amerikalılar ile cümle
amerikalılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Siz Amerikalılar.Можете американци.
Siz Amerikalılar."אתם האמריקאים."
Siz Amerikalılar.أنتم الأمريكان.
Siz Amerikalılar.彼らは言います 「お前たちアメリカ人は
Sonuç olarak, Amerikalılar tehdidi çok ciddiye alıyorlar.De Amerikanen nemen deze dreiging dus zeer ernstig.
Sonuç olarak, Amerikalılar tehdidi çok ciddiye alıyorlar.Do đó, người dân Hoa Kỳ tỏ ra cực kỳ nghi ngại trước mối hiểm hoạ này.
Sonuç olarak, Amerikalılar tehdidi çok ciddiye alıyorlar.Hasilnya, pemerintah Amerika menanggapi ancaman ini dengan sangat serius.
Sonuç olarak, Amerikalılar tehdidi çok ciddiye alıyorlar.사이버 공격의 심각성을 깨닫게 됩니다.
Sonuç olarak, Amerikalılar tehdidi çok ciddiye alıyorlar.Resultatet er, at amerikanerne tager truslen meget alvorligt.
Sonuç olarak, Amerikalılar tehdidi çok ciddiye alıyorlar.Výsledkem je, že Američané berou tuto hrozbu velmi vážně.
Sonuç olarak, Amerikalılar tehdidi çok ciddiye alıyorlar.W rezultacie, Amerykanie bardzo poważnie zajęli się tą groźbą.
Sonuç olarak, Amerikalılar tehdidi çok ciddiye alıyorlar.В резултат на това, американците взели заплахата много на сериозно.
Sonuç olarak, Amerikalılar tehdidi çok ciddiye alıyorlar.В результате, американцы принимают эту угрозу всерьёз.
Sonuç olarak, Amerikalılar tehdidi çok ciddiye alıyorlar.כתוצאה, האמריקאים לוקחים את האיום מאוד ברצינות.
Sonuç olarak, Amerikalılar tehdidi çok ciddiye alıyorlar.ونتيجة لذلك، فإن الأميركيين اأخذوا التهديد على محمل الجد.
Sonuç olarak, Amerikalılar tehdidi çok ciddiye alıyorlar.アメリカ統合参謀本部副議長-
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak""Firmamos, que se vayan los americanos, y así no podrán volver".
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak""Oczywiście, podpiszemy porozumienie, dzięki któremu Amerykanie odejdą, a kiedy odejdą nie będą mogli wrócić".
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak""Oni řekli, jasně, podepíšeme nějaké papíry, aspoň Američané odtáhnou."
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak"Uma vez que os americanos forem, eles não serão capazes de voltar.
"Tabi ki barış antlaşması imzalayacağız" der gibiydiler. "Amerikalıların gitmesini sağlayacak"Північного В'єтнаму підписують мирну угоду, щоб позбутися американців.
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,19%が「そうだ」との回答
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,타임 잡지에서 미국인들에게 질문했습니다, "당신은 상위 1% 소득자입니까?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,A revista Time perguntou aos americanos, "Inclui-se no top do um porcento daqueles que mais auferem?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,A Time magazin megkérdezte az amerikaikat: "Benne van a pénzkeresők felső 1%-ában?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,Časopis Time sa spýtal Američanov, "Patríte do 1 % najlepšie zarábajúcich?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,Das Time-Magazin fragte Amerikaner: "Gehören sie zu dem einen Prozent an der Spitze der Topverdiener?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,Il Time Magazine ha chiesto agli americani: "Sei nell'1% degli americani che guadagnano di più?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,La revista Time pregunta a los estadounidenses: "¿Estás en el 1% de los asalariados de mayores ingresos?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,Le magazine Time a demandé à des Américains, "Faites-vous partie des 1 % des plus gros salaires?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,Magazín TIME se Američanů otázal: "Jste v jednom procentu nejvíce vydělávajících lidí?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,Magazyn Time spytał Amerykanów: "Czy należycie do 1% najlepiej zarabiających?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,Revista Time i-a întrebat pe americani: "Sunteţi în primii unu la sută ca venit?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,Tạp chí Time đã hỏi những người Mỹ, "Có phải bạn nằm trong 1% những người kiếm tiền giỏi nhất không?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,Time magazine vroeg Amerikanen: "Behoort u tot de bovenste 1 procent van de mensen die het meest verdienen?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,Το περιοδικό Τάιμ ρώτησε τους Αμερικανούς αν ανήκουν στο τοπ 1% των πλούσιων.
