anlı ile cümle
anlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kadınların dilinden anlıyorsun.You have a way with women.
Senin konumunu mükemmel şekilde anlıyorum.I understand your position perfectly.
Çektiklerinizi anlıyorum.I feel for you.
Ben nasıl hissettiğini anlıyorum.I understand how you feel.
Endişenizi anlıyorum.I appreciate your concern.
Bana öyle geliyor ki biz onu yanlış anlıyoruz.It appears to me that we misunderstand him.
Ben bir tür anlıyorum.I sort of understand.
Bir anlık tereddüt, bir pilotun hayatına mal olabilir.A moment's hesitation may cost a pilot his life.
Ne çektiğini çok iyi anlıyorum.I feel for you deeply.
Onu anlıyorsanız elinizi kaldırın.Raise your hand if you understand it.
Havanın tekrar ısınacağını anlıyorum.I understand it's going to get hot again.
Onun niçin üniversiteye gitmediğini şimdi anlıyorum.I understand now why he didn't go to a university.
Tom yeni başladı fakat çabuk anlıyor.Tom's a beginner, but he catches on fast.
Kocanızla iletişim kurmayı istemenizi anlıyorum.I understand you wish to contact your husband.
Buradan Disneyland'a bir otobüse binebileceğimi anlıyorum.I understand I can get a bus to Disneyland from here.
Ne demek istediğinizi anlıyorum.I see your point.
Amerika'dan ziyaret ettiğinizi anlıyorum.I understand you're visiting from America.
Ne demek istediğini anlıyorum.I understand what you mean.
Tatilini Yeni Zelanda'da geçireceğini anlıyorum.I understand you are going to spend your vacation in New Zealand.
Niçin oraya gitmek istemediğini anlıyorum.I see why you don't want to go there.
Mike "ben nasıl hissettiğinizi anlıyorum, Hiroshi" diyor."I understand how you feel, Hiroshi," says Mike.
Ne söylediğini anlıyorum.I understand what you're saying.
Eğitimin gerekliliğini anlıyoruz.We understand the necessity of studying.
Demek istediğimi anlıyor musun?Do you see what I mean?
Seni tüm kalbimle anlıyorum.I sympathize with you from the bottom of my heart.
Görecelik teorisini az sayıda bilimci anlıyor.Few scientists understand the theory of relativity.
Tren geçerken Tom sürücünün bir anlık bakışını yakaladı.Tom caught a glimpse of the driver as the train raced past.
Müzenin Pazartesi günleri kapalı olduğunu anlıyorum.I understand the museum is closed on Mondays.
Onunla bir anlığına yalnız kaldığında, ona çıkma teklif etti.When he got her alone for a moment, he asked for a date.
O, sorunu anlıyor.He understands the problem.
Onun sorunlarını az çok anlıyor.He understands her problems more or less.
Onun ne demek istediğini anlıyorum.I get her point.
Onun mesele ile ilgisi olmadığını anlıyor musun?Do you think she has nothing to do with the affair?
O, söylediğimi anlıyor gibi görünüyor.She seems to understand what I say.
Anlıyor musun? Bir yabancı dil öğrenmelisin.You see? You must study a foreign language.
Anlıyorum, tamam mı?I got it, OK?
Anlıyor musun?Do you follow?
Sanırım anlıyorum.I think I understand.
Yazmak için zamanınız olmadığını anlıyorum.I appreciate that you have not had time to write.
Gece yarısı aperatifi için anlık erişte yedim.I had instant noodles as a midnight snack.
Ama ne dediğini anlıyorum.But I understand what he says.
Harry gerçekten yavaş anlıyor.Harry's really slow to catch on.
Ben onu biraz anlıyorum ama konuşamıyorum.I understand it a little, but I can't speak it.
Hemşire sandığım kadının doktor olduğunu şimdi anlıyorum.I now understand that the woman I thought was a nurse is a doctor.
Onun ne söylemeye çalıştığını anlıyorum.I understand what he's trying to say.
Onların iyi niyetlerini anlıyor gibi görünmüyorsun.You don't seem to understand their good intentions.
Onun ne demek istediğini kısmen anlıyorum.I partially understand what he means.
Beni anlıyor musun?Do you understand me?
Beni anlıyor musunuz?Do you understand me?
Evet, sizi iyi anlıyorum.Yes, I understand you well.
Anlıyor musunuz?Do you understand?
Evet, anlıyorum. Teşekkür ederim.Yes, I understand. Thank you.
Evet, anlıyorum. Teşekkürler.Yes, I understand. Thank you.
Ne söylediğimi anlıyor musun?Do you understand what I'm saying?
Anlıyorsun değil mi ?You understand, don't you?
Ah, şimdi anlıyorum.Oh, now I understand.
Anlıyor musun? Sen bir yabancı dil öğrenmek zorundasın.Get it? You've got to study a foreign language.
Sorunu nasıl çözeceğimi anlıyorum.I understand how to solve the problem.
Anlıyorum ama katılamıyorum.I understand, but I cannot agree.
Senin bir vatansever olduğunu anlıyorum.I see that you're a patriot.
İlgili Sayfalar