anlı ile cümle
anlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Ne demek istediğimi anlıyor musunuz?Do you understand what I mean?
Hayır, sanırım yanlış anlıyorsun.No, I think you misunderstand.
Kuğular işaretleri anlıyorlar.Swans understand signs.
Seni anlıyorum.I understand you.
O az çok sorunlarını anlıyor.He more or less understands his problems.
Anlık şehriyeler üniversite öğrencileri arasında temel bir yemektir.Instant noodles are a staple among college students.
Bunu az çok anlıyorum.I understand it more or less.
Dış politikadan anlıyor gibi görünüyordu.He seemed to understand foreign policy.
Bir anlık sessizlik vardı.There was a moment of silence.
Şimdi anlıyorum.I understand now.
Birkaç öğrenci Latince anlıyor.Few students understand Latin.
Onun anlattığını anlıyor musun?Do you understand what he's told you?
Ama seni oldukça iyi anlıyorum.But I understand you quite well.
Bunu anlıyorum.I see this.
Tamam. Doğru. Ne demek istediğini anlıyorum.OK. Right. I see what you mean.
O şimdi seni anlıyor.She understands you now.
Dilini anlıyorum.I understand your language.
Evet, anlıyorum. Çok teşekkürler.Yep, I understand. Thanks a bunch.
Eğer anlıyorsan, öyleyse onu doğru dürüst yap.If you understand, then do it properly.
Tom bir anlık Mary'yi gördü.Tom caught a glimpse of Mary.
Tom hayatta kalmak için ne gerektiğini anlıyor.Tom understands what it takes to survive.
Tom başarmak için ne gerektiğini anlıyor.Tom understands what it takes to succeed.
Tom toplantıları yönetmekten gerçekten anlıyor gibi görünmüyor.Tom doesn't really seem to understand how to run meetings.
Tom bugünkü toplantıya hepimizin katılması gerektiğini kesinlikle anlıyor.Tom certainly understands that we all need to attend today's meeting.
Tom kesinlikle anlık kararlar vermede iyidir.Tom certainly is good at making snap decisions.
Tom ve Mary mükemmel şekilde birbirlerini anlıyorlar.Tom and Mary understand each other perfectly.
Kadınları anlıyormuş gibi davranmam.I don't pretend to understand women.
Bir anlığınaydı o düşünce.That thought was momentary.
Çabucak anlıyorsun.You catch on quickly.
Üzgün olduğunu söylemek zorunda değilsin, anlıyorum.You don't have to say you're sorry; I understand.
Duygularını anlıyor gibi hissediyorum.I feel like I understand your feelings.
Sorun yok, anlıyorum.No problem, I understand.
Sana ne dediğimi anlıyor musun?Do you understand what I am saying to you?
Beni anlıyorsun.You understand me.
Ben biraz Japonca anlıyorum.I understand Japanese a little.
Nasıl hissettiğini anlıyorum.I understand how you are feeling.
Tom projenin amacını anlıyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to understand the project's purpose.
Ne demek istediğimi anlıyorsun, değil mi?You understand what I mean, don't you?
Söylediklerimi anlıyorsun, değil mi?You understand what I'm saying, don't you?
Sonunda iskelet sistemini anlıyorum.I finally understand the skeletal system.
Ben onu anlıyorum.I understand that.
Onun söylediğini anlıyor musun?Do you understand what he's saying?
Farkı anlıyor musun?Do you understand the difference?
"Evet. Anlıyorum," diyor Bayan Lee."Yes. I understand," says Mrs. Lee.
Anlıyorsun, değil mi?You understand, right?
Ben bir şekilde sizin duygularınızı anlıyorum.I somehow understand your feelings.
Onu anlıyor musun?Do you understand her?
Ne dediğini anlıyorum.I understand what you say.
Bu kitabı anlıyor musun?Do you understand this book?
Ben senin düşünceni anlıyorum, ama yine de katılmıyorum.I get your point, but I still don't agree.
Herkes anlıyor mu?Does everybody understand?
"Bu nedenle geç geldim." "Anlıyorum""That's why I've come late." "I see."
Cümleyi anlıyorum, ancak tercüme edemiyorum.I understand the sentence, but I'm not able to translate it.
Ben riskleri anlıyorum.I understand the risks.
Sen riskleri anlıyorsun.You understand the risks.
Ben endişeni anlıyorum.I understand your concern.
İkisi Japonca anlıyorlar mı?Do they both understand Japanese?
Senin hayal kırıklığını anlıyorum.I understand your frustration.
Tom, Mary'nin onu çok fazla sevmediğini anlıyor.Tom realizes Mary doesn't like him very much.
Görevi anlıyor musun?Do you understand the mission?
İlgili Sayfalar