Şimdi bana ana konulardan bahsedin.Give me the main points now.
Ana konuşmayı kim yapıyor?Who's giving the main speech?
Afrika'da, insan hakları ve Üçüncü Dünya konuları ana konular arasındaydı.In Africa, human rights and Third World issues are among the central topics treated.
Bölümün ana konusu National Treasure ve Da Vinci Şifresi'nin parodisidir.The main plot of this episode parodies National Treasure and The Da Vinci Code.
Bu arada Andromeda'nın mürettebatının bir takım olması birinci sezonun ana konularından biriydi.The unification of Andromeda's crew is a major theme of season one.
Törendeki ana konuşmacı ise Salvador Díaz Mirón'du.The main speaker at the event was Mexican poet Salvador Díaz Mirón.
Diyaloğun ana konusu, Timaeus un anlatımıyla devam eder.The main content of the dialogue, the exposition by Timaeus, follows.
Herzl daha sonra günliğüne şunları yazdı: “Daha sonra işin ana konusuna geldik.Herzl later wrote in his diary, "Next we came to the heart of the business.
Resident Evil'ın ana konusu, Raccoon City sokaklarında geçer.Resident Evil: Operation Raccoon City.
Ana konusu Mérimée'in Carmen adlı kısa romanından alınmıştır.The subject chosen for this project was Prosper Mérimée's short novel, Carmen.
Oksitleyici olarak potasyum nitrat kullanan birinin iki ana konuya dikkat etmesi gereklidir.Two main issues need to be addressed with respect to the oxidizer if one is using potassium nitrate.
Doğa manzaraları, dramatik olaylar yerine tablolarının ana konusunu oluşturmaya başladı.Natural scenes became the subjects of their paintings rather than mere backdrops to dramatic events.
Kitabın ana konusu Mech Mice adlı video oyunudur.It is based on the upcoming online game, Mech Mice.
Ana madde: Retrovirüs Retrovirüsler gen terapisi uygulamalarının ana konularından biridir.Retroviruses are one of the mainstays of current gene therapy approaches.
Klinik ve bahçesi resimlerinin ana konusu oldu.The clinic and its garden became the main subjects of his paintings.
Gerekirse, with ya da 2 Milli ana konuma taşımakIf necessary, move the tailstock or 2nd spindle to the HOME position
Bu bölüm dersin kısa bir özeti , görmüş olduğumuz ana konuların bir tekrarıyla başlayacak.This unit will start with a brief summary of the course, recapping the major themes we've seen.
Konuşmamın ana konusuna başlamadan önce, gelin bir parça beyzbolla başlayalım.Before I actually begin the meat of my talk, let's begin with a bit of baseball.
Şimdiki araştımamın ana konusu empati.Empathy is my main topic at the moment, of research.
Genelde, Mevlana'nın eserlerinde hoşgörü ve tanrı sevgisi ana konulardır."Overall, in the works of Rumi, tolerance and divine love are the main subject matters."
Görüşmenin ana konusu Kosova'nın bağımsızlık ilanıydı.Kosovo's declaration of independence was a key topic of discussion.
Etkinliğin ana konusu kategori teorisiydi.The focus of the event was on category theory.
Cumhurbaşkanı Stipe Mesiç ile görüşmenizin ana konu başlıkları neler oldu?What were the main talking points with Croatian President Stipe Mesic?
Ahtisaari'nin sözleri, Belgrad müzakere heyetinin Pazartesi günü yaptığı toplantının ana konusuydu.Ahtisaari's statement was the topic of a Belgrade negotiation team meeting on Monday.
Afrika'da, insan hakları ve Üçüncü Dünya konuları ana konular arasındaydı.In Africa, human rights and Third World issues are among the central topics treated.
Cıdır Ovası her zaman Şuşa'daki festivaller ve spor etkinlikleri için ana konum olmuştur.The Jidir Plain has always been the main location for festivities and sporting events in Shusha.
Ana KonusuPlot
Başbakanların Listesi Ana konu: Suriye başbakanları listesiList of Prime Ministers
Ana konularıMain topics
1945'te ana konut lüks bir otele dönüştürülmüştür.The hacienda was converted into a hotel in 1945, with the main residence as a luxury hotel.
