Onun İngilizce konuştuğunu duysaydın onu bir Amerikalı sanırdın.If you heard her speak English, you would take her for an American.
Amerika'ya gitmeye karar verdi.She made up her mind to go to America.
O Amerika'ya gittiShe has gone to America.
Büyük bir Amerikan şirketi için çalışıyor.She works for a large American corporation.
O, Amerikan soyundandır.She is of American parentage.
O bir Amerikalı ama İngiltere'de yaşıyor.She is American, but she lives in England.
O, bir Amerikalı ile evlidir.She is married to an American.
Amerika'da doğdu ve Japonya'da büyüdü.She was born in America and grew up in Japan.
Evvelki gün Amerika'ya yola çıktı.She left for America the day before yesterday.
O, Fransa'dan Amerika'ya hareket etti.She left France for America.
O, bu yıl Amerika'ya gidecek mi?Is she going to go to America this year?
Bu gece Amerika'ya gidiyor.She is leaving for America tonight.
O, doğuştan bir Amerikalıdır.She is an American by birth.
O, geçen ay Amerika'da idi.She was in America last month.
O hem Japonya'da hem de Amerika'da iyi tanınmaktadır.She is well known both in Japan and in America.
Gelecek yıl Amerika'ya gidecek mi?Will she go to America next year?
Babam Amerika'ya gitti.My father has gone to America.
Babam Amerika'da eğitim yapmama izin vermedi.My father didn't allow me to study in the USA.
Babam sık sık iş için Amerika'ya gider.My father often goes to America on business.
Amerikan halkı, bağımsızlıkları için savaştı.The people of America fought for their independence.
Amerika Birleşik Devletleri, demokratik ülkelerin tipik bir örneğidir.The United States is typical of the democratic countries.
Amerika Birleşik Devletleri'nin doğal kaynakları boldur.The United States is abundant in natural resources.
Amerika Birleşik Devletleri demokratik bir ülkedir.The United States of America is a democratic country.
Amerikan arabalarının direksiyon simitleri sol taraftadır.Steering wheels of American cars are on the left side.
Amerika Birleşik Devletlerinde her yıl çok sayıda genç üniversiteye giriyor.Throughout the United State large numbers of young people enter college every year.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Başkanı şimdi Japonya'da .The President of the United States is now in Japan.
Çalışmak için Amerika'ya gidip gitmemenin benim için iyi olduğu yakında belirlenecek.It remains to be seen whether or not going to America to study is good for me.
Kuzey Amerika'daki en yüksek dağ hangisi?What is the highest mountain in North America?
Kuzey Amerika'da işler, "Her zaman müşteri haklıdır." prensibi ile yapılır.In North America, business operates on "the customer is always right" principle.
Kuzey Amerika'da emniyet kemerinizi bağlamamanız yasaya aykırıdır.In North America it is against the law to fail to fasten your seatbelt.
Kuzey Amerika'da bir kişi omuzlarını silktiğinde bu; "bilmiyorum" anlamına gelir.In North America when a person shrugs his shoulders it means "I don't know".
O ertesi sabah Amerika'ya gideceği için sinirliydi.He was nervous because he was leaving for America the next morning.
Gelecek yıl Amerika'da eğitim yapmayı düşünüyorum.I'm considering studying in America next year.
Amerika'nın radyoaktif atıkları terör saldırılarının hedefi olabilir.America's radioactive waste may be targeted in terrorist attacks.
Amerika'ya "hayır" diyebilir miyiz?Can we say "No" to America?
O, Amerika için çoğumuzun hayal bile edemeyeceği fedakarlıklara katlandı.He has endured sacrifices for America that most of us cannot begin to imagine.
Amerika izleniminiz nedir?What is your impression of America?
Xiaoming Wang, Amerika'ya hiç gitmedi. Aslında önümüzdeki yıl gitmek istiyor.Xiaoming Wang has never been to America. He really wants to go next year.
Sanırım bir İngiliz için gerçek bir Amerikan aksanını taklit etmek zordur.I think it's very difficult for an Englishman to imitate a real American accent.
Son olarak o Amerika'ya gitti.Lastly, she went to America.
Benim ismim Rumence; onun ki Amerikanca.My name is Romanian; his is American.
O, Amerika'ya yola çıktı.He has set off for America.
Amerika'da hazır yemek tüketimi 1977-1995 yılları arası üç katına çıktı.In America, the consumption of fast-food has tripled between 1977 and 1995.
"Annem Amerikan ve babam Uygur'dur." "Gerçekten mi?" "Hayır! Ben şaka yapıyordum!""My mother's American, and my father is Uighur." "Really?" "No! I was joking!"
O, İngiliz Kanalında yüzmüş tek Amerikalı.He is the only American to have swum the English Channel.
O tamamen Amerikalıdır.He's American through and through.
Beyzbol çeşitli Latin Amerika ülkelerinde oldukça popüler bir spordur.Baseball is a popular sport in several Latin American countries.
O, Amerika Birleşik Devletleri'nden.He is from the United States.
Biz hepimiz Amerikalıyız.We are all Americans.
Benim favori sporum Amerikan futboludur.My favourite sport is football.
Onun Amerikalı olduğunu aksanından anladım.I understood from his accent that he was an American.
Özgürlük anıtı Amerika'nın sembolüdür.The Statue of Liberty is the symbol of America.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki birçok sakinler İspanyolca konuşurlar.Many inhabitants of the United States speak Spanish.
Onlar Amerika'da ne konuşuyorlar?What do they speak in America?
Ben Amerikalıyım.I am American.
Meksika'nın başkenti, Latin Amerika'daki en büyük şehirdir.The capital of Mexico is the largest city in Latin America.
Amerikan bayrağının renkleri kırmızı, beyaz ve mavidir.The colors of the American flag are red, white and blue.
Amerikalılar Toyota'ya olan güvenini kaybettiler.Americans have lost their trust in Toyota.
Paraguay, Güney Amerika'da bir ülkedir.Paraguay is a country in South America.
Washington, Amerika Birleşik Devletleri'nin başkentidir.Washington is the capital of the United States.