anlı ile cümle

anlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Evet, teknolojik açıdan, bu çok karmaşık ama ana fikri herkes anlıyor.Yes, technologically, it's very sophisticated, but everybody gets the idea.
Anlık yöneticisi zihnini tamamen kayboldu.The manager momentarily had disappeared completely from his mind.
Biz, zamanı geçmiş programların, zamanımızın ihtiyaçlarını yerine getirmediğini anlıyoruz.We understand that outworn programs are inadequate to the needs of our time.
Fark ettiğimiz şeylerden biri Twitter'ın anlık olaylardaki önemi.One of the things we realized was how important Twitter could be during real-time events.
Bu şekilde anlık geri bildirim almanın başka bir yolu olduğunu düşünmüyorum.I don't think there's any other way of getting instant feedback that way.
Anlıyor musun?Or make her look like a cheap prostitute, you know what I mean?
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.What we caught, I know now, is the bottom of the sea.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.Promised virtues fall prey to the passions of the moment.
Peki nasıl metafor yapıyor ve anlıyoruz?So, how do we make and understand metaphors?
Onlar, "bu senin fikrin, şimdi de benim fikrimi dinle" diyorlar. Anlıyor musun?They say that's your opinion, now I'm gonna give you mine, you see?
Anlık zevkler aradığın sürece... Anlık tatminler... önemsemiyorsun.As long as you have immediate pleasures, immediate satisfactions... you really don't care
Evet, anlıyorum.Yeah, I reckon.
Pete güvende olmamızı istiyordu, bunu anlıyordum.Pete wanted us to be safe -- I understand that.
Gercekten bir sorun, ben bu bayani anliyamiyorumWhat's the problem? I don't know. I can't understand her.
Seninle beraberken yaşadığımı anlıyorum.When I'm with you I fell I'm alive.
- Buradan anlıyoruz ki x küçük ya da eşittir 17.So we get x is less than or equal to 17.
Yüce gayenizi anlıyorum ama...I understand your purpose.
Umarım anlıyorsunuzdur.And I hope I'm making sense.
Endüstri çalışanları olarak sizler bunu anlıyorsunuz ama hükümetler anlamıyor.You understand that in industry; governments don't.
Anlıyor musunuz?You see?
Bu noktada kafanızın biraz karışmış olmasını anlıyorum.I'm sure at this point I have confused you.
"burada olup biteni anlıyormuş gibi yapmayacağım"I don't pretend to understand what's going on here."
Ne demek istediğimi şimdi anlıyacaksınız.And you'll see what I mean in the second.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.I still barely understand what most scientists are talking about.
Yalnızca kategorileri değil, şahısları da anlıyor.It understands individuals, not just categories.
İflas edince, bunların hiçbir değerinin olmadığını anlıyoruz.Maybe in bankruptcy we realize that these are worth nothing.
O anlık takip eden bir sessizlik içinde, kasten tabanca horoz, veHe was deliberately cocking his pistol, and, in the momentary silence that followed
Bunun ne demek olduğunu herkes anlıyor mu?Does everybody know what that means?
Bulunduğu yeri ve şimdiyi düşünür ve aklında anlık haz vardır.He just thinks about the here and now and the immediate gratification.
Söylemeye çalıştığınız şeyi anlıyorum, Sayın Başkan.Mr. President, everything you said I will keep in mind.
Bir anlığına resimdeki bakışlara bakalım,Let's look for just a moment at the gazes in the painting.
Ona neden öyle dediklerini şimdi anlıyorum.I just now got that.
Projenin esas amacını anlıyorsunuz.You understand the full scope of the project.
Ne dediğimi anlıyorsun değil mi?Know what I mean?
Ama kendinizi bir anlığına onun yerine koyun, ...dürüst bir insan olarak.But... ...put yourself in his position for a minute, you as a man of your word.
Seni yok edebilmek için, sadece bir anlığına senden şüphe etmeleri yeter.Why? Because they can destroy you too, despite your talent you haven't doubted yet.
Neyse, anlıyorum.Anyway. I see.
Zeni anlıyorsunuz! sadece biraz.You also understand Zen! Only a little.
-Komutanım. Neden emir komuta zincirimiz olduğunu anlıyorsun, değil mi?Hey, I didn't see you at church on Sunday.
Ölümler devam edecek, anlıyor musun?Corporal Smith has been hit! Hold on, 25. Still in the fight.
Biz -- Hayır, hayır, öncelikle, New York Dergisi durumu her zaman anlıyor.We've -- No, first of all, New York Magazine always gets it.
Kendimi daha iyi anlıyorum."I understand myself better.
Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu.But Deng Xiaoping instinctively understood the importance of offering choices to his people.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.I usually figure out what my talk is when I get up in front of a group.
Anlıyor musunuz? ""I am to be neutral?"
O bir anlık vardı ve ben bir yakalandı o yarım çekti olarak o bakış.She was there in an instant, and I caught a glimpse of it as she half-drew it out.
Bunun ortadan kalkması, ancak, ama anlık oldu.Its disappearance, however, was but momentary.
'Apple'ınız için anlık aktiviteler' -- her kitapta bedava poster değil mi?"Instant Activities for Your Apple" -- free poster in each book?
Bir anlığınaFor a while
Beynime kan sıçramıştı, anlıyor musunuz?I went fucking ballistic, right?
Sanırım şu noktada ana fikri anlıyorsunuz.I think you're getting the point at this point.
Şimdi, anlıyorum ki hayatı ilginç kılan sadece beş duyu değil.Now, I realize the five senses isn't the only thing that makes life interesting.
Tepkinizden aynı görünmediklerini anlıyorum. Doğru mu?I take it from your response they don't look the same anymore, right?
Dikişten nakıştan anlıyın ha?So, you know sewing, huh?
Ama bu yöntemde ısrar ettiler neden böyle yaptıklarını şimdi anlıyorum.But they kept at it, and I now understand why they did what they did.
Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.So long-distance movement of tools is a sign of trade, not migration.
Bunun anlık hızdan farkını anlamak için deNow, to see how this is different than instantaneous velocity,
Yani, anlık eğim türevdirSo the instantaneous slope is the derivative.
Anlıyorsunuz, değil mi?You know...
Anlıyorsunuz ya? " Seni umursamıyorum,You know. I don't care about you,
İlgili Sayfalar