Ana KonuMain
Alegorik konulu prolog eserde işlenen ana konu ile ilişkili değildir.Der allegorische Prolog steht nicht im Zusammenhang mit der Haupthandlung.
Ana konu "Mr Saxon" olmuştur.Il est de nouveau fait allusion au mystérieux M. Saxon.
Ana konularından biri, diferansiyel ve integral hesaptır.Calculo diferencial e integral.
Lenin'in tutuklanması ve verdiği kurtuluş mücadelesi filmin ana konusunu oluşturmaktadır.Su seguimiento y eventual rescate por Selina es la trama de la película.
Thanks For Music" adlı programın ana konuğu oldu.Fue cultor de la llamada música de programa.
Bu arada Andromeda'nın mürettebatının bir takım olması birinci sezonun ana konularından biriydi.Объединение команды «Андромеды» — главная тема первого сезона.
Lenin'in tutuklanması ve verdiği kurtuluş mücadelesi filmin ana konusunu oluşturmaktadır.Борьба за освобождение Ленина из-под ареста является одной из сюжетных линий этого фильма.
Oyunun ana konusu ticarettir.Сама суть игры — в торговле.
Dizinin ana konusu, kahramanın kefaretini ödeme isteğidir.Точка невозврата связана с желанием героя.
Leela ve Fry'ın ilişkileri, dizinin ana konularından biridir.Отношения с Фраем — одна из основных сюжетных линий.
Bölümün ana konusu National Treasure ve Da Vinci Şifresi'nin parodisidir.Основной сюжет этого эпизода — пародия на фильмы «Сокровище нации» и «Код да Винчи».
Afrika'da, insan hakları ve Üçüncü Dünya konuları ana konular arasındaydı.في أفريقيا، حقوق الإنسان وقضايا العالم الثالث هي من بين المواضيع المركزية المعالجة.
Filmin ana konusu Meksika Devrimi'dir.يدور سياق الرواية حول الثورة المكسيكية.
Oyunun ana konusu ticarettir.لكن بالطبع التمثيل هو مهنته الرئيسية.
Diyaloğun ana konusu, Timaeus un anlatımıyla devam eder.O conteúdo principal do diálogo segue com a exposição de Timeu.
Ana konularından biri, diferansiyel ve integral hesaptır.Plemelj trabalhou principalmente com cálculo diferencial e integral.
Ana konu "Mr Saxon" olmuştur.É considerado o "grande mestre do saxofone".
Klinik ve bahçesi resimlerinin ana konusu oldu.A clínica e seu jardim tornaram-se temas de seus quadros.
Ana konusu Mérimée'in Carmen adlı kısa romanından alınmıştır.O projeto escolhido foi a curta novela Carmen de Prosper Mérimée.
Çalışmalarının ana konusu bitki yiyen böcekler ile bu böceklerin yediği bitkiler arasındaki etkileşimdir.Suas pesquisas são focalizadas na interação entre os insetos que se alimentam de vegetais e as plantas.
Diyaloğun ana konusu, Timaeus un anlatımıyla devam eder.Dan volgt de belangrijkste uiteenzetting van de dialoog, als Timaeus het woord neemt.
Ayrıca ruhun ölümsüzlüğü de bizim ana konumuz." diyerek açıkladı.Het Woord is mens geworden en heeft bij ons gewoond."
Ana konularından biri, diferansiyel ve integral hesaptır.Daarbij tellen onder meer rangorde, relatief verschil en absoluut verschil.
Ana konu "Mr Saxon" olmuştur.Najbardziej zaś znanym był "Samson".
Afrika'da, insan hakları ve Üçüncü Dünya konuları ana konular arasındaydı.W Afryce Południowej szczególną uwagę poświęcano prawom człowieka i sprawom Trzeciego Świata.
Bu kitabın ana konusu ekonomik büyümedir.Najważniejsze prace tego ekonomisty dotyczą wzrostu gospodarczego.
Ana konularından biri, diferansiyel ve integral hesaptır.Pojęcie zmiennej jest także fundamentalne w rachunku różniczkowym i całkowym.
Resident Evil'ın ana konusu, Raccoon City sokaklarında geçer.Man ser honom första gången i Resident Evil 2, då han befinner sig i Raccoon City.
Ana konusu Mérimée'in Carmen adlı kısa romanından alınmıştır.Mérimées novell har behandlats tämligen fritt i Carmen-librettot.