Eğer para kazanmak için buradaysan, Amerika bulunmak için hoş bir yer.America is a lovely place to be, if you are here to earn money.
Bu, Amerika Birleşik Devletleri etrafındaki gezimle ilgili iyi bir hatıra olacak.This will be a good souvenir of my trip around the United States.
Amerika'da hiç bulundun mu?Have you ever been to America?
Bizim Amerikalı komşumuz önümüzdeki yıl beş yıldır Japonya'da yaşıyor olacak.Our American neighbor will have lived in Japan for five years next year.
Dev bir federal bütçe açığı, yıllardır Amerikan ekonomisinin başına bela oldu.A huge federal budget deficit has been plaguing the American economy for many years.
Tom eve giderken Amerikalı olduğunu düşündüğü bir adamla karşılaştı.On his way home, Tom met a man who he thought was an American.
Tüm öğrenciler Amerikalı.All the students come from the US.
Genel anlamda, Amerikalılar kahveye çok düşkündür.Generally speaking, Americans are very fond of coffee.
Hanako, dört yıl boyunca bir Amerikan kolejine devam etti.Hanako has attended an American college for four years.
Ben yaz tatili sırasında Amerika'ya gitmeyi düşünüyorum.I'm thinking of going to the States during the summer vacation.
Kato ona Amerika Birleşik Devletleri hakkında birçok soru sordu.Kato asked him many questions about the United States.
Amerika'dan bazı yeni kitaplar ısmarladım.I ordered some new books from America.
Amerika'da hangi dil konuşulur?What language is spoken in America?
Bir Amerikalı istasyonda benimle konuştu.An American spoke to me at the station.
Bir İngiliz, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir yabancıdır.An Englishman is an alien in the United States.
İngilizceyi öğrenmenin en iyi yolu Amerika'ya gitmektir.The best way to learn English is to go to America.
İngilizce öğrenmek için Amerika'da yaşamaktan daha iyi bir yol olduğunu sanmıyorum.I don't think that there is any better way to learn English than by living in America.
İngilizce Amerika'da konuşulur.English is spoken in America.
Genel olarak, Amerikalılar kahveyi severler.Generally speaking, Americans like coffee.
Genel olarak, Amerika'daki insanlar büyük arabaları tercih etme eğiliminde.In general, people in America tend to prefer bigger cars.
Ön koltukta Amerikan tıraşlı bir öğrenci oturuyordu.A student with a crew cut was sitting in the front seat.
Güney Amerika'ya romantik bir yaz tatili geçirmek için gittim.I went to the South Pacific for a summer of romantic adventure.
Profesör Ito dilbilimi eğitimi için Amerika Birleşik Devletlerine gitti.Professor Ito went to the United States for the purpose of studying linguistics.
Japoncayı çok iyi konuşan bir Amerikalı kız tanıyorum.I know an American girl who speaks Japanese very well.
Amerika Birleşik Devletlerinin başkenti hangisidir, Washington'mu yoksa New York'mu?Which is the capital of the United States, Washington or New York?
Biz Amerika Birleşik Devletleri ile iş yaparız.We do business with the United States.
Los Angeles, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ikinci en büyük şehirdir.Los Angeles is the second largest city in the United States.
Los Angeles, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ikinci en büyük kenttir.Los Angeles is the second largest city in the United States.
Reagan 1981 yılında Amerika Birleşik Devletlerinin başkanı oldu.Reagan became President of the United States in 1981.
Lucy Amerikalı bir öğrencidir.Lucy is a student from America.
Lucy Amerika'dan geldi.Lucy is from America.
Lucy Amerikalıdır.Lucy is from America.
Lincoln Amerikan tarihinin en büyük isimlerinden biridir.Lincoln is one of the greatest figures in American history.
Lincoln, Amerikan tarihindeki en büyük figürlerden biridir.Lincoln is one of the greatest figures in American history.
Avrupa'ya gitmek yerine Amerika'ya gitmeye karar verdim.Instead of going to Europe, I decided to go to America.
Tabii ki yaşam tarzımız Amerika'dan farklı.Of course our lifestyle is different from America.
Amerikalılar Japonlardan farklı bir şekilde cevap verirdi.Americans would have responded differently from Japanese.
Amerika Birleşik Devletlerinde eğitim görmek istiyorsan bir öğrenci vizesi almalısın.If you want to study in the United States, you need to get a student visa.
Mary bana Amerikalı bir bebek verdi.Mary gave me an American doll.
Mary bana bir Amerikan bebeği verdi.Mary gave me an American doll.
Mariko'nun anne babası, onun bir Amerikalı ile evlenmesine kuvvetle karşılar.Mariko's parents are strongly opposed to her marrying an American.
Amerikalıların çoğu göçmen soyundan gelmektedir.Most Americans are descended from immigrants.
Henry James doğuştan bir Amerikalıdır.Henry James was an American by birth.
Bankta oturan iki adam Amerikalıydı.The two men sitting on the bench were Americans.
Brent bir Amerikalı, ama o sanki onun ana diliymiş gibi Japonca konuşuyor.Brent is an American, but he speaks Japanese as if it were his mother tongue.
Hamburger ünlü bir Amerikan yemeği.The hamburger is a famous American dish.
Vikinglerin Amerika'yı keşfetmeye Kolomb öncesinde geldikleri söylenir.It is said that the Vikings preceded Columbus in discovering America.
New York Amerika'da borsanın merkezidir.New York is the center of America's stock exchange.
Neden Amerikalı anne ve babalar çocuklarını övüyorlar?Why do American parents praise their children?
Neden Sonbahara Amerika'da "fall" denir?Why is autumn called "fall" in America?
Tony Amerikalı olmasına rağmen, o İngilizce konuşamıyor.Though Tony is American, he can't speak English.
Ne pahasına olursa olsun Amerika'da yaşamak istiyorum.At all costs, I want to live in America.
Almanya'nın nüfusu Amerika'nın nüfusunun yarısından daha azdır.The population of Germany is less than half that of the United States.
Almanya'nın nüfusu Amerika'nınkinin yarısından daha azdır.The population of Germany is less than half that of the United States.
Sonunda, o, Amerika'ya gitti.At last, he went to America.
Chaplin geri dönmemek üzere Amerika'dan ayrıldı.Chaplin left America for good.
Amerikalıların çoğu hamburger sever.Most Americans like hamburgers.
Büyük siyah bir Amerikan savaş gemisiydi.It was a big black American warship.
Sonra Amerika Birleşik Devletleri'nin başkenti Washington, DC'yi ziyaret ettik.Then we visited Washington, D.C., the capital of the United States of America.
O günlerde, Amerika Birleşik Krallık'tan bağımsız değildi.In those days, America was not independent of the United Kingdom.