Ana içeriğe geç
Sözlük

andı ile cümle

andı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.És kijöve az elsõ; vereses vala, mindenestõl szõrös, mint egy lazsnak; azért nevezék nevét Ézsaúnak.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.I vyšel první ryšavý všecken, a jako oděv chlupatý; i nazvali jméno jeho Ezau.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.I wyszedł pierwszy syn lisowaty, i wszystek jako szata kosmaty; i nazwali imię jego Ezaw.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Izide pa prvi, rjav, ves kakor kosmat plašč: zato so ga imenovali Ezava.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.먼저 나온 자는 붉고 전신이 갖옷 같아서 이름을 에서라 하였고
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Le premier sortit entièrement roux, comme un manteau de poil; et on lui donna le nom d`Ésaü.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Saiu o primeiro, ruivo, todo ele como um vestido de pelo; e chamaram-lhe Esaú.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Uscì il primo, rossiccio e tutto come un mantello di pelo, e fu chiamato Esaù
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Yang sulung warnanya kemerah-merahan, dan kulitnya seperti jubah yang berbulu. Sebab itu ia dinamakan Esau
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Y salió el primero, rojizo y todo velludo como una túnica de pieles, y llamaron su nombre Esaú
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Εξηλθε δε ο πρωτος ερυθρος και ολος ως δερμα δασυτριχος και εκαλεσαν το ονομα αυτου, Ησαυ.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Первый вышел красный, весь, как кожа, косматый; и нарекли ему имя Исав.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.Първият излезе червен, цял космат, като кожена дреха; и наименуваха го Исав*.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.ויצא הראשון אדמוני כלו כאדרת שער ויקראו שמו עשו׃
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.فخرج الاول احمر. كله كفروة شعر. فدعوا اسمه عيسو.
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.先 產 的 身 體 發 紅 、 渾 身 有 毛 、 如 同 皮 衣 . 他 們 就 給 他 起 名 叫 以 掃 。 〔 以 掃 就 是 有 毛 的 意 思
İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi andırıyordu. Adını Esav koydular.先 產 的 身體發紅 、 渾身 有 毛 、 如同 皮衣 . 他 們就給 他 起名 叫 以掃 。 〔 以 掃就是 有 毛 的 意思
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.(143:4) Человек подобен дуновению; дни его – как уклоняющаяся тень.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Človek je podoben dihu, dnevi njegovi so kakor mimogredočega senca.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Človek je podobný márnosti; jeho dni sú jako tieň, ktorý ta ide.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Člověk marnosti podobný jest, dnové jeho jako stín pomíjející.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Człowiek marności jest podobny; dni jego jako cieó pomijający.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.El hombre es semejante a un soplo; sus días son como la sombra que pasa
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.En människa är lik en fläkt, hennes dagar såsom en försvinnande skugga.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Et menneske er lik et åndepust, hans dager er som en skygge som farer forbi.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Ihminen on kuin tuulen henkäys, hänen päivänsä niinkuin pakeneva varjo.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Ist doch der Mensch gleich wie nichts; seine Zeit fährt dahin wie ein Schatten.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.사람은 헛것 같고 그의 날은 지나가는 그림자 같으니이다
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.L`homme est semblable à un souffle, Ses jours sont comme l`ombre qui passe.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Loài người giống như hơi thở, Ðời người như bóng bay qua.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Loài_người giống như hơi thở , Ðời người như bóng_bay qua .
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.L'uomo è come un soffio, i suoi giorni come ombra che passa
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Manusia itu seperti sehembus angin, seperti bayangan lewat, begitulah hidupnya
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Mennesket er som et Åndepust, dets Dage som svindende Skygge.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.O homem é semelhante a um sopro; os seus dias são como a sombra que passa.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Olyan az ember, mint a lehellet; napjai, mint az átfutó árnyék.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Omul este ca o suflare, zilele lui sînt ca umbra care trece.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Zoals een ademtocht voorbijglijdt en in het niets verdwijnt, vliegt ook een mensenleven voorbij.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Ο ανθρωπος ομοιαζει την ματαιοτητα αι ημεραι αυτου ειναι ως σκια παρερχομενη.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.Човек прилича на лъх; Дните му са като сянка, която преминава.
