amerikalılar ile cümle
amerikalılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
11
ORT. KELİME
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.W Stanach nazwano ją "Nasza Ostatnia Godzina" bo Amerykanie lubią natychmiastową satysfakcję.
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.А в Америке ее назвали " Наш последний час" потому что американцы любители мгновенного удовольствия.
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.В Америка е издадена със заглавие "Нашият последен час", понеже американците ценят незабавното удовлетворение.
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.ובאמריקה הוא נקרא "שעתנו האחרונה" מפני שאמריקאים צריכים סיפוק מיידי.
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.وعنوانه في أمريكا "أور فاينال أور" (ساعتنا الأخيرة) لأن الأمريكيين يحبون الإشباع الفوري للاحتياجات
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.アメリカ人は気が短いですからね (笑)
Ve Amerikalılar'a göre "Ah, mankafanın teki, eski bir otel müdürü; kilisesinde üç düzine insanı var."그리고 미국인들은 말합니다. "아, 그는 멍청이야. 그는 전 호텔 매니저였고, 그의 교회에는 36명의 교인이 있어."
Ve Amerikalılar'a göre "Ah, mankafanın teki, eski bir otel müdürü; kilisesinde üç düzine insanı var."A Američani: "Ále, on je cvok. Byl kdysi manažer hotelu.
Ve Amerikalılar'a göre "Ah, mankafanın teki, eski bir otel müdürü; kilisesinde üç düzine insanı var."A Američania na to: "Ale, on je hlupák. On je bývalý riaditeľ hotelu; má tri tucty členov kostola."
Ve Amerikalılar'a göre "Ah, mankafanın teki, eski bir otel müdürü; kilisesinde üç düzine insanı var."Americanii spun: "Eh, ăla-i cap sec. Un fost manger de hotel, doar 30 de membri în biserica lui."
Ve Amerikalılar'a göre "Ah, mankafanın teki, eski bir otel müdürü; kilisesinde üç düzine insanı var."Amerykanie mówią: "Ach, to tępak. Były kierownik hotelu.
Ve Amerikalılar'a göre "Ah, mankafanın teki, eski bir otel müdürü; kilisesinde üç düzine insanı var."Dan orang Amerika: "Ah, dia bodoh. Dia mantan manajer hotel; anggota gerejanya hanya tiga lusin. "
Ve Amerikalılar'a göre "Ah, mankafanın teki, eski bir otel müdürü; kilisesinde üç düzine insanı var."De Amerikanen zeggen: "Oh, hij is gewoon dom. Hij was vroeger hotelmanager.
Ve Amerikalılar'a göre "Ah, mankafanın teki, eski bir otel müdürü; kilisesinde üç düzine insanı var."E gli americani: "Ah, è un idiota. E' un ex direttore d'albergo;
Ve Amerikalılar'a göre "Ah, mankafanın teki, eski bir otel müdürü; kilisesinde üç düzine insanı var."E os americanos: "Ah, ele é um cretino. "É um antigo gerente de hotel.
Ve Amerikalılar'a göre "Ah, mankafanın teki, eski bir otel müdürü; kilisesinde üç düzine insanı var."És az amerikaiak: "Ugyan már, egy fafejű. Nyugdíjas szállodaigazgató; csak három tucatnyi híve van."
Ve Amerikalılar'a göre "Ah, mankafanın teki, eski bir otel müdürü; kilisesinde üç düzine insanı var."А американците казват: "О, той е пълен идиот. Бивш мениджър на хотел.
Ve Amerikalılar'a göre "Ah, mankafanın teki, eski bir otel müdürü; kilisesinde üç düzine insanı var."והאמריקאים: "אה, הוא מטומטם. הוא מנהל מלון לשעבר; יש לו שלושים חברים בכנסייה שלו."
