anlı ile cümle
anlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biraz Fransızca anlıyorum ama konuşamam.I understand a little French, but I can't speak it.
Nereden geldiğinizi tamamen anlıyorum.I totally understand where you are coming from.
Söylediğin her şeyi anlıyorum.I understand everything you said.
Onların söylediği her şeyi anlıyor musun?Do you understand everything they are saying?
Tom anlıyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to understand.
Ne anlıyorsun?What do you understand?
Sanırım beni anlıyorsun.I think you understand me.
Dili anlıyorum ama onu konuşurken rahat değilim.I understand the language, but I'm not comfortable speaking it.
Aşık olduğunuz zaman nasıl anlıyorsunuz?How do you know when you're in love?
Onu söylemeyeceksin ama söylemek zorunda değilsin, çünkü anlıyoruz.You won't say it, but you don't have to, because we understand it.
Tom gerçekten ne olacağını anlıyor mu?Does Tom really understand what's going to happen?
O fikrin ne kadar aptalca olduğunu anlıyor musun?Do you realize how stupid that idea is?
Tom ne olup bittiğini gerçekten anlıyor mu?Does Tom really understand what's happening?
Arkadaşımın köpeği Esperanto'yu anlıyor. En azından en önemli komutları.My friend's dog understands Esperanto. At least the most important commands.
Tom'un ne demek istediğini anlıyor musun?Do you understand what Tom means?
Senin iddialarını anlıyorum. Onlara katılmıyorum ama anlıyorum.I understand your arguments. I disagree with them, but I understand them.
Galceyi anlıyorum ama konuşamıyorum.I understand Welsh, but I can't speak it.
İrlandacayı anlıyorum ama onu konuşamıyorum.I understand Irish, but I can't speak it.
Yalan söylediğin zaman anlıyorum.I know when you're lying.
Beni yanlış anlıyorsun!You misunderstand me!
Yazmanın konuşmaktan daha kolay olduğunu anlıyorum.I realize that it is easier to write than to speak.
Seni sadece çok iyi anlıyorum.I understand you only too well.
Seni çok çok iyi anlıyorum.I understand you only too well.
Tom neden bunu yapmaması gerektiğini anlıyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to understand why he wasn't supposed to do that.
Tom, Mary'nin bunu neden yapmaması gerektiğini anlıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to understand why Mary shouldn't do that.
Tom, Fransızcayı iyi anlıyor.Tom understands French well.
Almanca konuşurken yalnızca Tom beni anlıyor.When I speak German, only Tom understands me.
Tom söylediklerimi anlıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to understand what I said.
Tom beni anlıyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to understand me.
Tom biraz Fransızca anlıyor.Tom understands French a little.
Sebebini anlıyorum.I understand the reason.
Sanırım Tom'un ne söylemeye çalıştığını anlıyorum.I think I understand what Tom's trying to say.
Tom, Fransızca'yı onu konuşabileceğinden daha iyi anlıyor.Tom understands French better than he can speak it.
Tom, Fransızca'yı konuştuğundan daha iyi anlıyor.Tom understands French better than he speaks it.
Fransızca'yı onu konuştuğumdan daha iyi anlıyorum.I understand French better than I speak it.
Şimdi onu anlıyor.Now he gets it.
Senin onu neden yapmak istemediğini anlıyorum.I understand why you don't want to do that.
Politikamızı anlıyorsun, değil mi?You understand our policy, don't you?
Anlıyorum. Çok teşekkürler.I understand. Many thanks.
Anlıyorum. Size çok teşekkür ederim.I understand. Thank you very much.
Sadakat hakkında konuştuğumuzda ne anlıyoruz?What do we understand when we talk about loyalty?
Sence Tom sorunu anlıyor mu?Do you think Tom understands the problem?
Sence Tom problemi anlıyor mu?Do you think that Tom understands the problem?
Fransızcayı biraz anlıyorum.I understand a little French.
Tom, Fransızca'yı anlıyor değil mi?Tom understands French, doesn't he?
Tom'un neden öfkeli olduğunu anlıyorum.I understand why Tom is angry.
Tom'un neden üzgün olduğunu anlıyorum.I understand why Tom is upset.
Kelimeleri anlıyorum ama anlamını değil.I understand the words, but not the meaning.
Sanırım Tom beni anlıyor.I think Tom understands me.
Bence Tom beni anlıyor.I think that Tom understands me.
Ne yapmamı istediğini anlıyorum, ama bunu yapmayacağım.I understand what you're asking me to do, but I won't do that.
Ne yapmamı istediğini anlıyorum, ama bunu yapamam.I understand what you're asking me to do, but I can't do that.
Anlıyor gibi gözükmüyorsun.You don't seem to get it.
"Ne demek istediğimi anlıyor musun?" "Aslında, Tom, anlamıyorum.""Do you know what I mean?" "Actually, Tom, I don't."
Bir mantarın zehirli olduğunu nereden anlıyorsun?How do you tell if a mushroom is poisonous?
İnsanları tanıdıkça, Nuh'un gemiye niye sadece hayvanları aldığını daha iyi anlıyorum.The more I get to know people, the more I realize why Noah only let animals on the boat.
Bilgisayar tamirinden anlıyor.He knows how to repair computers
"Anlıyorum" dedi kör adam."I see," said the blind man.
Önce herkes yanlış anlıyor.Everyone gets it wrong at first.
Işıkta anlık bir azalma oldu.The light dimmed momentarily.
İlgili Sayfalar