Senin durum analizinle ilgili aynı fikirde olmadığım için, maalesef aynı görüşte değilim.I beg to differ, as I disagree with your analysis of the situation.
Kaza hakkında yakın analiz yapmak zorundayız.We have to make a close analysis of the accident.
Kazanın sebepleri hakkında yakın analiz yapmalıyız.We must make a close analysis of the causes of the accident.
Son analizlerde, metotlar çocukları eğitmezler; insanlar eğitir.In the last analysis, methods don't educate children; people do.
Havacılık uzmanı, istatistikleri ayrıntılı olarak analiz etti.The aviation expert analyzed the statistics in detail.
Makineyi analiz edelim.Let's analyze the machine.
Bu, analize başlamak için iyi bir yerdir.This is a good place to start the analysis.
Analiz aşağıdaki sonuçları veriyor.The analysis gives the following results.
Her durum bireysel analiz gerektirir.Every situation requires individual analysis.
Sizin durum analiziniz doğrudur.Your analysis of the situation is accurate.
Durumu nasıl analiz edersin?How would you analyze the situation?
Bir analjeziğe ihtiyacım var.I need an analgesic.
Anal fissürler tedavi edilebilir mi?Are anal fissures curable?
Hangi türde saat tercih edersin, dijital mi yoksa analog mu?Which kind of watch do you prefer, digital or analog?
Bu makale hem askeri harcamaları azaltmanın sakıncalarını hem de faydalarını analiz eder.This article analyzes both the benefits and the drawbacks of reducing military spending.
Bu analiz iki bölüme ayrılır.This analysis is divided in two parts.
Modern DNA analizleri, ABD'de birçok kişiyi temize çıkardı.Modern DNA analysis has exonerated many people on death row in the US.
Kalan bilgiyi hâlâ analiz ediyoruz.We're still analyzing the remaining data.
Onlar örnekleri analiz ediyorlar.They're analyzing the samples.
Ben anal kaşıntıdan müzdaribim.I'm suffering from anal itching.
Analizini istiyorum.I want your analysis.
Bunu analiz etmenizi istiyorum.I want you to analyze this.
Büyük şirketlerin bir ekonomi analistine ihtiyacı vardır.Big companies need an economy analyst.
Tom analitik.Tom is analytical.
Ben analitikim.I'm analytical.
Analizlerine devam et.Continue your analysis.
Analyn ineği sattı.Analyn sold the cow.
Veriyi analiz ettik.I've analyzed the data.
Ben sıvıyı analiz ettim.I've analyzed the liquid.
Ben kaydı analiz ettim.I've analyzed the recording.
Analojiden anlamıyorum.I don't understand the analogy.
Aşırı analiz yapıyorsun.You're over-analyzing.
Öğrenciler kitaptan bir alıntıyı analiz etmek zorundalar.The students have to analyze an excerpt from the book.
O, analizinin doğru olduğuna ısrar ediyor.She maintains that her analysis is correct.
Ben anal seksi seviyorum.I love anal sex.
Bana biraz analjezik verin.Please give me some analgesic.
Tom bir finansal analist.Tom is a financial analyst.
Sen analitik misin?Are you analytical?
Bilim adamları veriyi analiz ettiler.The scientists analyzed the data.
Onlar sonuçları analiz etti.They analyzed the results.
Tom, metropol polisiyle kan sıçraması analisti olarak çalışıyor.Tom works as a blood spatter analyst with the metropolitan police.
Korkarım Tom'un analizlerine katılmak zorundayım.I'm afraid I have to agree with Tom's analysis.
Senin analizin nedir?What's your analysis?
Tom Laboratuarda kıymetli taş analizi yaptı.Tom analyzed the precious stone at his lab.
Mary sonuçları analiz etti.Mary has analyzed the results.
Dan, Linda'nın parmak izlerini analiz etti.Dan analyzed Linda's fingerprints.
Bir uzman arabada bulunan kumaşı analiz etti.An expert analyzed the fabric found in the car.
Yaşam analizi önemli bir düşüş gösterdi.Survival analysis showed a significant reduction.
Yazarlar, istatistiksel analizleri için Dr Jackson'a teşekkür etmek istiyorlar.The authors would like to thank Dr. Jackson for his statistical analyses.
Onu analiz etmek zorundayız.We have to analyze that.
Tom'un durum analizi doğru görünüyor.Tom's analysis of the situation seems correct.
Tom sonuçları analiz etti.Tom analysed the results.
Sonuçlar şu anda analiz ediliyor.The results are currently being analyzed.
O büyük bir analist ve büyük bir milletvekilidir.He is a great analyst and a great parliamentarian.
Her şeyi aşırı analiz ediyorsun.You over-analyze everything.
Analistler bir artış bekliyorlardı.Analysts were expecting an increase.
Analistler herhangi bir sürpriz beklemiyorlar.Analysts don't expect any surprises.
Mükemmel bir analistin var.You have an excellent analyst.
Analistler onu farklı görüyorlar.Analysts see it differently.
Analiz çok açık.The analysis is very clear.