Ve Amerikalılar'a göre "Ah, mankafanın teki, eski bir otel müdürü; kilisesinde üç düzine insanı var."والأمريكيون : " أه , إنه أحمق غبى . إنه مدير سابق لأحد الفنادق , يرتاد كنيسته حوالى 36 عضو فقط لا غير ."
Ve Amerikalılar'a göre "Ah, mankafanın teki, eski bir otel müdürü; kilisesinde üç düzine insanı var."ヤツの支持者はたった40人だよ」と 笑い飛ばすような馬鹿げたことです でも君は笑い飛ばせません
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.A tiež si cvičia Američanov, aby im pomohli chrániť uhlie.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Dan mereka melakukan hal-hal seperti melatih orang Amerika untuk membantu melindungi batubara.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Dodatkowo szkolili Amerykanów, by pomagali im ochraniać zasoby węgla.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.E avevano fatto cose del tipo addestrare gli Americani a proteggere il carbone.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.E hicieran cosas como entrenar a los estadounidenses para que ayudaran a proteger el carbón.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.És kiképeztek amerikaiakat, hogy megvédjék a szenet.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Et ils ont fait les choses comme former les Américains à aider à protéger le charbon.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.중국인들은 또한 석탄 보호를 돕는 미국인들을 훈련 시키기도 합니다.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Och de gjorde saker som att träna upp amerikaner för att hjälpa till och skydda kolet.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Și au instruit pe unii americani să ajute la protejarea cărbunelui.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Teriam feito coisas como treinar os americanos para ajudarem a proteger o carvão.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Und sie täten Dinge, wie den Amerikanern beizubringen, beim Beschützen der Kohle zu helfen.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Và họ làm những việc như hỗ trợ người Mỹ cách bảo vệ nguồn than đá.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Ze deden dingen zoals het trainen van Amerikanen om te helpen met het beschermen van de steenkool.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.И те правеха неща като това, да обучават американците да защитават въглищата.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.Они наняли и обучили американцев помогать охранять уголь, и тп.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.והם עשו דברים כמו לאמן אמריקאים כדי לעזור להגן על הפחם.
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.وفعلوا أشياء مثل تدريب الأمريكيون للمساعدة في حماية الفحم .
Ve Amerikalılara kömürü korumaları için eğitim falan veriyorlar.石炭を守らせます いたるところに中国のシンボルがあって
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.미국사람보다 약 8배는 더 많이 두부를 먹습니다.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.Dan mereka makan tahu 8 kali lebih banyak daripada orang Amerika.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.E mangiano otto volte più tofu degli Americani.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.En ze eten ongeveer acht maal zoveel tofu als Amerikanen.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.Et ils mangent huit fois plus de tofu que les américains.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.Họ cũng ăn đậu phụ nhiều gấp 8 lần so với người Mỹ
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.Jedí 8krát více tofu než Američané.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.Jedzą też osiem razy więcej tofu niż Amerykanie.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.Körülbelül nyolcszor annyi tofut esznek, mint az amerikaiak.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.Och de äter omkring åtta gånger så mycket tofu som amerikaner gör.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.Og de spiser omkring otte gange så meget tofu som amerikanere gør.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.Si mananca de opt ori mai mult tofu decat americanii.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.Und sie essen etwa 8 Mal mehr Tofu als US-Amerikaner.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.Y comen alrededor de ocho veces más tofu que los estadounidenses.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.Και τρώνε 8 φορές περισσότερο τοφού απ' ότι οι Αμερικάνοι.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.Вони їдять у вісім разів більше тофу, ніж американці.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.И те ядат около осем пъти повече тофу, отколкото американците.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.Тофу раз здесь едят в восемь больше, чем в США.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.והם אוכלים בערך פי שמונה יותר טופו בהשוואה לאמריקאים.
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.ويأكلون مايقارب ثمان مرات أكثر من التوفو كما يفعل الامريكيون .
Ve Amerikalılara oranla 8 kat daha fazla tofu yiyorlar.豆腐を食べます 何を食べるかよりもどう食べるかがさらに重要で