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,Журнал Тайм спитав американців: "Чи ви входите в 1% найбільш оплачуваних працівників?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,Журнал Тайм спросил американцев: "Входите ли вы в 1% людей, зарабатывающих больше всех?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,Списание "Тайм" пита американците дали са в топ 1% на богатите хора.
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,הירחון "טיים" שאל אמריקאים, "האם את/ה מהאחוז העליון של המשתכרים?"
Time dergisi Amerikalılara 'Kazananların en üst birinci yüzdesinde misiniz?' sormuş,مجلة التايم سألت الامريكيين, "هل انتم من ضمن افضل 1% من ذوي الدخول؟"
Truman'ın eski sözüne inanıyorum, eğer Amerikalılar gerçekleri açıklarsanız doğru şeyi yapacaklardır.Acredito no que Truman disse, que se dermos os factos aos americanos eles farão o que é correto.
Truman'ın eski sözüne inanıyorum, eğer Amerikalılar gerçekleri açıklarsanız doğru şeyi yapacaklardır.전 확신합니다. 옛날 트루먼의 주의, 즉 만약 미국 국민들이 진실을 알게 된다면, 그들은 옳은 일을 한다는 것을요.
Truman'ın eski sözüne inanıyorum, eğer Amerikalılar gerçekleri açıklarsanız doğru şeyi yapacaklardır.אני מאמין מאוד במשפט של טרומן, שאם תביא לאמריקאים את העובדות, הם יעשו את הדבר הנכון.
Truman'ın eski sözüne inanıyorum, eğer Amerikalılar gerçekleri açıklarsanız doğru şeyi yapacaklardır.أعتقد حقا أن خط ترومان القديم ، إنه إذا أعطيت للشعب الأمريكي الوقائع، سوف يفعلون الشيء الصحيح.
Truman'ın eski sözüne inanıyorum, eğer Amerikalılar gerçekleri açıklarsanız doğru şeyi yapacaklardır.アメリカの人たちに事実を知ってもらったら やってくれると信じている そして もう一つ大事なことは これはサリー・ストラザーズじゃないってこと
Tüm Amerikalılar böyle yapar...Ilyenkor az amerikaiak ezt csinálják...
Tüm Amerikalılar böyle yapar...Tous les Américains font comme ça...
Tüm Amerikalılar böyle yapar...Σε μια τέτοια περίπτωση, οι Αμερικάνοι συνήθως κάνουν αυτό.
Tüm Amerikalılar böyle yapar......في المواقف كهذه في امريكا يفعلون هذا
Türümden ümidi kestim. Amerikalılardan ümidimi kestim. Ülkemden ümidi kestim.Ho rinunciato alla mia specie e rinunciato ai miei colleghi americani,ho rinunciato al mio paese
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.Amerikában "Az utolsó óránk" címmel jelent meg, mert az amerikaiak szeretik a gyors kielégülést.
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.Di Amerika, buku ini disebut "Jam Terakhir Kita" karena orang Amerika menyukai kepuasan instan.
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.Et aux USA il s'intitule "Notre Dernière Heure" car les américains aiment les plaisirs immédiats.
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.Iar în America a fost numită "Ora noastră finală", fiindcă americanii iubesc satisfacția imediată.
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.In Amerika werd het "Onze Final Hour" genoemd omdat Amerikanen van instant-bevrediging houden.
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.참, 미국에서 이 책은 "우리의 마지막 시간"으로 불립니다 왜냐면 미국인들은 일시적인 만족감을 좋아하기 때문이죠
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.Nos EUA intitulou-se "Our Final Hour" porque os americanos gostam de gratificação instantânea.
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.Ở Mỹ, nó được gọi là "Giờ phút cuối cùng" vì người Mỹ thích niềm vui ngay tức thì.
Ve Amerikada o " Bizim Son Saatimiz" ismiyle biliniyor çünkü Amerikalılar hızlı tatmini severler.V Amerike sa kniha volala "Our Final Hour", pretože Američania milujú okamžité potešenie.