Kasırga, Jupiter'deki Büyük kırmızı lekeyi andırıyordu.Myrsky muistutti tunnetumpaa Jupiterin suurta punaista pilkkua.
Serbest bırakıldıktan sonraki mühürlenmemiş halidir) Zangetsu'nun görüşünü satırı andırmaktadır.残心), zan (jättää taakseen) shin (mieli).
Zend adı Zeev ve Andi'nin kısmi bileşimine dayanmaktadır.Nimi Zend tuli yhdistämällä Zeevin ja Andin (Zeev ja Andi) nimet.
Dolayısıyla Mars’ta da Dünya’dakini andıran mevsimler meydana gelir.Siten vuodenajat Marsissa ovat Maan vuodenaikoja pidempiä.
Asteroid tozları karbonlu kondritik meteorları andırırlar.Asteroidit muistuttavat meteoriitteja koostumukseltaan.
Soluğum tükenince seni andım, ya RAB, Duam sana, kutsal tapınağına erişti.Sinun turviisi pakenemme, pyhä Jumalansynnyttäjä.
Andie 16 yaşındayken annesini kanserden kaybetmiştir.Hänen äitinsä kuoli syöpään Andien ollessa 16-vuotias.
Kısa kafaları ve öne doğru bakışları ile maymunları andırırlar.Niillä on pieni pää ja eteenpäin suuntautuneet silmät toimivat apinamaisesti.
"Andıç ve iki şarjör kurşun...""Kaks tähtee ja kirsikkapuska" 10.
Yüzü bir köpeğinkini andırır.Naaras muistuttaa ulkonäöltään koirasta.
Pop rock, rock müziğin daha hafif, daha yumuşak ve ticari pop müziği andıran bir türevidir.Cool jazz kuulostaa bebopia hillitymmältä ja hiukan melodisemmalta.
Bu yazılımla görünüm olarak Windows Phone'u andırır.Ulkonäöltään se muistuttaa Windows Phonen käyttöliittymää.
Esaret altındaki yeşilbaşların, doğadakini andıran, beyazla karışık bir tüy örtüsüne sahip olur.Piilosammal on kermanvalkoinen maan alla kasvava sekovartinen sammal.
Adını yaprak sapının kesitinde beliren Avusturya kartalını andıran siyah biçimden alır.Nimi mustamamba juontaa juurensa käärmeen suun mustasta sisäpuolesta, jota se näyttää joutuessaan uhatuksi.
Aynı zamanda Amarok İrlandaca da ise "yarın anlamını andırıyor.Επίσης, παραπέμπει και στο «amárach», που σημαίνει «αύριο» στην ιρλανδική γλώσσα.
Mayhoş ve tatlı bir tadı vardır, balzamik sirkeyi andırır.Έχει μια απαλή, ήπια γλυκιά γεύση που θυμίζει αμύγδαλο.
'Beni andırıyor, ah, beni o' demeli."Έπρεπε να ήταν, ξέρετε, η ψυχή μου.
Ondan sonra da müşterek hayat cehennemi andırmaya başladı.Έκτοτε ξεκίνησε η χαϊνικη ζωή του Λόγιου.
Elbiselerini çıkardığı zaman omuzları dökülmüş gümüş yuvarlağını andırıyordu.Λέγεται ότι όταν γνωρίστηκαν φορούσαν πανομοιότυπα ασημένια βραχιόλια.
Ancak adını andığım efsane yerin altında derin bir uykuda yatıyor.Δεν φάνηκε να υπάρχει τίποτα μέσα σ' αυτό αλλά η Ψυχή έπεσε αμέσως σε βαθύ ύπνο.
Bu aşamadan sonra normal ordu bileşimini andıran sınıflara ayrılan bir yapıya kavuşacaktır.Για να το πετύχει αυτό παρεξέκλινε της κλασικής μέχρι τότε παράταξης των στρατευμάτων.
Çinlileri andırıyorlar, bu yüzden ülkeleri Da Qin olarak anlandırılmış (Büyük Qin)...De ligner kineserne, og det er grunden til, at landet hedder Da Qin ("Store" Qin)...
Bununla ilgili olarak Hill, Fangoria'da şöyle demiştir: "Yablans radyo şovunu andıran bir senaryo istiyordu."I et interview med Fangoria udtalte Hill: "Yablans ønskede manuskriptet skrevet som et radioshow".
2013 yılından itibaren, ORF yetenek gösterisi Die große Chance yarışmasını Andi Knoll ile birlikte sunmuştur.Siden 2013 har hun været vært for talentshowet Die große Chance sammen Andi Knoll på ORF.
Macintosh klavyeleri Apple II için kullanılan klavyeleri andırıyor.Macintosh-tastaturerne minder en del om de tastaturer, der blev brugt til Apple II.
Bu, Montreal Screwjob hadisesini andıran bir olaydı.Episoden er kendt af wrestlingfans som Montreal Screwjob.
Tan, modern halterleri andırır.Lind er en moderne målmandstræner.
Ki , standart kamuflaj araçlarını andırır.Dens plettede mønster virker som camouflage.
Bu eser atasözlerini andırır ifadelerden oluşan şiirsel bir düz yazıdır.Det indeholder en samling poetisk udformede ordsprog.
Bu haliyle Selçuklu türbelerini andırmaktadır.Deres fordøjelse minder således om drøvtyggernes.
Yaşantıları Çingeneleri andırdığından çoğu kez Çingenelerle karıştırılırlar.Tidligere kaldtes romaer ofte for "sigøjnere".
