Many thanks.
Anlıyorum. Size çok teşekkür ederim.I understand. Thank you very much.
Sadakat hakkında konuştuğumuzda ne anlıyoruz?What do we understand when we talk about loyalty?
Sence Tom sorunu anlıyor mu?Do you think Tom understands the problem?
Sence Tom problemi anlıyor mu?Do you think that Tom understands the problem?
Fransızcayı biraz anlıyorum.I understand a little French.
Tom, Fransızca'yı anlıyor değil mi?Tom understands French, doesn't he?
Tom'un neden öfkeli olduğunu anlıyorum.I understand why Tom is angry.
Tom'un neden üzgün olduğunu anlıyorum.I understand why Tom is upset.
Kelimeleri anlıyorum ama anlamını değil.I understand the words, but not the meaning.
Sanırım Tom beni anlıyor.I think Tom understands me.
Bence Tom beni anlıyor.I think that Tom understands me.
Ne yapmamı istediğini anlıyorum, ama bunu yapmayacağım.I understand what you're asking me to do, but I won't do that.
Ne yapmamı istediğini anlıyorum, ama bunu yapamam.I understand what you're asking me to do, but I can't do that.
Anlıyor gibi gözükmüyorsun.You don't seem to get it.
"Ne demek istediğimi anlıyor musun?" "Aslında, Tom, anlamıyorum.""Do you know what I mean?" "Actually, Tom, I don't."
Bir mantarın zehirli olduğunu nereden anlıyorsun?How do you tell if a mushroom is poisonous?
İnsanları tanıdıkça, Nuh'un gemiye niye sadece hayvanları aldığını daha iyi anlıyorum.The more I get to know people, the more I realize why Noah only let animals on the boat.
Bilgisayar tamirinden anlıyor.He knows how to repair computers
"Anlıyorum" dedi kör adam."I see," said the blind man.
Önce herkes yanlış anlıyor.Everyone gets it wrong at first.
Herşeyi anlıyordum.I understood everything.
Hata yapma lüksün yok. Beni anlıyor musun?You don't have the luxury of making mistakes. Do you understand me?
Şimdi anlıyorum ki Tom'un söylediklerini yanlış anlamışım.I now realize that I'd misunderstood what Tom said.
Birbirimizi anlıyorduk.We understood each other.
İnsanlar ne demeye çalıştığımı anlıyorlar mı?Are people understanding what I'm trying to say?
Çünkü doğru dinliyorlar, iyi müzikten anlıyorlar.Because they listen carefully, they understand music very well.
Anlıyor musun Rico?You got that, Irish?
Söylediğim şey, 'Anlıyorum.I said, 'I understand.
Ne demek istediğimi anlıyor musunuz?.Voyez-vous ce que je veux dire?
Bu sözlerle ne demek istediğini anlıyorum."I understood what he wanted to say with those words."
Ne hakkında konuştuklarınızı şimdi anlıyorum.Now I know what you guys were talking about.
Bunları konuşmayı reddediyorum, çünkü beni rahatsız ediyor, anlıyor musun oğlum?As I won’t tolerate disagreement, I easily forgive those, who insult me.
En doğru yolu seçtiğini, eski fırsatlara bakarak anlıyor.Seen the difficult circumstances he chooses the first solution.
Gaga bu yeni fırsatın önemini anlıyor ve ona sıkıca sarılıyor.Liza realizes how pitiful he is and tenderly embraces him.
Biz bunu anlıyoruz.We understand that.
O zaman da dışarıdan nasıl göründüğünüzü anlıyorsunuz.Well see how it goes from there.
Herkes oraya bir şey atıyor, gelen oradan işine yarayanı alıyor, ben böyle anlıyorum.Everyone who comes here comes here because we find their work interesting.
Gördükleri her şeyi öğreniyor, anlıyorlardı.She sees all, hears all and knows all".