anaokulu ile cümle

anaokulu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Anaokulu çocukları parkta el ele yürüyordu.The kindergarten children were walking hand in hand in the park.
Anaokulunda oğlumun öğretmenini şikayet etmeyi düşünüyorum.I'm thinking about complaining about my son's teacher at the kindergarten.
Tom, anaokulu öğretmeninin adını hatırlayamıyor.Tom can't remember his kindergarten teacher's name.
O, anaokuluna gider.He goes to kindergarten.
Küçük kız kardeşim anaokuluna gidiyor.My little sister goes to nursery school.
O, anaokulundayken, bütün erkek çocukları ona "prenses" derdi.When she was in kindergarten, all the boys used to call her "princess".
Kaikai, anaokuluna gitmek için mavi kıyafetler giyiyor.Kaikai is wearing blue clothes to go to the kindergarten.
Anaokulunda, bilmem gereken her şeyi öğrenmedim.I did not learn everything I need to know in kindergarten.
Bugün anaokulundan dört yaşındaki erkek yeğenimi aldım.Today I picked up my four-year-old nephew from kindergarten.
Anaokulundan beri sana aşığım.I've been in love with you since kindergarten.
Oğlum anaokulunda.My son is in preschool.
Tom ve Mary anaokulundan beri arkadaşlar.Tom and Mary have been friends since kindergarten.
Bunu anaokulundayken öğrendim.I learned that when I was in kindergarten.
Tom ve ben anaokulundan beri birbirimizi görmedik.Tom and I haven't seen each other since we were in kindergarten.
Tom az önce anaokuluna başladı.Tom has just started kindergarten.
Anaokulunda mıknatıslarla oynadığımı hatırlıyorum.I remember playing with magnets in kindergarten.
Mary bir anaokulu öğretmeni.Mary is a kindergarten teacher.
Tom hâlâ anaokulunda, değil mi?Tom is still in kindergarten, isn't he?
Almancada anaokuluna ne diyorsunuz?How do you say kindergarten in German?
Tom anaokulundayken, Boston'da yaşıyordu.When Tom was in kindergarten, he lived in Boston.
Tom anaokulundan atıldı.Tom was expelled from preschool.
Tom anaokulundayken, ailesinin bir resmini çizdi.When Tom was in kindergarten, he drew a picture of his family.
Dan anaokulundan beri Linda'yı tanır.Dan has known Linda since kindergarten.
Anaokulu çocukları Tom ve arkadaşlarının yaptığından daha iyi hareket eder.Kindergarten children act better than Tom and his friends do.
Ben bir anaokulu öğretmeniyim.I'm a preschool teacher.
Tom bir anaokulu öğretmeni.Tom is a kindergarten teacher.
Anaokulu bahçesi gölgeli.The kindergarten yard is shaded.
Mary anaokulundayken onun tek arkadaşı Tom'du.Tom was Mary's only friend when she was in kindergarten.
Anaokulu öğrencilerinin bu kadar çok TV izlemeleri gerektiğini sanmıyorum.I don't think preschoolers should be watching that much TV.
Biz üçümüz anaokulundan beri buradayız.All three of us have been here since kindergarten.
Anaokulu için nereye gittin?Where did you go to kindergarten?
Anaokuluna gittin mi?Did you go to kindergarten?
Anaokulu öğretmenimin adını hatırlamıyorum.I can't remember my kindergarten teacher's name.
Bir anaokulu öğrencisi Anaokuluna hazırlanmak için pek çok beceriyi öğrenir.A preschooler learns many skills to prepare them for Kindergarten.
Tom'un gittiği aynı anaokuluna gittim.I went to the same kindergarten that Tom did.
Tom anaokulundan beri en iyi arkadaşım.Tom has been my best friend since kindergarten.
Almatı'da bir Yahudi anaokulu da bulunmaktadır.There is a Jewish kindergarten in Almaty.
2 Mart 1939'da, anaokulunda eski bir öğretmen olan Elisabeth Stieber ile evlendi.On 2 March 1939 Seidl married Elisabeth Stieber, a former teacher in a kindergarten.
Avukat William Friedman ve anaokulu öğretmeni Mabel Caminez’in tek çocuğuydu.She was the only child of a lawyer, William Friedman, and nursery school teacher, Mabel Caminez.
Çoğu Malezyalı eğitime üç ilâ altı yaşları arasında anaokulunda başlar.Most Malaysian children start schooling between the ages of three to six, in kindergarten.
Mahallede, 300 kişilik ilkokul ve ayrıca anaokulu vardır.The orphanage is home to 300 children and is self-sustaining.
Çocukları çok sevdiğinden, Fröbel Institude'de anaokulu öğretmeni oldu.Being fond of children, she became a kindergarten teacher at the Fröbel Institute in Ulm.
Köyde ilköğretim okulu vardır ve yakında bir anaokulu açılacaktır.The village have a primary school and a middle school is going to open very soon.
Şu an çalışır vaziyette bir anaokulu bulunmaktadır.It now houses a preschool.
Karadelik, bir yıldız anaokuluna pek de iyi bir komşu olmazdı.A black hole does not make a kind neighbor to a stellar nursery.
Anaokulu 3-4 yıl sürüyor, ama her yer farklı olabilir.Kinder-garden lasts about 3 or 4 years, but can vary.
Anaokulunda, hikayeler, masallar ve hayal gücüyle ilgili bir çok şey öğrendim.In kinder-garden I learnt many stories, tales, things related to imagination. Why?
Hala, anaokulunun niye böyle olduğunu bilmiyorum.I still have no idea why.
Bir anaokulu sınıfına gidipWhy is it that you go to a classroom of Kindergartners
Anaokulunda başladım.Ever since I was in kindergarten.
O anaokulunda.He's in kindergarten.
İşte Chicago'da bir anaokulundan örnek:Here's an example from Chicago kindergarten.
Kimse bunu bize söylemiyor. Belki de bunu anaokulunda öğrenmeliyiz:Nobody told us; maybe we should learn this from primary school.
Haydi anaokuluna dönelim. Tamam mı?Let's go back to kindergarten.
Anaokuluna dönelim.Let's move to kindergarten.
Neredeyse anaokulunu geçtiniz.Almost out of kindergarten.
Anaokulu öğrencileri için okuma programları tasarlıyorum.I design reading programs for preschoolers.
Anaokulu anaokulunda başlar.Kindergarten begins in kindergarten.
Anaokuluna kaydolmak için 15 Eylül'den önce doğmuş olman gerekiyordu.""Listen. The cut-off date to start kindergarten was September 15th."
Anaokulu, ilkokul veya ortaokul olsun, her bir safhanın sürekli olarak değerlendirilmesi gerekiyor.Every stage -- be it a nursery, primary or secondary school -- should be continuously evaluated.

İlgili Sayfalar