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.אדם להבל דמה ימיו כצל עובר׃
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.الانسان اشبه نفخة. ايامه مثل ظل عابر
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.人 好 像 一 口 氣 . 他 的 年 日 如 同 影 兒 快 快 過 去
İnsan bir soluğu andırır, Günleri geçici bir gölge gibidir.人 好像 一 口 氣 . 他 的 年日 如同 影兒 快快 過去
- Isabela 100 mil uzunluğundaki volkan sırtlarıyla dev bir denizatını andırırIsabela. Tvarována jako obří mořský koník téměř 160 km dlouhá, s páteří tvořenou vulkány.
- Isabela 100 mil uzunluğundaki volkan sırtlarıyla dev bir denizatını andırırΗ Ισαβέλλα. 'Εχει σχήμα γιγάντιου ιππόκαμπου... μήκους σχεδόν 100 μιλίων, με ραχοκοκαλιά ηφαιστείων.
- Isabela 100 mil uzunluğundaki volkan sırtlarıyla dev bir denizatını andırır.איזבלה ,צורתו כסוסון-ים ענק אורכו כ-150 ק"מ .עם שדרה של הרי-געש
- Isabela 100 mil uzunluğundaki volkan sırtlarıyla dev bir denizatını andırır- إيزابيلا هي شكّلت مثل حصان بحر عملاق، تقريبا بطول 100 ميل مع عمود فقري من البراكين
İş hayatımın Moore kuralını andıran -- devamlı yükselerek giden grafiği -- hep böyle gidecek zannediyordum.내 생각에 제 사업인생의 작은 그래프는 약간은 무어의 법칙처럼 보이는 일종의 항상 상향의 오른쪽방향--그것은 영원히 지속될것이었습니다
İş hayatımın Moore kuralını andıran -- devamlı yükselerek giden grafiği -- hep böyle gidecek zannediyordum.Saya pikir grafik bisnis saya yang terlihat mirip Hukum Moore -- akan terus naik ke kanan atas -- selamanya.
İş hayatımın Moore kuralını andıran -- devamlı yükselerek giden grafiği -- hep böyle gidecek zannediyordum.חשבתי שהגרף הקטן של חיי העסקיים שנראה קצת כמו חוק מור שתמיד מטפס בכיוון ימין - ימשיך לטפס לנצח
İş hayatımın Moore kuralını andıran -- devamlı yükselerek giden grafiği -- hep böyle gidecek zannediyordum.ムーアの法則のようだと考えていました ずっと右肩上がりになっていくだろうと そうでなければならなかったのです そうでしょう? 自分でも驚いていました
Işıkları kapattıkları an çoğunlukla en iyi andır, değil mi?Az a pillanat, amikor lekapcsolják a villanyt, gyakran az a legjobb rész, tudják?
Işıkları kapattıkları an çoğunlukla en iyi andır, değil mi?Chvíle kdy zhasnou světla, je často tak nejlepší část.
Işıkları kapattıkları an çoğunlukla en iyi andır, değil mi?Der Moment, indem der Raum dunkel wird, ist oft der beste Teil, verstehen Sie?
Işıkları kapattıkları an çoğunlukla en iyi andır, değil mi?El momento en que las luces se apagan es a menudo la mejor parte, ¿saben?
Işıkları kapattıkları an çoğunlukla en iyi andır, değil mi?Gasną światła, od razu robi się ciekawie.
Işıkları kapattıkları an çoğunlukla en iyi andır, değil mi?Het moment dat de lichten dimmen is het beste gedeelte.
Işıkları kapattıkları an çoğunlukla en iyi andır, değil mi?I det øjeblik lyset slukkes, er tit det bedste tidspunkt, ikke?
Işıkları kapattıkları an çoğunlukla en iyi andır, değil mi?불이 꺼지는 순간이 가장 좋은 순간 아닙니까?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod