Açık anahtarlı şifrelemeAuthenticatie Geheime sleutel
Tüm asimetrik kriptosistemlerle birlikte, Rabin sistemi de hem açık anahtar hem de özel anahtar kullanır.Asymmetrische cryptografie werkt met een geheime en een publieke sleutel.
Dizi şifrelemede aynı anahtarın iki defa kullanılmaması esastır.Verplaats nimmer twee keer dezelfde schijf.
Alice RSA açık anahtarlı şifreleme sistemin kullanmakta ve açık anahtarı (79,3337) kapalı anahtarı 1019'dur.Alice stuurt Bob haar publieke sleutel 3 en 319.
Gerçel analizdeki anahtar kavramlar gerçel diziler ve limitleri, süreklilik, türev ve integraldir.Kernbegrippen van de analyse vormen de afgeleiden, integralen en limieten.
Bu alanda bir anahtar teknoloji, İnternet Protokolü üzerinden Ses (VOIP).Dit is een sleutelbegrip in Voice over IP (VoIP).
Bana bu kalenin anahtarını ver!Geef me de sleutel van dit kasteel!
O anahtarı nerede buldun?Waar heb je die sleutel gevonden?
Arabamın anahtarını kaybettim.Ik ben de sleutel van mijn auto verloren.
Muhtemelen anahtarlarımı unuttum.Ik ben mogelijkerwijs mijn sleutels vergeten.
Anahtarlar çantamdaydı.De sleutels zaten in mijn tas.
Anahtarı kilide soktu.Hij stak de sleutel in het slot.
Ürünler ve hizmetler, ürünlere ait 2000 den fazla spesifik anahtar kelime vasıtasıyla gruplandırılmıştır.Podział produktów i usług następuje poprzez ponad 2000 haseł specyficznych dla produktu.
Haziran 2006’da tespit edilen Gpcode.AG, 660-bit RSA açık anahtarı ile şifrelenmiştir.Gpcode.AG, wykryty w czerwcu 2006, był zaszyfrowany kluczem publicznym RSA o długości 660 bitów.
Pkinit (RFC4556) gibi diğer parola mekanizmaları parola yerine açık anahtar kullanımına izin verir.Inne mechanizmy logowania, jak np. pkinit (RFC 4556 ↓) pozwalają na użycie kluczy publicznych zamiast hasła.
(Elbette burada anahtarların seçimi kötüdür.(Inną sprawą jest faktyczna stosowalność tych reguł.
Bunlardan birisi Açık Anahtar (Public Key) diğeri ise Özel Anahtar (Private Key) dır.Jeden z nich nazywany jest kluczem publicznym, drugi – prywatnym.
Bu ona istemci/TGS oturum anahtarını verir.A kieruje do KDC żądanie klucza sesji.
Bu anahtar bir elektromıknatıs tarafından kontrol edilir.System ten kontrolowany jest przez elektroniczny sterownik wtrysku.
Portede basgitar için Fa anahtarı kullanılır.Do strojenia gitary basowej używane są klucze.
Dolayısı ile kullanılan anahtar 168 bittir.Talia podstawowa zawiera 168 kart.
Sally döner ve çocuğa anahtar soru sorulur: 'Sally misketi için nereye bakacak? 'Kluczowe pytanie zadawane badanemu brzmi „gdzie Sally będzie szukała swojej piłeczki?”.
Alan (Fransızca: champ) Fransız sosyolog Pierre Bourdieu'nün anahtar kavramalarından biridir.Pole (le champ) jest jedną z kluczowych kategorii teorii francuskiego socjologa Pierre'a Bourdieu.
Ölmeden önce Gandalf onu buldu ve Thráin'den Erebor'un yan kapı anahtarını aldı.Wtedy też spotkał Thráina i otrzymał od niego klucz do Ereboru.
Pranga anahtarını da şahsen kendi aldı.Kamień węgielny caryca położyła osobiście.
Kendisine babasının eşyalarının bulunduğu sandığın anahtarı verilir.Znajduje miejsce, od którego klucz dał jej ojciec.
Anahtarların dolaptadır.Matka jest w szafie.
Kupa Anahtardı.Spot znajduje klucz.
Göklerin Egemenliği'nin anahtarlarını sana vereceğim.Następnie władzę obejmie Istota Niebiańska.
The Dreaming albümünün kapağı, bu şarkının sözlerinden alıntıdır: "bir öpücükle, anahtarı geçiririm".Na przykład w Pieśni nad Pieśniami: Niech mnie ucałuje pocałunkami swych ust!
Serbest piyasanın anahtar düşüncesi gönüllü takastır.Zasadniczym pojęciem związanym z wolontariatem jest motywacja.
PGP'de her kullanıcının bir açık anahtarı bir de özel anahtarı vardır.Każdy użytkownik lub grupa użytkowników otrzymuje specjalny klucz deszyfrujący.
31 Mart 1814 günü Talleyrand şehrin anahtarını çara verir.31 marca minister Talleyrand wręczył carowi klucze do bram stolicy.
Anahtar Teyid edilemeyen veriler futbolcu verilerine dahil edilmemiştir.Skazali mnie ludzie, którzy nie mieli pojęcia o futbolu.
Anahtar oluşturma iki aşamadan oluşur.Przygotowanie papieru solnego składa się z dwóch etapów.
Ali - (silahını arkasında gizleyerek) Buyrun, nasıl yardımcı olabilirim? / Anahtar nerede?Jak... jak to! (podnosi z ziemi kijek) Możemy się bawić tym!
Anahtar Kitaplar. s. 162.Gądecki, s. 162.
Ardından anahtar ile kaçtı.Później z nią zerwał.
Göklerin Egemenliği'nin anahtarlarını sana vereceğim.Jag skall ge dig nycklarna till himmelriket.
Kim, neden bir anahtar veriyor?Vem lämnar över en nyckel och varför?
Hikâye yerde anahtarını arayan bir adamı anlatıyor.Den berättar om en man som letar efter sin nyckel på marken.
Picasa, her resim için anahtar kelimeleri takip etmek için picasa.ini dosyalarını kullanır.Picasa använder formatet picasa.ini för att hålla reda på sökord för varje bild.
Mesaj F: İstemci/TGS Oturum Anahtarı ile şifrelenmiş İstemci/Sunucu Oturum Anahtarı.Meddelande F: Klient/server-sessionsnyckel krypterad med klient/TGS-sessionsnyckeln.
Burada n açık anahtardır.Talet e blir öppen nyckel.
Paylaşılan veya ortak ağda ele geçirilen paketlerin şifreleri, şifreleme anahtarları olmadan çözülemez.Paket som avlyssnas på det delade eller offentliga nätverket kan inte dekrypteras utan krypteringsnycklarna.
Kilit zorlama ile veya bir anahtar ile açılabilir.Dörrarna öppnas antingen med våld, eller med en hissnyckel.
RSA için bir ortak anahtar bir de özel anahtar gerekir.RSA använder två nycklar, en offentlig nyckel och en hemlig nyckel.
Alıcı bu mesajı kendi özel anahtarı ile açıp okuyabilir.Det är lätt för mottagaren att dekryptera meddelandet med sin privata nyckel.
Üç Kadın ve Üç Anahtar.De tre nycklarna.
Ayşe x {\displaystyle x\,} değerini ise gizli anahtarı olarak kendisine saklar.Bob behåller x {\displaystyle x} som sin privata nyckel, som hålls hemlig.
Alan (Fransızca: champ) Fransız sosyolog Pierre Bourdieu'nün anahtar kavramalarından biridir.Ett annat sätt att ta sig an maktkoncentration i samhället har den franske sociologen Pierre Bourdieu.
Yabancı anahtar, ilişkisel tablodaki başka bir tablonun birincil anahtar sütunuyla eşleşen bir alandır.En främmande nyckel är värdet på en primärnyckel i en annan tabell.
Kriptanaliz, bilinmeyen anahtarları bulmak için kullanılır.Accenttecken används för att skilja öppna från slutna vokaler.
Anahtar Kitaplar. s. 331.4 Kammar-Partial, s. 331.
Birisine bir mesaj gönderildiğinde alıcının açık anahtarı ile mesaj şifrelenir.När mottagaren tar emot meddelandet dekrypteras signaturen med hjälp av avsändarens publika nyckel.
Glory, Anahtarın kim olduğunu keşfeder.Freddy hittar den utan att veta vad det är för en nyckel.
Anahtarlar araçtadır, kapı ise kilitli değildir.Nyckeln hålls kvar så länge låset är öppet.
Diğer durumlarda da grupların açık anahtarına sahip olmak gerekebilir.I andra fall kan det behöva omfatta även en del av den egna personalen.
Dordrecht yıllar boyunca Hollanda'nn muhafazası bakımından önemli bir anahtar rolü üstlenmiştir.Gille var under många år en del av Nyckelharpsstämman i Österbybruk.
Ürünler ve hizmetler, ürünlere ait 2000 den fazla spesifik anahtar kelime vasıtasıyla gruplandırılmıştır.Släktskapen omfattar mer än 10 000 olika ord och grammatiska särdrag.