Köyün üç tarafı dağlarla çevrilidir ve bunun için çukur bir konum andırmaktadır.Der ligger tre ved stenene langs kysten, og det kræver opmærksomhed at finde dem.
Kasırga, Jupiter'deki Büyük kırmızı lekeyi andırıyordu.Flekkene ligner veldig på Jupiters store røde flekk.
Konsept Airbus A380 ve Boeing NLA modellerini andırıyordu ve Boeing 747 den daha büyüktü.Konseptet lignet mye på Airbus A380 og Boeing NLA, og det ville ha blitt større enn Boeing 747.
Bu modele sıklıkla optik model denir çünkü opak bir cam küreden saçılan ışığın durumunu andırır.Dette kalles gjerne for en optisk modell fordi det minner om hvordan lys blir spredt av en glasskule.
Bütün imanımızla inanırız ki rahmetle andığımız Musa hakikatlerin peygamberi ve peygamberlerin en büyüğüdür.Moses var benevnes også som profet, og det er gjennom profetene Gud kaller sitt folk tilbake.
Kedi Gözü'nün kızılötesi (dalgaboyu 2–8 μm) ışıktaki genel görünümü, görünür ışıktaki görünüşünü andırır.Det helhetlige utseende på Kattøyetåken i det infrarøde spekteret (2–8 μm) er lignende ved synlig lys.
Soluğum tükenince seni andım, ya RAB, Duam sana, kutsal tapınağına erişti.Sela Vi grunner på din trofasthet, Gud, i ditt hellige tempel.
Ki , standart kamuflaj araçlarını andırır.Fjærdrakten er typisk kamuflasjefarget.
Bir balığı andıran sembol, ilk Hristiyanlar tarafından kullanılan gizli bir semboldü.Ichthys eller fisken er et symbol som har blitt brukt av kristne fra den første kristne tiden.
Asteroid tozları karbonlu kondritik meteorları andırırlar.Overflatesammensetningen er lignende på meteoritter av karbonholdig kondritt.
"Andıç bir daha tekrarlanır mı?".«Strøksnes på repeat».
1889'da Cumhuriyet'in ilanından bu yana, Federal Senato ABD Senatosunu andırıyor.Sejak Proklamasi Republik pada 1889, Senat Federal tersebut dijadikan seperti Senat Amerika Serikat.
Kasırga, Jupiter'deki Büyük kırmızı lekeyi andırıyordu.Badai ini menyerupai Titik Merah Besar Yupiter.
Yerleşimi, birbirine yakın mahalli yerleşimi andıran evlerden oluşmaktadır.Sebagai contoh yaitu pemanfaatan gua sebagai tempat tinggal.
Evet halk kulağıyla andırıyor ancak çalıntı iddiasına katılmıyorum.Syech Siti Jenar tidak menolak, tetapi juga tidak mengiyakan permintaan Mahesa Kicak.
Ondan sonra da müşterek hayat cehennemi andırmaya başladı.Sejak saat itu penduduk Katu mulai berurusan dengan Suaka Alam.
Bütün imanımızla inanırız ki rahmetle andığımız Musa hakikatlerin peygamberi ve peygamberlerin en büyüğüdür.Istri Musa adalah seorang wanita, anak dari seorang Nabi yang diutus untuk kaum Madyan, yaitu Nabi Syuaib.
The Manotaur: Bir insandır ancak ayakları bir boğanın ayaklarını andırır.Merpeople - Makhluk seperti manusia yang memiliki ekor ikan sebagai kaki mereka.
Kısa kafaları ve öne doğru bakışları ile maymunları andırırlar.Kepala dengan moncong yang pendek dan mata yang menonjol.
Bir balığı andıran sembol, ilk Hristiyanlar tarafından kullanılan gizli bir semboldü.Warna-warna Liturgi adalah salah satu bentuk simbol atau lambang yang digunakan di dalam ibadah Kristen.
Görüntüsü de Ferrari F40'ı andırmaktadır.F40 digantikan oleh Ferrari F50.
Ki , standart kamuflaj araçlarını andırır.Dengan menganggap sebuah peranti salur-n moda pemiskinan.
Fare keseli sıçanlarının dış görünüşü sivri faregilleri andırır.Karena lokasi tahi lalat persis seperti kenyataan.
O yüzden Türkî halklar onu "Andican'ın çetesi" olarak adlandırmışlardır.Orang Vietnam kemudian menyebutnya dengan sebutan "Annamites."
Hastalık ilk aşamada soğuk algınlığı gibi belirtiler verir ama daha sonra gribi andırır.Bệnh nhân có các triệu chứng như với cảm lạnh trong giai đoạn đầu tiên, nhưng sau đó giống như cúm.
Şekli ve yerleşimi birinci nesil iPod Shuffle'ni andırıyordu.Hình dạng và cấu trúc của nó giống với các thế hệ iPod Shuffle đầu tiên.
TOV limit beyaz cüce yıldızlarını andıran Chandrasekhar limitine benzemektedir.Giới hạn TOV giống với giới hạn Chandrasekhar của sao lùn trắng.
O bir tohumu andırır, buğday tohumu gibidir.Mùi vị tương tự như mắm tôm.
Bu modele sıklıkla optik model denir çünkü opak bir cam küreden saçılan ışığın durumunu andırır.Chúng ta luôn có một hoán vị như vậy vì một hoán vị là một phép song ánh.