anımsamak ile cümle

anımsamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
35
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Tom'u hep böyle anımsamak istemez miydiniz?Wouldn't you want to remember Tom always in this fashion?
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Now, the remembering self does more than remember and tell stories.
Böylece her site için hesap bilgisi anımsamak veya her siteye ayrı ayrı giriş yapmak külfetinden kurtulurlar.Ejercer control absoluto sobre cada una de las entradas/salidas de dinero.
Elbette, bu kadınlarla ilgili ilerleme sağladığımız tek an değil, 20'li ve 60'lı yılları da anımsamak gerek.분명히 이런 일은 여성에게 커다란 진보가 있었던 처음의 경우는 아닙니다. 20년대와 60년대도 이러한 일이 있었지요.
Elbette, bu kadınlarla ilgili ilerleme sağladığımız tek an değil, 20'li ve 60'lı yılları da anımsamak gerek.20年代や60年代にもありました しかしその頃は、
Elbette, bu kadınlarla ilgili ilerleme sağladığımız tek an değil, 20'li ve 60'lı yılları da anımsamak gerek.Claro que no es la primera vez que progresan las mujeres. También vienen a la mente los años 20 y 60.
Elbette, bu kadınlarla ilgili ilerleme sağladığımız tek an değil, 20'li ve 60'lı yılları da anımsamak gerek.În mod sigur asta nu e prima oară când am avut un progres imens cu femeile. Anii '20 şi '60 îmi vin în minte.
Elbette, bu kadınlarla ilgili ilerleme sağladığımız tek an değil, 20'li ve 60'lı yılları da anımsamak gerek.Jistě to není poprvé, kdy dosáhly velkého pokroku. Vzpomeňme na 20. a 60. léta.
Elbette, bu kadınlarla ilgili ilerleme sağladığımız tek an değil, 20'li ve 60'lı yılları da anımsamak gerek.Oczywiście tak wielki postęp ma miejsce nie po raz pierwszy. Przychodzą na myśl także lata 20-te i 60-te.
Elbette, bu kadınlarla ilgili ilerleme sağladığımız tek an değil, 20'li ve 60'lı yılları da anımsamak gerek.Безумовно, приголомшливе зростання ролі жінок відбувається не вперше. На думку спадають 20-ті і 60-ті роки.
Elbette, bu kadınlarla ilgili ilerleme sağladığımız tek an değil, 20'li ve 60'lı yılları da anımsamak gerek.ברור שזו לא הפעם ה-1 בה אירעה התקדמות רבה בקרב נשים. שנות ה-20 וה-60 עולות גם הן על הדעת.
Elbette, bu kadınlarla ilgili ilerleme sağladığımız tek an değil, 20'li ve 60'lı yılları da anımsamak gerek.هذا بالتأكيد ليس أول نجاح عظيم نراه مع النساء . العشرينات والستينات نتذكرها .
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Ahora bien, el yo que recuerda hace más que recordar y contar historias.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Ale pamatující já dělá více než jen to, že si pamatuje a vypráví historky.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Alltså, självet som minns gör mer än att minnas och berätta historier.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Az emlékező én többet is tesz annál, hogy emlékezik és történeteket mesél.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Bây giờ, bản thân ký ức thì làm được nhiều thứ hơn chỉ là nhớ và kể lại.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Det erindrende selv gør mere end bare at huske og fortælle historier.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Ebbene, il sè che ricorda le esperienze fa di più che ricordare e raccontare storie.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Et le "moi du souvenir" fait bien plus que mémoriser et raconter des histoires.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Het herinnerende ik doet meer dan zich herinneren en verhalen vertellen.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.자, 기억하는 주체는 기억을 하고 그것을 이야기 하는 것만을 하는 것이 아닙니다.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Mas, o eu que recorda faz mais do que relembrar e contar histórias.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Muistava minuus tekee muutakin kuin muistaa ja kertoo tarinoita.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Nun, das erinnernde Selbst macht mehr, als zu erinnern und Geschichten zu erzählen.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Pamiętająca jaźń nie tylko zapamiętuje i odtwarza historie.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Sinele memoriei nu face numai să-şi aminteasca şi să spună poveşti.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Spomienkové JA robí viac ako je pamätanie si a rozprávanie príbehov.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Τώρα, ο εμπειρικός εαυτός κάνει πολύ περισσότερα από το να θυμάται και να λέει ιστορίες.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.А помнещата личност прави повече от това да помни и да разказва истории.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Крім того, пам'ятєве я не тільки запам'ятовує і розповідає історії.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.Кроме этого, помнящее я не только запоминает и рассказывает истории.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.עכשיו, האני הזוכר לא רק זוכר ומספר סיפורים.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.الآن، تقوم نفسية الذكرى بأكثر من التذكر وإخبار القصص.
Şimdi, anımsayan benlik anımsamaktan başka şeyler de yapar ve hikayeler anlatır.実際に 決断をするのは記憶の自己です 例えば 大腸内視鏡検査を2回

İlgili Sayfalar