Yüzlerce gemi Amerikan limanlarından ayrıldı.Hundreds of ships left American ports.
Birçok Amerikalı altın standartı istedi.Many Americans wanted a gold standard.
Amerikalıların çoğu kararı destekledi.Most Americans supported the decision.
Amerikan askerleri durumunu korudu.The American troops held their ground.
Amerikan askerleri haklı olduklarını iddia ettiler.The American troops held their ground.
Amerikalıların sadece savaşmak için herhangi bir arzusu yoktu.Americans simply had no desire to fight.
Birçok Amerikan uçakları vuruldu.Many American planes were shot down.
Amerikalılar yeni plandan hoşlanmadılar.The Americans did not like the new plan.
Amerikalıların çok az barutu vardı.The Americans had very little gunpowder.
Binlerce Amerikalı araba sahibiydi.Thousands of Americans owned automobiles.
Bütün Amerikalılar Wilson'un görüşünü paylaşmadı.Not all Americans shared Wilson's opinion.
Bazı Amerikalılar Komünist Partisi'ne katıldı.Some Americans joined the Communist Party.
Çok sayıda tutucu Amerikalı onunla aynı fikirdeler.Many conservative Americans agreed with him.
Pek çok muhafazakâr Amerikalı, onunla aynı fikirdeydi.Many conservative Americans agreed with him.
Amerikalıların çoğu Başkan Wilson ile mutabık kalmıştı.Most Americans agreed with President Wilson.
Amerikan ekonomisi her zamankinden daha güçlüydü.The American economy was stronger than ever.
Amerikalıların çoğu Coolidge'in yaptığını onayladı.Most Americans approved of what Coolidge did.
Amerikan ekonomisi bir durgunluk yaşadı.The American economy suffered a recession.
Birçok Amerikan savaş gemisi Panama'ya gönderildi.Several American warships were sent to Panama.
Amerikan askerleri 1933 yılına kadar Nikaragua'da kaldı.American troops stayed in Nicaragua until 1933.
Hoover, Amerikan kuvvetlerini Nikaragua'dan geri çekti.Hoover withdrew American forces from Nicaragua.
Afrikalı Amerikalılar sivil haklar için gösteri yaptılar.African Americans demonstrated for civil rights.
Siyah Amerikalılar, ırkçılıktan dolayı acı çekmeye devam ettiler.Black Americans continued to suffer from racism.
Birçok Amerikalı Alaska'nın satın alınmasını protesto ettiler.Many Americans protested the purchase of Alaska.
Amerikan Senatosu hızla antlaşmayı onayladı.The American Senate quickly approved the treaty.
1796 yılında, Amerikan siyasetinde bir değişim gördüm.The year 1796 saw a change in American politics.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Fransa ile bir anlaşması vardı.The United States had a treaty with France.
Anlaşma, Amerika Birleşik Devletleri'ne bir kanal bölgesi verdi.The treaty gave the United States a canal zone.
Amerika Birleşik Devletleri'nin İngiltere ile hiçbir ticari bir anlaşması yoktu.The United States had no commercial treaty with Britain.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Meksika ile bir dostluk antlaşması vardı.The United States had a treaty of friendship with Mexico.
Amerika'da yaşamanın maliyeti yükseliyordu.The cost of living in America was rising.
Amerika Birleşik Devletleri 1776 yılında bir ulus oldu.The United States became a nation in 1776.
Fransa'daki bir kriz Amerika için kötü olabilir.A crisis in France could be bad for America.
Amerika Birleşik Devletleri'nin kutlamak için birçok planları var.The United States has many plans to celebrate.
Amerika'nın en meşhur adamı Washington'du.Washington was the most famous man in America.
Amerika Birleşik Devletleri, aya yarışı kazandı.The United States had won the race to the moon.
O zaman Kuzey Amerika'da birkaç tane yol vardı.Few roads existed in North America at that time.
Babası Amerika Birleşik Devletleri senatörü olarak görev yapmıştı.His father had served as a United States senator.
Ben Amerikalı değilim.I'm not an American.
Bu roman ünlü bir Amerikan yazar tarafından yazılmıştır.This novel was written by a famous American writer.
Amerikan edebiyatı eğitimi görmek için Amerika'ya gitti.He went to America to study American literature.
Amerika bir zamanlar soyutlanma politikasını tercih etti.America once favored a policy of isolationism.
Merhaba. Benim adım John Reindle. Prag'daki Amerikan Büyükelçiliği'nde çalışıyorum.Hello. My name is John Reindle. I work at the American Embassy in Prague.
Burası Amerikan Büyükelçiliği.This is the American Embassy.
Kız kardeşi Amerika'ya gitmiyor.His sister does not go to America.
Portekiz ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki bu ilişki bugün de devam etmektedir.This relationship between Portugal and the United States is still maintained today.
Amerikan dolarlarımı euro ile değiştirmek istiyorum, lütfen.I would like to change my American dollars to euros please.
Afedersiniz. Amerikan elçiliği nerede?Excuse me, where's the American Embassy?
O önemli bir Amerikalıdır.She's an important American.
Çin ve Amerika'yı hangi okyanus ayırır?Which ocean separates China and America?
Amerika, kendisinin dünyanın en özgür ülkesi olduğundan hoşlanıyor.America fancies itself the world's freest nation.
George, Amerika'ya seyahat etme hedefine ulaştı.George reached his goal of traveling to America.
Amerikan Elçiliğine nasıl gittiğini bana söyleyebilir misin?Can you tell me how you get to the American Embassy?
O geçen ay Amerika'da idi.She was in the Americas last month.
Ona Amerikada'ki hayatından bahsetmesini istedi.She advised him to talk about his life in America.
O Amerika üzerinden Avrupa'ya gitti.She went to Europe via America.
Amerikan bayrağında elli yıldız var.There are fifty stars on the American flag.
Favori Amerikan biran nedir?What's your favorite American beer?
Amerika'da en sevdiğiniz şehir hangisi?What's your favorite city in the United States?
Amerika'da en sevdiğin küçük kasaba hangisi?What's your favorite small town in America?